EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Can Algeç

Can Algeç

Kasım ayının ikinci haftasındayız ve söyleşi konuğum sevgili Can Algeç. “Kurtlar Vadisi”, “Yabancı Damat”, “Haziran Gecesi” gibi çok izlenen TV dizilerinin, “Anlat İstanbul” filminin müzik yapımlarında Gökhan Kırdar’la birlikte çalışan müzisyen 2006’da Ajda Pekkan’ın 10 yıl aradan sonra çıkardığı albümüne adını veren, sözlerini Sezen Aksu’nun yazdığı “Cool Kadın”ı ve “Vitrin”i besteledi.

Aslında 2015 yılında yayınladığı “Şarkılar” ismini verdiği ilk albümünden sonra kendisi ile uzun uzun konuşmak istemiştim ama bir şekilde yolumuz kesişmemişti. O dönemden bugüne diskografisini yakından takip ettiğim müzisyenlerden kendisi.

Özellikle 2021’e geldiğimizde üretime biraz daha ağırlık verdiğini görmek heyecan vericiydi. Kendi şarkılarının yanında müzisyen dostu Melisa Uzunarslan’ın albümünde de katkılarını gördüğümüz Algeç yine Uzunarslan ile yakın zaman önce ikinci düet şarkılarını da paylaştı bizimle. Yeni şarkısı “İkimiz” bu ay içinde kapımızı çaldı, bir sonraki çalışması için de çok beklemeyeceğiz.

Bu keyifli söyleşi için teşekkürlerimle, nicesinde görüşmek üzere.

Kadri Karahan

Yeni şarkınız “İkimiz” henüz çok yeni yayında ve siz bir süredir müzik dünyasında üretimler içindesiniz. Dedenizin müzisyen olduğunu öğreniyorum, üzerinizde nasıl bir etkisi oldu? Yine lise yıllarınızda birçok müzik grubunda sahne alarak başlamış yolculuğunuz ve daha sonrasında da devamı gelmiş. O yıllara dönelim öncesinde söyleşimizin ve sizi, heyecanınızı bir kere daha dinleyelim, nasıl zamanlardı?

Dedem Türk Sanat Müziği’ne gönül vermiş bir söz yazarıydı, Sadık Atay. Beni musiki cemiyetine çağırmış, sahneye çıkarmış, gitar çaldırıp şarkı söyletmiş ilk kişi. Sözlerini de zaman zaman kullanıyorum, ilham alıyorum, alıntı yapıyorum. Hafif karanlık romantizmi ondan miras almışım. Lise yıllarında okuldan çok sahnede vakit geçirdim diyebilirim, kötü bir öğrenci ve tutkulu bir müzisyendim :) İyi şarkı yazmak hayattaki tek amacımdı, hala da öyle galiba.

Kurtlar Vadisi”, “Yabancı Damat”, “Haziran Gecesi” “Anlat İstanbul” gibi önemli yapımların müziklerinde sevgili Gökhan Kırdar’la birlikte çalıştığınızı öğreniyorum ki daha sonrasında da bağımsız birçok TV dizisinin müzik-ses yapımı, reklam müzikleri, beste ve aranjmanına da imza atıyorsunuz. Tüm bu adımlar isminizle ilk karşılaşmamız olurken sizi nerelere götürüyor, nasıl bir deneyim kazandırıyor hayatınıza ve devam ediyor mu bu anlamda üretimleriniz?

Görüntüye müzik yapmak, görsel bir esere ses kazandırmak sevdiğim bir şey. İlk başladığımız yıllarda “scoring” dediğimiz disiplin bomboş bir alandı, manuel yapılan, teknik gelişmelerin uğramadığı bir sistem içinde sıkışmıştı. Son 20 yılda hem biz, hem kullandığımız teknoloji çok gelişti. Bu gelişimin bir parçası olmaktan çok mutluyum. Aynı süreçte Türkiye dizi ve film yapımında dünyada da çok önemli bir yere geldi, bu da işlerimizin geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. Müzisyen olarak da beni güncel tutan yanlarımdan biri, sosyal hayatı, zamanın ruhunu takip etmemi kolaylaştırıyor TV dünyasının içinde olmak.

Derken Türk pop müziğinin iki önemli ismi ile yolunuzun kesiştiği bir iki önemli şarkı var ki biri “Cool Kadın” diğeri “Vitrin”; sözleri Sezen Aksu kaleme alırken bestecisi siz oluyorsunuz ve Ajda Pekkan’dan dinliyoruz bu şarkıları. Ajda Pekkan’ın on yıl aradan sonra bu şarkılarla dönüşünü karşılarken sizin için nasıl bir tanışıklık, başlangıç, nasıl bir buluşma oluyor?

Sözlerini de ben yazmıştım bu iki şarkının, o yıllarda kız arkadaşım olan eşim Işık söyleyecek diye yazmıştım. Ajda Pekkan’ın “Cool kadın” albümünün aranjörlerinden Kıvanç K şarkıları biliyordu, onun tavsiyesiyle Ajda Pekkan ve Sezen Aksu dinledi, beğendi. Sezen Hanım “Vitrin”in sözlerini gözümüzün önünde tam olarak 10 dakikada yazdı, bana da “git eve hiç durmadan şarkı yap” dedi. Kariyerim boyunca aldığım en değerli iltifattır. Bu iki şarkının hala dinleniyor olması da ayrıca gururumu okşuyor.

