EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Hazi (Hazal Kazancı) feat. İmpala

Hazi (Hazal Kazancı) feat. İmpala

Müzik Ekspres dünyayı dolaşmaya devam ediyor. Bu kez rotayı Hawaii’ye çeviriyoruz ve orada sevgili Hazi ile karşılaşıyoruz. Hazi yani Hazal Kazancı ismine aslında birçoğumuz tanıdığız. Küçük yaşlarda başlayan müzik serüveni yıllar sonra Woo Hoo grubunun solistliği ile devam ediyor. O dönem Beyoğlu’nda başta olmak üzere birçok mekanda ve festivalde sahnelerine eminim denk gelmişsinizdir.

Daha sonra Dream TV yolculuğu başlıyor ki oradan devam eden kariyeri önce Karayipler’e şimdilerde de Hawaii’ye kadar uzanıyor hem de bambaşka bir kariyerle. Burada bir parantez açıyorum buralardaki günlüklerini Hazi’nin YouTube sayfasında izleyebilirsiniz, bu sayfada da paylaşacağım yeni şarkıları yanında cover yorumlarının eşliğinde de o şahane manzaralara uzanabilirsiniz.

Geçtiğimiz günlerde gelen önce “Sayende” sonra “Yaralı” ismi ile gelen şarkıları yeniden müziğe dönüşünü işaret ediyor ki haftanın ilk günü yani Dünya Kadınlar Günü’nde haberini vermekle kalmayalım ve üstüne de uzun uzun  konuşalım istiyorum. Çünkü belki belki şarkılarla sarabiliriz yaralarımızı, öyle iyileştirebiliriz.

Özetle sadece bu iki şarkıyı konuşmuyoruz ki bu söyleşi de bir kariyer ve aşk hikayesi de var, bundan sonraki sürprizleri de.  Az önce de söylediğim gibi sadece bir gün değil her gün keşke kadınların olsa; dolayısı ile bu haftayı onun şarkısı ile açmıştık kendisi ile tamamlayalım istiyorum. Bu vesile bir kere daha kadına şiddete ve kadın cinayetlerine dur diyelim ve kendisine uzaklardan bize ses olduğu için teşekkür ederim. Umarım yakın zamanda sahnelerde de yeniden kendisi ile buluşabiliriz.

Bu arada söyleşimizin sonunda bir de sürprizimiz var. Sayfamızda da bu güzel şarkının birlikteliğini bozmak istemedim ve yoğun koşturması içinde kendisini de yakalama şansını buldum. Bu söyleşide İmpala da bizlerle :)

Ayrıca sevgili Burcu Sarılar’a teşekkürlerimle.

Kadri Karahan

 

 

Bir dörtleme yapıyorsunuz ve adına “Sayende Yaralı Bir Duvar Gibiyim” diyorsunuz. İlk şarkınız “Sayende” geçtiğimiz günlerde dinleyicisi ile buluşurken “Yaralı” ise buluşmak için Dünya Kadınlar Günü’nü bekledi ve bu hafta dinleyicisine ulaştı.
Öncelikle dünden bugüne, bu şarkılara gelmemiz gerekirse müzikle tanışmanız küçük yaşlarda başlıyor ve o süreci öğrenelim istiyorum öncelikle ve daha sonra süreç sanırım müzik yarışmaları ile devam ediyor.

Öncelikle şunu söyleyeyim; zahmet edip epey uzun bir söyleşi hazırlamışsınız, emeğiniz için teşekkür ederim.

Evet, Atatürk Kültür Merkezi’nde sene sonu gösterileriyle başladı sahne serüveni, sonra KASDAV Liseler Arası Müzik Yarışması ile devam etti. Hemen ardından Woo Hoo ve akabinde Müzik Televizyonu sunuculuğu geldi.

 

Ama ilk kariyer adımlarını Woo Hoo ile atıyorsunuz ve artık sizi daha çok kişi dinliyor. Woo Hoo o dönem çok popüler ve pop funk coverlar yapan bir grup aynı zamanda da birçok sahnede yer alıyorsunuz beraber.
O yıllar sizin için nasıl bir deneyim ve heyecana dönüşüyor peki?

