EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Gökhan Parlak

Gökhan Parlak

Gökhan Parlak’ın henüz iki şarkısı yayında.  İki sene önce yayınladığı “Kışlar Geçer”den sonra yeni şarkısı “En Büyük Gerçek” çok yeni dinleyicisi ile buluştu. Şarkının basın bültenini okurken bir yandan da kulak vermekte gecikmedim ki “yazın enerjisini üstünüzde hissedeceğiniz bir şarkı” deniliyordu, tam da öyle oldu. Aslında ben iki şarkı kazandım, maalesef ilk şarkısından haberim olmamıştı.

Yaz bildiğimiz üzere buruktu, eski heyecanı kimselerde yoktu; çok çok daha eskilere gidecek olursak müzik dünyasında da yaşanan o eski hareketlilik de yoktu. Bence böyle şarkılara ihtiyacımız vardı, hani bir kendimize gelmeliydik, üzerimizdeki o ağırlğı atmalıydık, edebiliyorsak bir yerlerde dans etmeliydik, bağıra çağıra söylemeliydik.

Birkaç gün boyunca şarkı dilimden düşmeyince dedim ki sanırım bu haftaki konuğumu buldum. Konuşacak sadece iki şarkı var diye düşünmemiştim hiç; mutlaka bu sesin bir hikayesi vardı ve yanılmamıştım.İlk şarkısının bir dizide yer aldıktan sonra dünyanın bir ucunda hayranları olduğunu bilmiyordum mesela. Yine müzik dünyası ile eş zamanlı sanatın başka yanları ile de iç içe olduğunu bu söyleşi vesilesi ile öğrendim. 

Evet, bu seneki tüm söyleşilerim hem pandemi hem de şehir dışında olduğum için yüz yüze değil de internet üzerinden gerçekleşiyor ama her şeye rağmen konuşacak çok şeyimiz oluyor.  Böylesi yetenekli isimlerle tanıştığım için her söyleşim sonrası çok mutlu ayrılıyorum, bu arada iki söyleşidir konuklarımın yetenekli oldukları kadar nasıl karizma olduklarına da dikkatinizi çekmek istiyorum :) Teşekkürler sevgili Gökhan, teşekkürler bu sesin bizlere ulaşmasına vesile o çok sevdiğimiz Fono Müzik. Eylül söyleşilerimizde görüşmek üzere. 

Kadri Karahan

 

 

“Kışlar Geçer”den sonra yeni şarkınız “En Büyük Gerçek” çok yeni yayınlandı. Ama öncesine dönelim ve sizi bu şarkılara hazırlayan yolculuğunuzu sizden dinleyelim.

Elbette memnuniyet ve büyük bir keyifle öncelikle bu güzel buluşma için sizlere teşekkür ediyorum.

Edirne doğumlusunuz ve bir süre hayatınız orada devam ediyor ve bir şekilde bir şarkı yarışmasına katılıyor, derece alıyorsunuz. İşte o içteki müzik nasıl doğuyor, nasıl kendini gösteriyor ve o yıllardaki heyecanınız tam olarak nasıldı?

Yunanistan kökenli bir ailenin ikinci çocuğu olarak Edirne’de dünyaya geldim.. Lise öğrenimim sırasında 16 yaşında öğretmenlerimin de ısrarıyla her yıl şehrimizde düzenlenen ses yarışmasına katıldım, aslında ne olduğunun bile farkında değildim benim için bir eğlence ve yarışmaya katılan farklı, yaşça benden büyük olan, kalpleri benim gibi müzik aşkıyla atan insanları tanıma isteğiydi.. Kendi mi bildim bileli şarkı söylüyor bir şeyler karalayıp duruyordum benim için çok normal ve herkesin öyle olduğunu düşündüğüm zamanlardı.. Katılım 80 kişi civarındaydı ön elemeler yarı final derken bir baktım ilk 15 kişi arasındayım o an ciddiyetine vakıf olabildim derken binlerce izleyenlerin olduğu final akşamı ve ilk 3”e girişim, sanırım hayatımda kalbimin heyecandan durduğunu hissettiğim ilk andı..

Tüm o süreçte bir yandan tiyatro ve drama dersleri de almışsınız ki şan dersi de eklenmiş daha sonra buna yani o ilk adımlar sadece müzik merkezli değil aslında siz bir şekilde sanatın içindesiniz, yeteneğiniz var ve doğru bir yeri, zamanı mı bekliyorsunuz yoksa hepsinden bir şeyler öğrenme isteği mi bu?