 

2015 yılına geldiğimizde biriktirdiğiniz tüm şarkılar “Şarkılar” isimli ilk albümünüzde toplanıyor ve yorumcu kimliğiniz ile de tanışıyoruz. Tamamı size ait olan şarkılardan oluşan albüm nasıl bir sürecin toplamı ve sizin için nasıl bir yerde duruyor, beraberinde bugün baktığınızda nasıl bir yolculuk içinde?

Albümü 2008’de yazmaya başladım, 7 yıl uğraştım. İşlerimi beğenmekte her zaman  zorlanıyorum, o zamanlar daha da fenaydım. 2013 sonunda çocuk sahibi olunca ona bir kayıt bırakma motivasyonuyla çıkardım albümü. Yıllar içinde değerini kaybetmeyen bir iş olsun istemiştim, sanırım başardım.

2020’lere geldiğimizde albüm süreçleri de single halini almaya başlayınca belli zaman dilimleri içinde bizlerle buluşmaya devam ediyorsunuz ki burada Melisa Uzunarslan ile de bir şarkınız bekliyor bizi: Sadece Senin Olmak. Geçtiğimiz aylarda da başka bir düet “Bu Dünya Nasıl Bir yer?” ile devam ediyor bu buluşma. Aynı zamanda kendisinin albümlerinde, şarkılarında da isminize rastlıyoruz. Nasıl yolunuz kesişti ve nasıl bir uyum ve dostluk içindesiniz? Devamı gelecek mi bu paylaşımların?

Melisa’yı da Kıvanç sayesinde tanıdım, ben izole biriyim ama Allahtan Kıvanç kadar sosyal bir arkadaşım var :) Melisa’yla çok benzeyen yanlarımız var: Bitmeyen üretim aşkımız, kendimizle derdimiz, müzisyen olarak hep öğrenme-gelişme peşinde oluşumuz çok benziyor. Çok saygı duyuyorum ona. Birbirini destekleyen müzisyenler olmaktan zevk alıyoruz. Melisa’nın ilk albümünün tüm düzenlemeleri bana ait mesela, başka biriyle çok zor ve uzun sürecek bir işi onunla uyum içinde tamamlamıştık. Bu enerji sürdüğü sürece çalışmaya devam ederiz.

Yine diskografinizde önemli yer tutan şarkılardan biri de “Sert Adam” ki Murathan Mungan için hazırlanan albümde yer almıştı. Bir Mungan hayranı olarak sormak istiyorum; bu şarkı sizin için nasıl bir yerde duruyor. Genel olarak müzik tarzınızı ve müzisyen kimliğinizi nasıl tanımlamayı tercih ediyorsunuz. Sözlerin ve müziğin nasıl bir tamamlayıcı yanı var üzerinizde?

Murathan Mungan’la yıllardır süren bir iletişimimiz var. Ajda Pekkan için yaptığımız, sizin bu albümde Six Pack’ten dinlediğiniz “Ezber”i bestelediğimde tanıştık, sonra yılllar içinde hep projeler-şarkılar konuştuk. “Sert Adam” da albümde aslında başka solistler söylesin diye yapılmıştı, benim yolladığım demoyu sevdiler ve yayınladılar.

Murathan Mungan hem edebiyatımız hem müziğimiz için çok önemli bir isim, onunla birlikte üretim yapabildiğim için çok şanslıyım. “2020 Model” albümünde yorumcu olarak da yer almak büyük bir ayrıcalık.

Benim pop-rock diyebileceğim bir eksende oluyor genelde şarkılarım. Zamanın ruhuna göre bazen daha akustik, bazen daha elektronik, ama kesinlikle yoğun duygu durumlarını anlatan, hikayesi ve atmosferi olan şarkılar peşindeyim.

 

Bir yılın son günlerine geliyoruz. Bu yıl içinde yayınladığınız şarkılarınızı konuşalım biraz da. “Bak” ile başladınız “Bin Yıl”ın akustiği ve az önce bahsettiğimiz düet izledi bu şarkıyı, derken “Sonbahar” ve geçtiğimiz hafta içinde de “İkimiz” geldi. Bir pandemi süreci yaşadık ki bu şarkılar bu sürecin bir yansıması mıydı, bir müzisyen olarak bu süreç sizi nasıl etkiledi, nasıl bir iz bıraktıüzerinizde?

Bu yıl arka arkaya tekliler yayınlamaya devam ediyorum. Geçmişte çok fazla şarkıyı çekmecede saklardım ve bu huyumu yenmeye çalışıyorum :) Dijital platformlar sayesinde yaptığınız işin nasıl bir karşılık gördüğünü hemen anlamak, üreten için büyük bir bilgi ve gelişim kaynağı. Bu interaktif durum çok hoşuma gittiği için devam etmeyi hedefliyorum böyle.