O yıllar hayatımın en eğlenceli yıllarıydı. Woo Hoo ekibi olarak özel hayatta da yakın arkadaş olmayı başarmıştık. Beraber çok eğlendik, birbirimiz için çok çaba sarfettik. Bir dönem her birimiz sırayla yurtdışına gider olduk, o dönemlerde bile devam etti Woo Hoo. Bizlere eksik elemanımızın yokluğunu aratmayan şahane müzisyen arkadaşlarımızla çalıştık. Kısacası birbirimizin eğitimi ve gelişimi için grubun kariyerinden fedakarlık ettiğimiz oldu. Bugün Woo Hoo’ya dönüp baktığımda pırlanta gibi 5 yetenekli ve sofistike kadın görüyorum.

 

Bir yandan da Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Medya İletişim Sistemleri’nden iki daldan başarıyla mezun olurken İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ ‘Müzikal’ bölümünde de okumaya hak kazanıyorsunuz. Ama bu bölüme devam edemiyorsunuz, neden?

Lokasyonlar yüzünden :) Bu okullar varken aynı anda Dream TV’de de çalışmaya başlamıştım. Hayatım boyunca hep çok zorladım şartlarımı, ama o sefer olmadı işte… Konservatuvar Kadıköy’de, Bilgi Üniversitesi Alibeyköy’de, Dream TV ise Bağcılar’da idi. Woo Hoo da vardı yine o dönem, siz düşünün… Çok bölünmüştüm, para kazanmak ve Üniversite tahsilim önceliğimdi. Konservatuvar yarı zamanlıydı nasılsa diye, onu eledim aslında. Ödevlerimi yapmadım, sınavlarıma çalışamadım. Fakat orada öğrendiğim armoni bilgisini bugün müzik yaparken kullanıyorum. Oradaki hocalarıma da her zaman minnettarım.

 

Dönemin popüler kanallarından Dream TV size tam da o zaman yeni bir kariyer fırsatı doğuruyor ve artık daha fazla kişi sizi tanıyor. Ama bu bir yandan da müzik kariyerinizde kısa bir araya yol açıyor öyle değil mi?
Peki o süreçte başka neler oluyor, sizi neler bekliyor?

Evet, mikrofonun bir tarafından diğer tarafına geçtim. Artık röportaj yapan, sanatçı ağırlayan biri olduğum için, kendi Rock Starlığımı usulca bir kenara bırakıp, işimin gereğini yaptım o dönem.

 

 

Ve tüm bu akışı bir yana bırakıp bir anda bambaşka bir yolculuğa çıkıyorsunuz ve aşçılık kariyeriniz başlıyor, durağınız da belki de herkesin bir gün görmek, gitmek istediği bir yer Karayipler oluyor. Hadi o yolun başına dönelim ve oraya gittiğinizde sizi bekleyenlere?

Aşık olmuştum. Daniel aşçı değil, dişçi ol dese olurdum o dönem. Aşkın gücüne inanmayan varsa, bana baksınlar :) Ortak bir hayat kurmak için fedakarlığın büyüğünü benim yapmam gerekiyordu, yaptım. Yine olsa yine yaparım.

 

 

“Televizyonda sunucuyken de, yatlarda aşçıyken de, çocuk bakarken de müziği hiç bırakmadım” diyorsunuz bir söyleşinizde ama süreç 2020’ye geldiğinde va malum pandemi kapımızı çaldığında siz de etkileniyorsunuz ve bu vesile müzik aşkınız yeniden kendini gösteriyor öyle değil mi? Bu arada artık Hawaii’de yaşıyorsunuz ve orada sizi neler bekliyor? Yeniden müzik defteri nasıl aralanıyor?

Müzik çok kişisel bir şey. Bir iş yerinde işinizi yanlış yaptığınızda patronunuz kızar, belki işten kovar ama başka bir işe girersiniz nihayetinde. Müziği meslek olarak seçmeyi devamlı, içten içe reddetmemin sebebi de bu aslında. E kendimi işten atamam ve ben kendime çok kızan biriyim. O sebeple, kendimle uğraşmaktansa, insanlarla uğraşmayı tercih ettiğim meslekler seçmiştim hep.