Müziğin içerisinde, tiyatro, yaratıcı drama, ve sanatın her bir dalının olduğunu, bunun çok zengin bir armoniyle harmanlandığı idrak ettiğim yıllar diyebilirim, o dönemler internet hayatımızda bu kadar yaygın değildi. Bilgiye çabayla ve araştırmayla erişilebiliyordu. Şehrimize gelen hiç bir etkinliği kaçırmıyor içerisinde sanatla ilgili en ufak bir ibare barındıran hiç bir şeyi kaçırmıyordum. Halk kütüphanesinde hafta sonlarımı elimde not kağıtlarıyla geçirdiğim zamanlar en değerli zamanlarım diyebilirim ne kadar çok ucundan kenarından bir şeyler öğrenebilirsem ileride bana katkıları olacağını biliyordum. Tuhaf ama biliyordum.

Derken İstanbul günleriniz başlıyor, nasıl bir karar oluyor mu ve gelir gelmez de Murat Evgin ile kesişiyor yolunuz, kendisinin albümünde vokal yapmaya başlıyorsunuz.
Bir diğer yandan da eş zamanlı bir Hadi Çaman tiyatrosu süreciniz var. Özetle İstanbul sizi nasıl karşılıyor, nasıl bir hareketliliğin içine giriyorsunuz, o süreci dinleyelim istiyorum sizden.

İstanbul dönemi başlamadan önce bölgesel yayın yapan radyo su istasyonunda uzun bir dönem pop programları hazırlayıp sundum. O günler hayatıma o kadar çok bilgi tecrübe kattı ki bugün halen bahsederken en çok heyecanlanıp tebessümle hatırladığım zamanlar, sayısız ünlü ismi programımda ağırladığım feyz aldığım dostluklar kurduğum zamanlar.. İlk kayıtlarımı demolarını hazırladığım anlar. Derken bir organizasyonda duayen tiyatro sanatçısı Hadi Çaman ile tanışmam ve İstanbul serüvenimin başlaması, tiyatronun oyunları için hazırlanan müziklerin kayıtlarında solist olarak yer almam. Ve çocuk oyunlarında sanatın kalbinde sahneye profesyonel olarak attığım ilk adımlar.. Hepsi bir tarafa inanılmaz bir ortamın içerisindeydim, İstanbul beni sektörün as olanlarıyla karşılayıp sarmıştı, her günüm yeni bir öğreti yeni bir bilgi ve şölen içerisindeydi.  Kimler kimler yoktu ki, Nejat Uygur’lar, Halit Akçatepe’ler, Gülriz Sururi’ler, Suna Keskin’ler, Füsun Erbulak’lar,.. Ortalarda rengarenk dolaşan yanlarında olan ben. O yaşlarda eriştiğim bu şansın her daim farkındaydım.. Bağlı bulunduğum reklam ajansında jıngellar ve seslendirmeler yapmaktaydım..

Bir gün tiyatroya Kıymetli abim Murat Evgin geldi, o dönemde dün, bugün yarın, albümünü hazırlıyordu hani ilk an o enerji tutar derler ya aynen öyle oldu 1-2 şarkı söyledim yapabildiklerimin en üstüne çıkmaya çalıştım çocuksu hallerimle ve Murat abiden 2 gün sonra bir telefon alıp kendimi onun stüdyosunda bulmuştum. Müzikal anlamda ilk kapıların açılışı.

 

Bir yandan da söz yazıyor, beste yapıyorsunuz ki eminim birçok da şarkı biriktirdiniz yıllar içinde. İlk şarkınızı iki sene önce dinliyoruz ve “Kışlar Geçer” ilk profesyonel kaydınız oluyor ve yanılmıyorsam bir de dizi içinde yer aldıktan sonra epey de popüler oluyor şarkı.
O ilk kayıta gidelim ve sürecini dinleyelim sizden, beklediğiniz ya da istediğiniz tam da böylesi bir çıkış mıydı, neler kattı size, neler kazandırdı, nasıl anımsıyorsunuz şu anki hislerinizle bu şarkınızı?

