EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Çağın Bodur

Çağın Bodur

  Belki de geç kalınmış bir söyleşi bu belki de şimdi tüm birikenler ile konuşmanın tam zamanı. "Haftanın Söyleşisi" köşemizde bu hafta sevgili Çağın Bodur'u konuk ediyorum. İsmi ile ilk karşılaştığımda sadece söz yazan - beste yapan bir müzisyen olarak düşünmüştüm kendisini. Başta Toygar Işıklı olmak üzere birçok isme şarkı verdiğini ve birçok şarkısının da önemli dizilerde yer aldığını biliyordum. Dinlediğim tüm bu şarkılar bana iyi bir müzisyenle karşılaştığıma işaretti ama yorumcu yanını sonradan öğrendim ki bu söyleşimizde öğrendim, zaten şarkı söylemek hep istediği bir şeymiş kendisinin. Özetle single buluşmalarının devamında bir albüm bekledi bizi. Velhasıl müzik dünyasının son dönemlerde…

Genel Bakış

Kullanıcı Oylaması: 4.85 ( 2 oy)

 

Belki de geç kalınmış bir söyleşi bu belki de şimdi tüm birikenler ile konuşmanın tam zamanı. “Haftanın Söyleşisi” köşemizde bu hafta sevgili Çağın Bodur’u konuk ediyorum.

İsmi ile ilk karşılaştığımda sadece söz yazan – beste yapan bir müzisyen olarak düşünmüştüm kendisini. Başta Toygar Işıklı olmak üzere birçok isme şarkı verdiğini ve birçok şarkısının da önemli dizilerde yer aldığını biliyordum. Dinlediğim tüm bu şarkılar bana iyi bir müzisyenle karşılaştığıma işaretti ama yorumcu yanını sonradan öğrendim ki bu söyleşimizde öğrendim, zaten şarkı söylemek hep istediği bir şeymiş kendisinin. Özetle single buluşmalarının devamında bir albüm bekledi bizi.

Velhasıl müzik dünyasının son dönemlerde kazandığı en başarılı müzisyenlerden biri ile dünden bugüne müzik yolculuğunu konuştuk. Elbette ay içinde yayınladığı albümü “Kanlı Ay”  da biraz vesile oldu bu söyleşiye ki bu zamanda dolu dolu albümlerle karşılaşmamız bir yerde hala güzel bir heyecan ve de ayrı bir delilik. Sizlerin de keyifle dinleyeceğinizi ve söyleşimizi okuyacağınızı biliyorum ve yeniden daha nice kere görüşeceğimize de inanıyorum. Teşekkürler sevgili Çağın.

ve son bir not: “Hayat Gibi” benim için son yılların en güzel şarkılarından biri ve sahibinin sesinden de dinlemeyi ayrıca istiyorum.

Kadri Karahan

 

 

Yeni albümün “Kanlı Ay” ile buluştuk ve üstüne bir araya geldik, üstüne konuşacağız. Ama öncelikle merak ettiğim bir şey var ki o da müziğe olan ilk ilgin, her şeyin nasıl başladığı ve nasıl seyrettiği o küçük yaşlarda.

Çok klişe bir yanıt olacak ama kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum, orta okul yıllarımdan beri de şarkı yazıyorum. Ailem de müzikle çok ilgili olduğu için müziğin tam içine doğdum diyebilirim. Sonrası kendiliğinden geldi.

 

Yanlış hatırlamıyorsam bizim de tanışıklığımızın süreci Toygar Işıklı’nın “Sonunda” isimli 2011 yılı albümündeki “Sen Eşittir Ben”e denk gelmişti ki o şarkının sözü ve müziği senindi ve bir hayli de dikkatleri üzerine çekti şarkı. Toygar Işıklı ile bir sonraki albümünün neredeyse tamamı senin şarkılarındı; yol nasıl sizi yan yana getirdi ve o uyum nasıl yakalandı?

İstanbul Üniversitesi’nde okuduğum yıllarda bağlı olduğum öğrenci kulübüyle sık sık söyleşiler ve konserler organize ediyorduk. Toygar Işıklı ile tanışıklığımız yine bu vesileyle olmuştu. Sonrasında sosyal medyada arkadaş olduk. Ben sık sık yazdığım şarkıları paylaşıyordum, o da oradan şarkılarımı dinleyip beğendiği için bana ulaştı.

 

 

ve yine Betül Demir’den de bir şarkını dinledik. “Med Cezir” , “Kuzey Güney”, “Kara Para Aşk” gibi önemli dizilerde şarkıların yer aldı ve bu da ister istemez bu da ismin ile daha sık karşılaşmamıza neden oldu. Tüm bu sürece nasıl inandın, bir yandan bu işe sarılmaya daha sıkı kendini adarken bir yandan da şarkı söylemeye nasıl hazırlandın?