 

 

“Sayende” şarkınız doğuyor ama siz sadece şarkısını yapıp bırakan biri olmaktan öte tüm tüm süreci ile de size ait bir şarkı, anladığım kadarı ile.

Projeyi kafamda oluştururken yanımda tutkulu ve inandığım kadınların olmasını arzu ettim hep” dediniz ve de oldu, amacına ulaştı hayaliniz. Her şey nasıl başladı ve başa dönecek olursak o dörtlemenin ilk adımı nasıl hayata geçti, nasıl buluştu dinleyicisi ile, her şey nasıl başladı ve sonrası nasıl dönüşler aldınız?

Sayende’nin düzenlemesi için, çok yetenekli bulduğum Nermin Ankay ile çalıştım. Şarkılarımı doğdukları saniyeden itibaren çıktıkları ana kadar ellerinden ayaklarından, her yerlerinden tutuyorum. Çalıştığım insanlar da bunu çok iyi bilirler =)

Yaralı’da ise ilk kez tüm müzik prodüksiyonu ben üstlendim, bu açıdan benim için çok önemli bir şarkı Yaralı.

 

Bu haftanın ilk gününde yani Dünya Kadınlar Günü’nde “Yaralı” ile buluştuk. Bu kez şarkınız Yaralı; bir kadının, kendi içindeki küçük kızla kavuşma hikayesini anlatıyor ve klipte de size Hawaii’li küçük bir kız, şarkıda da rap şarkıcısı İmpala eşlik ediyor.
Bu şarkı nasıl doğdu peki ve beraberinde fikir nasıl gelişti, İmpala nasıl dahil oldu?

Bu şarkının esas adı “Suç Mahali”ydi aslında.Benim çoğu şarkım bir melodi ve birkaç söz olarak düşüyor kafama, sonra bir yolculuğa çıkıyoruz şarkıyla. En son ana kadar da bitmiyor o yolculuk. Yaralının basslarını mixe göndereceğim gün değiştirdim mesela.

Yaralı rap düeti isteyen bir soundda çıkmıştı, beni anlayabilecek güçlü bir kalemle çalışmak istedim. O noktada da Kamufle beni İmpala ile buluşturdu. Sonuçtan çok memnunum.

 

 

Müziğe kısa bir ara verelim ve kadınlarla ilgili biraz konuşalım mı? Malum ülkemizde son yıllarda kadına yönelik şiddetin, cinayetlerin sonu gelmiyor. Bir kadın olarak nasıl bir hassasiyetin içindesiniz, neler hissediyorsunuz bu haberler ile karşılaştığınızda ve son bulması için gerçekten neye ihtiyacımız var?
Biz bu yanında çok mutsuzuz maalesef ve umarım sizin ve nice sanatçının mesajları bir gün kalplere ulaşır ve artık yaşanan bu acılar son bulur.

Kadına şiddet Covid gibi aslında, size dokunmadıkça, yıkıcı sonuçlarından, tehlikesinden haberiniz olmuyor. Şiddetin hiçbir türüyle karşılaşmayalım umarım fakat şiddet sanıldığı gibi 0’dan 100’e 2 saniyede çıkan bir şey değil. Kadına şiddet hayatın her alanında kanıksanmış artık; sözlü şiddet, toplumsal baskı, kültürel baskı, özgürlük kısıtlamaları, psikolojik baskı… Bunların bir sonucu fiziksel şiddet. Araştırın bakın bu kadınlar fiziksel şiddete uğramadan önce veya öldürülmeden önce muhakkak, aynı kişi tarafından başka bir çeşit şiddet görmüşlerdir. Adaletimiz bu kırmızı bayrakları, tehditleri görmezden gelmeye devam ettikçe, daha çok kadın hayatını kaybeder.