Aynen dediğiniz gibi “Kışlar Geçer” benim ilk profesyonel kaydım ve hatta ilk sözlerini yazıp bestelediğim şarkı. Yeri o kadar çok ayrı ki bende inanın anlatmaya kalksam hikayesini bu söyleşiye sığmaz diyebilirim.. Yıl 2004 İçerisinde ilk aşkın o dönem bende yarattığı duygusal inişler çıkışlar, sorguladığım, sorgulandığım zamanlar diyebilirim Aşkın o kör eden noktasının bir isyanı.. Gözlerimden akan yaşların her bir notaya akıp vücut bulmuş hali.. Yeri bende de tüm dinleyenlerde her zaman ayrı kalacak bunu biliyorum..

 

 

İlk yola çıkarken bu kadar ses getireceğini tahmin etmiyordum benim için sessiz bir veda idi “Kışlar Geçer” Ama oldukça gürültülü ve ses getiren bir dönüşü oldu bana.. Şarkı ilk çıktığı hafta 150.000 olunca ne oluyor dedim bir anda.. kıymetli abim Murat Evgin Kanal D için “Yaralı Kuşlar”ın dizi müziklerini yapıyorken uygun olan bir sahnede kullanmak istediğini söyledi ve bana ömrüm boyunca boynumda bir kolye gibi taşıyacağım şu sözleri söyledi; “ Son yıllarda duyduğum en iyi parça bu Gökhan” Yaşadığım tarifsiz gururu ve onuru sizlere kelimelerle anlatamam.. Parça dizide kullanıldıktan sonra inanılmaz bir şekilde daha fazla ulaşmaya başladı insanlara ve o kadar duygu dolu mesajlar almaya başladım ki, derken Kanal D diziyi Latin Amerika ülkelerine ve Kolombiya’ya pazarladı ve “ Kışlar Geçer” tüm bu ülkelerde patladı.. İnanılmaz bir şey bu dilini, kültürünü bilmedikleri bir ülkenin Türkçe sözlü şarkısını hep bir ağızdan söylemeye başladılar her gün sayısız videolar ve mesajlar alıyorum ve halen bu şölen devam ediyor adıma fan clubler açılıyor.

Ülkemizin starlarının yıllardır yurt dışına açılıyoruz açıldık dünya starıyız demelerine rağmen Kıymetli abim Murat Evgin ve ben bunu gerçek anlamda başardık hem de öyle böyle değil.. Bugün ki duygumla baktığımda İşte o zaman bu zamanmış Gökhan diyorum olması gerektiği gibi bu hak edişin senin. Dışarıdan tarafsız ve adil yaklaşıyorum kendime gerçekten kışlar geçer iyi bir şarkı ve zaman ilerledikçe klasikleşecek bunu da biliyorum.. Ama bunlar ilk bestelerim, o kadar demlenmiş demini alan şeyler var ki elimde herkese göre.

 

Ve henüz çok yeni çok gerçek bir şarkı geliyor sizden ki “En Büyük Gerçek” ilk şarkıda olduğu gibi değil aksine hareketli, aksine yazın renginde bir sesleniş dinleyiciye.
Söz ve müzik yine sizin ve geçen iki yıl aradan sonra nasıl karşılıyor sizi dinleyiciniz, nasıl tepkiler geliyor şarkıya ve şarkının sizdeki yeri, hissiyatı nedir?

“En Büyük Gerçek”te aslında sözlerine bakıldığında derin bir anlam ifade ediyor. Biraz bir renk ve farklı bir sound denemek istedim hem dediğiniz gibi yazın rengine seslenişine o heyecanına ve biraz tatil modunda olsun eğlencelik ve dans ritimleri olsun diye üzerinde durduk aslında güzelde oldu. Çok iyi geri dönüşler ve mesajlar alıyorum.. Yahu ne yaptınız inceden dokunma yok direk vurup gömmüşsünüz gibi geri dönüşler alıyorum mutlu ediyor Bu da beni sizi bambaşka bir formda ve yorumda görünce ne kadar geniş bir yelpazeniz var diyor çoğu dinleyen, bu da beni mutlu ediyor açıkçası.. Sanırım bende arası yok, Ya dibine kadar acı yada dibine kadar neşe, Bazen ters köşe iyidir. Şarkı yine o dönemdeki ruh halimin melodilere sözlere akması, hepsi çok özel benim için şükür diyorum gelip geçmişler ama bana dinleyenlerle paylaşacağım eserler bırakmış sonsuz şükran hepsinin her bir duygunun varlığına.

 

Bir dönem çok önemli albümleri bizlerle buluşturan Fono Müzik’ten yayınlandı şarkılarınız, kendileri ile yolunuz nasıl kesişti, nasıl bir dostluk oluştu.