Şarkılarımın dizilerde çalması benim de çok tahmin ettiğim bir durum değildi. Toygar Işıklı dizi müzikleri yaptığı için şarkılarım dizilerde yer buldu. Dizilerin bazen tekrar bölümlerine denk geliyorum ve şarkılarmı duymak hâlâ çok hoşuma gidiyor. Şarkı söylemek için özel bir hazırlık yapmadım. Zaten her zaman şarkı söylüyordum. Yazdığım şarkılar çoğaldıkça kendi şarkılarımı söyleme isteğim arttı ve kendimi sektör içerisinde hem şarkı yazarı hem yorumcu olarak buldum. Bundan sonra da ara vermeden şarkılarımı paylaşmak istiyorum.

 

 

Sesinle buluşacağımız ilk şarkı belki de bu yüzden önemliydi. “Evelallah” bu anlamda güzel de tepkiler aldı ve “Haklı Davam”ı, “Motif”i ve “İhbar Et”i yayınladın peş peşe. Nasıl yorumlar aldın ve nasıl heyecanlandın; mesela bu şarkılar senin sözün ve besten, başkaları adına şansını denedi mi yoksa kendine mi sakladın?

Kendi söylediğim şarkıların birkaç tanesi hariç hiçbirini başkalarına yollamadım aslında. Ben şarkılarını çok sık diğer müzisyenlere dinleten, herkeste şarkım olsun diye uğraşan biri hiç değilim. Seneler içinde ülkenin gerçekten çok büyük sayılacak isimleri bile bana ulaşmıştır ama doğru şarkı ve yorum buluşması olmadığında bunun iki tarafa da herhangi bir katkısı olacağını düşünmüyorum. O yüzden bu konuda biraz ketumum diyebilirim :)

 

 

“Kanlı Ay” ilk albümün ve başka bir heyecanın kuşkusuz ve herkesin hemfikir olduğu  bir şey var ki o da bu zamanda albüm yapma cesareti. Ama bir şekilde belki de bir müzisyenin yaşamak istediği… Albümle karşımıza çıkma fikri bir müzisyen için ne kadar hayal, senin için nasıl bir ilk adımdı, beklemek ve saklamak zor olmadı mı şarkılarını?

Ben albüm dinleyerek büyüdüm. 90’lar çocuğu olduğum için her müzisyenin en azından bir tane albümü olması gerektiğine inananlardanım. Belki yeni nesil için çok geri kafalı bir düşünce gibi gelebilir ama bazen anlatmak istediklerim tek şarkıya sığmıyor. Bu albüm de öyle doğdu. Dünya müziğinde hala albümler yapılıyorken Türk müzik sektörünün teklilere sığınma çabasını da çok anlamıyorum. Elbette albümdeki her şarkıya klip çekemiyoruz ya da aynı düzeyde tanıtımını yapamıyoruz ama ben adım gibi eminim 2022 yılında baştan sona albüm dinleyen insanlar hâlâ var :)

 

 

Bir düzen bozulmadı ve tüm şarkılar sözü ve müziği ile senindi, düzenlemelerde Alper Gemici ile çalıştın ve orada nasıl bir uyum yakalandı. Bir sonbahar albümü dinledik ve belki de daha çok kere karşılaşacağız birçok yerde bu şarkılarla. Genel olarak albüm için nasıl bir hassasiyet içindeydin, bu şarkılar nasıl yan yana geldi, nasıl bir stüdyo süreci yaşadınız?

Alper sağ olsun canla başla çalıştı albüm için. Bundan sonraki teklimiz “o şarkı mı olsa”, “bu şarkı mı olsa” derken 4 şarkı daha ekleyip albüm yapmaya karar verdik. Stüdyo sürecini Antalya ve İstanbul’da tamamladık. Albümde toplam 8 şarkı var. Bu şarkılar ağırlıklı olarak kişisel şarkılar. 10 yıl önce yazdığım şarkılar da var, “Dün Bugün” gibi pandemi döneminde yazdıklarım da. Aşk şarkıları da var illa ki ama ağırlıklı olarak içe dönük bir albüm olduğunu söyleyebilirim.

 

 

“Hayatımın ilk ve en güzel albümlerini hep kasetlerden dinledim. Bu yüzden ilk albümümün kapağında hayali de olsa bir kasetim olsun istedim.” demişsin ki o zaman o kasetler sürecini dinleyelim, sana nasıl ilham oldular, belki kaset sürecine yetişemedin, CD’ler de popülerliğini yitirdi ama dijital müzik sana neler sundu, nasıl bir arkadaşlık içindesiniz; o zamanlar ile bu zamanları bir müzisyen olarak değerlendirebilir misin?

Kasetler süreci aslında tüm çocukluğum. Tüm harçlıklarımla kaset alırdım. Med Cezir’ler, Sezen Aksu’lar, Sertab’lar, Kenan’lar, Tarkan’lar. Kulağımda walkman’le geziyordum zaten. O günleri özlememek işten değil. Dijital müziği de hiçbir zaman yadırgamadım ve hatta bağrıma bastım. Müziğe erişimin bu kadar kolay olması çok güzel olsa da nitelik olarak bir şeyleri kaybettirdiği de kesin.