Pandemiden önce de izole yaşadığım ve çalıştığım için açıkçası benim hayatım çok değişmedi, siz benim gibi yaşamaya başladınız desem abartı olmaz. Ailemle daha yanyana olduğum, hayatın kıymetini daha iyi bilmeye çalıştığım bir süreçti. Dünya değişirken biz de onunla birlikte değişiyoruz. Bu bir yandan korkutucu, bir yandan da kaçınılmaz.

Biraz da “Kaçak Nota”dan bahsedelim, “yeni nesil yapım evi” olarak lanse ettiğiniz sizin oluşturduğunuz bir platform ve tam olarak neler yapılıyor bu çatı altında, neler amaçlanıyor.

Son dönemde müzik yapım şirketleri işlerimizin üretim tarafına dahil olmadan, bir tür aracı yayıncılık yapıyor. “Kaçak Nota” adı üzerinde, genel eğilimin dışında üretim yapan, kendi işlerinin mutfağını da tasarlayan bir yapım şirketi. Kendi ihtiyacımızdan ortaya çıktı. Benim ve Işık’ın işlerinin dışında çevremizde beğendiğimiz yeteneklerin, yeni isimlerin de işlerine yaratıcı katkı yapmayı hedeflediğimiz, bu açıdan yeni nesil olduğunu düşündüğümüz, Türkçe müziğin evrimine katkısı olmasını umduğumuz bu platform 1 yaşını geçti. Şimdiden portfolyosu kalabalık. Daha da büyüyecek.

 

Aldığınız ilk albümü anımsıyor musunuz mesela ve sizin için neler ifade ettiğini?

Michael Jackson “Bad” albümü. Tüm gün dans ediyordum onunla.

 

Yolculuğunuz boyunca kimler müzikleri ile sizi hep etkiledi, kimleri dinlemekten vazgeçmediniz?

Kayahan idolümdü. Nirvana ve Gipsy Kings’i aynı şiddetle sevdim. Türkçe popun 90’lı yıllarını ezbere bilirim. Şimdilerde yeni nesil sound’ları daha çok dinliyorum. Doja Cat’i herkesten önce dinliyordum mesela. Dinlemekten asla vazgeçmeyeceklerimse Sting, Pink Floyd gibi klasikler.

 

Bir gün için birlikte çalışmayı istediğiniz bir müzisyen var mı?

Enigma ve Hans Zimmer.

 

Canlı performanslarınıza tanığız ama sizi sanırım sahnelerde dinleme şansını buldu mu dinleyiciniz ya da önümüzdeki günlerde böyle bir çalışma var mı onları bekleyen?

Albüm yeni çıktığında sahne yapıyordum, sonra TV projeleri tüm zamanımı doldurmaya başladı. Önümüzdeki yaz için sahne düşünüyorum.

 

70’lerin sonu doğumlusunuz, 80’ler, 90’lar, 2000’ler derken plak, kaset, cd, dijital müzik derken hepsine tanıklık ettiniz kuşkusuz, hangisi sizin için daha özeldi, daha keyifliydi?

Kasetlerim benimle uzun süre evden eve taşındı, kopamadım onlardan.

 

Günümüz müzisyenleri ile aranız nasıl, kimleri takip ediyorsunuz mesela, kimleri başarılı buluyorsunuz?

Adamlar, Ezhel, Yüzyüzeyken Konuşuruz, Madrigal takip ettiklerim.

 

Yanlış bilmiyorsam bir cover şarkı seslendirmediniz, cover olayına nasıl yaklaşıyorsunuz?

Denk gelmedi ama neden olmasın?

 

Müziğin dışında hayatınızın diğer renkleri nelerdir, neler sizin için anlamlıdır, neler mutluluktur?

Deniz ve ailem.

 

Ve son olarak tam da şu anınızın şarkısı ile finali yapalım istiyorum, bize bir şarkı seçin ve onunla olsun finalimiz?

Son şarkım “Olabilir sandım”. 26 Kasım’da yayınlanacak.

 

Kasım ayının ikinci haftasındayız ve söyleşi konuğum sevgili Can Algeç. “Kurtlar Vadisi”, “Yabancı Damat”, “Haziran Gecesi” gibi çok izlenen TV dizilerinin, “Anlat İstanbul” filminin müzik yapımlarında Gökhan Kırdar’la birlikte çalışan müzisyen 2006’da Ajda Pekkan’ın 10 yıl aradan sonra çıkardığı albümüne adını veren, sözlerini Sezen Aksu’nun yazdığı “Cool Kadın”ı ve “Vitrin”i besteledi. Aslında 2015 yılında yayınladığı “Şarkılar” ismini verdiği ilk albümünden sonra kendisi ile uzun uzun konuşmak istemiştim ama bir şekilde yolumuz kesişmemişti. O dönemden bugüne diskografisini yakından takip ettiğim müzisyenlerden kendisi. Özellikle 2021’e geldiğimizde üretime biraz daha ağırlık verdiğini görmek heyecan vericiydi. Kendi şarkılarının yanında müzisyen dostu Melisa Uzunarslan’ın albümünde…

Genel Bakış

0

Kullanıcı Oylaması: 4.7 ( 2 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*