Fono Müzik sektörümüz için adını altın harflerle yazdırmış olan bir aile, Çok kıymetliler ve Türk pop müziği tarihine sonsuz isimlerle ve projeleriyle imza atmışlar.. Heyecanım ilk günkü gibi tarifsiz bu aile için, şan hocamın sayesinde yollarımız kesişti ve iyi ki de kesişti.. İlk projelerimin ardında durmaları bana inanmaları benim şans ve uğurum oldu.. Yapmış oldukları projelerde, O kadar sayısız ve önemli isimlerin arasında kendimi gördükçe onur duyuyorum.. Ne kadar teşekkür etsem sizlerin nazarında azdır..

Ve gelelim önümüzdeki sürece, bundan sonrasında neler olacak, bir iki yıl daha bekleyecek miyiz?
Müzikte tam olarak varmak istediğiniz yer neresi, öte yandan bu süreçle birlikte yine eğitimini aldığınız oyunculuk kariyeriniz adına da hareketlilik görebilecek miyiz sizden?

Bu kadar uzun bir ara olmayacağını söyleyebilirim.. Maalesef ki ülke ve tüm dünya olarak atlatmaya çalıştığımız bu zor günler en çok biz müzisyenleri etkiledi.. Sürekli erteledik bir çok konser ve çalışmalarımızı.. Ama inanıyorum ki bı zor günler geçiyor ve tüm dünya ve sektör olarak yeniden sevgi ve bol müzikle ilerleyip neşeyle yaşayacağımız günler geldi.. Oyunculukla ile ilgili değerlendirdiğim bir kaç proje şuan için var.. Ama ben inatla tiyatro tiyatro diyenlerdenim sanırım.. Hayatımın önemli bir bölümünü duayenlerle geçirince ve asıl öz oyunculuğu gözlemleyip özümsedikçe bu isteğim daha ağır basıyor.. Yeni sezon için bir sürprizimiz olacak..

 

Sahnelerle aranız nasıl, o yanda maalesef herhangi bir bilgiye ulaşamadım.
Bu şarkıları ve daha fazlasını dinleme şansını buldu mu daha önce dinleyiciniz ve bundan sonrası adına bulacak mı? Orada olmak nasıl bir duygu sizi için ve bu anlamda çalışmalar da var mı?

Maalesef tam sahne organizasyonlarına başladık pandemi ve kapanmalar geldi.

 

Söyleşimizin sonunda kısa sorularım olacak ve bir gün yeniden yolumuzun kesişmesini dileyeceğim.
Kendinizi birkaç cümle ile nasıl tanımlarınız?

Enerjik, sürekli Gülen, Kırılgan ve hassas.

 

Size göre hayattaki en büyük gerçek ne, yoksa susalım şarkınızda mı arayalım cevabı?

Hayatta ki “ En büyük Gerçek” insanın kendini bulması.. Bulmak için daha ileri sadece sevgiyle ileri gitmesi.. Dünü, yarını bırakıp sadece anda kalması.. Canım babamdan bana en büyük öğüt.

 

Şarkılarınızı daha önce başka isimlerden dinledik mi, bir gün keşke bir şarkımı seslendirse dediğiniz bir isim var mı?

O kadar çok talep oldu ki vermiyorum şarkılarımı veremiyorum sanırım.. Bunu talep edenlere ifadede çoğu zaman zorluk çekiyorum.. Onlar benim duygularım benim ifadelerim benim yaşanmışlıkların benim hayatı ve duygularımı anlatışım.. elimden geldiğince ben yorumlayacağım böyle ketum bir tarafım var maalesef bir yükselen aslan burcu olarak.

 

Peki siz dünden bugüne kimi dinlediniz, kimin özellikle hayranı oldunuz, bir gün çalışmak istediğiniz bir isim var mı hayalinizde? Ya da keşke ben söyleseydim dediğiniz bir şarkı?

O kadar sayısız üstat var ki dinlediğim.. Herkesin söylediğini bende söylemekten çekinmeyeceğim.. “ Sezen Aksu” yeryüzünde aşkın teslim olduğu tek kadın.. Canım Barış Manço çok şey hissettim onlardan. Kendi hislerimin koridorlarında hep yollarım onlara çıktı Selda Bağcan, Ajda Pekkan , Erol Evgin, Harun Kolçak, Nilüfer, diyebilirim..

 

Her konuğuma soruyorum ve hayatında hangisi daha etkili oldu, oluyor merak ediyorum. Plaklar mı, kasetler mi, CD’ler mi, dijital müzik mi?