 

 

İşletme okudun ve bir yandan da aşçılık eğitimi aldın. Yani bir şekilde müzik her zaman ağır bastı ve ne güzel ki müzik dünyası seni kazandı. Peki bundan sonrası adına neler planlıyorsun, mesela sahnelere göz kırpıyor musun, başka müzisyenlerle projeler içinde olmak istiyor musun?

Bundan sonrası için bende gizli şarkılarımı yine kendi sesimden sunmak istiyorum. Başka müzisyen arkadaşlarıma verdiğim şarkılar da var. O da benim için ayrı bir keyif oluyor. Sahnelere hep göz kırpıyorum ama şu an bi tık uzak durmamın sebebi kendi sesimden olan şarkılarımın sayıca biraz çoğalması. Sahneye çıkıp bir sürü cover yapmayı seven biri değilim :)

 

Son olarak kısa sorularım ile final yapalım istiyorum. Kasetlerden konuşmuştuk, ilk aldığın kaseti hatırlıyor musun?

Michael Jackson – Dangerous

 

Müzik yolculuğunda kimleri ilham aldın, kimler senin ilk idollerindi?

Kenan Doğulu, Mirkelam, Nazan Öncel, Onno Tunç, Ozan Çolakoğlu, Sezen Aksu.

 

Kendi şarkılarından mesela bir cover düşündün mü, bu hangisi olurdu ya da olsaydı?

Hayat Gibi

Mesela ben “Hayat Gibi”nin Derya Uluğ yorumuna bayıldım, sen nasıl buldun?

Çok yerinde ve güzel oldu bence. Ayrı bir renk oldu. Derya’nın da nefesine sağlık.

 

Bir düet hakkın olsa ya da bir projede birlikte sahne almak, kimle olsun mesela?

Gerçekten aklıma gelmedi :)

 

Konserlerle aran nasıl, en son kimin konserini dinledin?

Konserleri sevmemek ne mümkün. Bu yaz sadece Ajda ve Gülşen konserlerine gittim. Çok keyifliydi.

 

Günümüz şarkılarını, müzik piyasasını ne kadar takip edebiliyorsun, mesela kimleri özellikle beğeniyorsun?

Her dönem olduğu gibi günümüzde de iyi ve kötü işler var. Tamamen bir nesli ya da türü kötülemek hiç adil değil. Yeni işleri çok sıkı takip ediyorum. Hiç yalan söyleyemem, Türkiye’den özellikle seve seve açıp dinlediğim birisi 4-5 senedir olmadı sanırım. Ama ara ara iyi şarkılarını dinliyorum.

 

Ya aşk, aşka inanıyor musun, aşkla aran nasıl, nasıl bir aşıksın?

Aşka aslında inanıyorum ama anlık ya da kısa süreli bir şey olduğunu düşünüyorum. Sonsuz aşk diye bir şey yok. Aşkla aram iyi ama yalnızlıkla aram daha iyi sanırım. Kendi özel alanım benim için bütün aşklardan daha değerli.

 

Hayatının diğer renkleri nelerdir, neler olmazsa olmazındır?

Yemek yapmayı neredeyse müzik kadar seviyor olabilirim.

 

Dinleyicilerinden aldığın en garip soru ne oldu, böyle unutamadığın bir mesaj var mı?

Daha bugün aldım. Albümüm çıkalı 5 gün oldu ama bana “yeni single ne zaman” demiş birisi :)

 

Final şarkımızı sen seç istiyorum ama tam da şu andaki ruh halini anlatan ya da tamamen ilk aklına gelen olsun :)

Final şarkımız albümden “İstanbul” olsun. Çok teşekkür ederim.

 

 

  Belki de geç kalınmış bir söyleşi bu belki de şimdi tüm birikenler ile konuşmanın tam zamanı. "Haftanın Söyleşisi" köşemizde bu hafta sevgili Çağın Bodur'u konuk ediyorum. İsmi ile ilk karşılaştığımda sadece söz yazan - beste yapan bir müzisyen olarak düşünmüştüm kendisini. Başta Toygar Işıklı olmak üzere birçok isme şarkı verdiğini ve birçok şarkısının da önemli dizilerde yer aldığını biliyordum. Dinlediğim tüm bu şarkılar bana iyi bir müzisyenle karşılaştığıma işaretti ama yorumcu yanını sonradan öğrendim ki bu söyleşimizde öğrendim, zaten şarkı söylemek hep istediği bir şeymiş kendisinin. Özetle single buluşmalarının devamında bir albüm bekledi bizi. Velhasıl müzik dünyasının son dönemlerde…

Genel Bakış

Kullanıcı Oylaması: 4.85 ( 2 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*