Kesinlikle kasetler benim için. Zaman ilerledikçe daha net anlıyorum bir ilkokul çocuğu harçlıklarıyla ne yapar? ah ben haftalarca biriktirip kasetler alırdım ve ekstra paralar verip poster alırdım.. O dönemlerde 2-3 tane müzik dergisi vardı deli gibi sabahın köründe sıraya girerdim almak için.. Sıralarda abiler ablalar beni çok severdi bir önceki aydan çıkan sayıları almak için geldiklerinden hemen tanırdılar beni bazıları benim içinde alır parasını almazdılar benden.. 🤗

 

Aşkla aranız nasıl, ya hayatla? Hayatınızın renkleri nelerdir mesela ?

Aşk sadece sözlerde müziklerde eyleme dökülünce.. O an ki hissinizde.. En güzeli de bu sanırım orda kalınca… Hele son zamanlarda Anladım ki ; Aşk her yerde özellikle doğada her bir canlının varoluş serüveninde ..Dahası kendinde ruhunda.. Her şey önce kendini ve aileni ve köklerini sevmekle başlıyor ve yeşeriyor.. Onun haricinde fiziki aşka inanmıyorum, herkes bir ego bir yarış halinde ve pespaye renksiz bir çukurda hep kendi ile dövüşüyor ve sana bunu yansıtıyor.. Kendi mutsuzluğunun intikamı, bir şekilde sana dönüyor ve hep onlar haklı ne tuhaf.. Sevgiyi tanımayan kendini sevmeyen insanlar kendilerince bir oyun uydurmuşlar.. Bu beni mutsuz ve rahatsız ediyor, dolayısıyla aşka aşık ben deniz sadece yazıyor ve uzak duruyor bunun için kendine söz vermiş durumdayım. Aşk yok aşk kaldır kafanı her yerde ve doğada diye. şarkılara yakışıyor Aşk..

 

Günümüz müzik dünyasını ne kadar takip edebiliyorsunuz, ne kadar vakit ayırabiliyorsunuz akışa, özellikle kimler dikkatinizi çekiyor?

Elbette takipteyim inanılmaz yetenekler var ne projeler geliyor İşte bu diyorum kendi kendime. Ama son dönemde kesinlikle Melike Şahin ona bayılıp ayılıyorum.. Birde Mart Gibi grubu, muazzam şarkılar üretiyorlar ve beni heyecanlandırıyorlar..

 

Asla tahammül edemem dediğiniz bir müzik tarzı var mı peki?

Ben her şeyi dinlerim bakarım özümserim yada buna dinlemem asla demem ne haddime, onu sevenlerde vardır.. Sayısız çiçekler gibi düşünün hepsinin kokusu ayrı ama hepsini sevenler ve kendinden bir duygu bulanlar var.

 

Söyleşimizin sonunda tam da şu andaki ruh halinizi anlatan bir şarkı seçmenizi istiyoruz sizden ve o şarkıyla final yapalım ama mutlaka yeniden karşılaşalım.

Melike Şahin “Bedelimi Ödedim” sanırım şuan ki ruh halimi en iyi anlatan şarkı bu . Tekrar teşekkürler benimle olup benim kendimi ifade etmememde ki katkınız için. Nice demlenmiş şarkılarımda buluşmak üzere..

 

 

 

Gökhan Parlak’ın henüz iki şarkısı yayında.  İki sene önce yayınladığı “Kışlar Geçer”den sonra yeni şarkısı “En Büyük Gerçek” çok yeni dinleyicisi ile buluştu. Şarkının basın bültenini okurken bir yandan da kulak vermekte gecikmedim ki “yazın enerjisini üstünüzde hissedeceğiniz bir şarkı” deniliyordu, tam da öyle oldu. Aslında ben iki şarkı kazandım, maalesef ilk şarkısından haberim olmamıştı. Yaz bildiğimiz üzere buruktu, eski heyecanı kimselerde yoktu; çok çok daha eskilere gidecek olursak müzik dünyasında da yaşanan o eski hareketlilik de yoktu. Bence böyle şarkılara ihtiyacımız vardı, hani bir kendimize gelmeliydik, üzerimizdeki o ağırlğı atmalıydık, edebiliyorsak bir yerlerde dans etmeliydik, bağıra çağıra söylemeliydik. Birkaç…

Genel Bakış

0

Kullanıcı Oylaması: 4.68 ( 3 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*