 

 

Şimdi gelelim müzikteki önümüzdeki adımlara, bizi bekleyecek diğer şarkılara; şarkılar hazır mı, zamanını mı bekliyor yoksa henüz kayıt sürecine başlanmadı mı, neler bekleyecek siz adına bizi önümüzdeki günlerde.
Ve buradaki dinleyicilerinize neler söylemek istersiniz, en yakın ne zaman sizinle yeniden Türkiye’de buluşacağız; her şey düzeldikten sonra bir konserle görüşmeyi diliyorum.

Hazırda bekleyen ve Nisan sonunda çıkacak bir şarkım var. Düzenlemesini, muhtemelen sizin de çok sevdiğiniz bir isim yaptı, sürpriz olsun söylemeyeyim.

 

 

Söyleşimizin sonunda kısa sorularım oluyor ve sonrası yeniden görüşmek üzere ayrılıyoruz.
Ülkemizdeki müzik akışını takip edebiliyor musunuz? En çok kimleri dinliyorsunuz mesela?

Güzel soru, öncelikle meraktan yeni çıkan her şeyi dinlemeye çalışıyorum neredeyse. Yalnız çok zor bir şey. Kafamın içinde açık sekme çok bu sebeple… Alternatif grupları ve bağımsız sanatçıları dinliyorum genellikle. Popüler kültürün de oldukça içindeyim ama, sabahtan akşama kadar içinde durabileceğim bir alan değil orası. Kimi dinliyorum diye İsim vermek istemiyorum çünkü birini söylesem biri eksik kalacak. İsteyenler Instagram’ıma bakarak, kimleri takip ettiğimden, kimleri dinlediğimi bulabilirler. Merak edenlerse tabi =)

 

Bir gün çalışmayı çok dilediğiniz bir müzisyen var mı peki?

Bir değil birden fazla var, Burak Yeter, Gazapizm, Nazan Öncel.

Hadi güldüreyim sizi biraz, Stromae, Dua Lipa, Duke Dumont la da çalışmayı hayal ediyorum.

 

Müzik yolculuğunuzda en büyük desteğiniz kim oldu dünden bugüne?

Daçkalı bir dostum… Bana pandeminin başında, senin şarkı yazmaktan başka bir şey yapmaman gerekiyor, kendi değerinin farkında değilsin diye hayatımda yediğim en güzel fırçayı atmıştı. Sonra da desteğini üzerimden hiç çekmedi. Önce siz kendinize inanmaya hazır olun, sonra size inanacak insanlar muhakkak olacaktır.

 

Cover yaptığınız zamanlarda söylemekten en keyif aldığınız şarkı hangisiydi, ya da bir cover yapacak olsanız hangi şarkı olurdu?

Çok severek yaptığım cover, Coldplay – Yellow coverı. Aklıma takılan şarkıların coverlarını yapıyorum genelde zaten, o yüzden spesifik bir şey söyleyemem.

Peki kasetler mi, CD’ler mi, dijital mi, yeniden gündeme gelen plaklar mı? Hangisi favoriniz?

Plaklar retro, çok hoş bambaşka yerleri var ama günlük kullanım için tabi ki dijital.

 

Hayatınızın renkleri nedir peki müzik dışında, günleriniz nasıl geçiyor orada?

Müzik dışında bir saniyem geçmiyor galiba, kulağımda devamlı kulaklık var. Yoga yapıyorum, egzersiz yapıyorum, meditasyon yapıyorum, yemek yapıyorum, kitap okuyorum, enstrüman çalışıyorum, online eğitimler alıyorum, psikoloji alanında. Böyle…

 

Dünyanın birçok yerini gezdiniz, nereyi unutamadınız mesela?

Bermuda. Bermuda’yı unutamadım, bambaşka bir yer, başka bir dünya, hatta şaka gibi, gerçek dışı. Küçücük bir yer, herkes ekonomik olarak acayip rahat, ırkçılık yok, kimse kasılmıyor. İşte rüya gibi bir yer.

 

Söyleşimizin sonunda müzisyen konuğumdan tam da şu anki ruh halinin şarkısını istiyorum. Bugün ruh haliniz hangi şarkı mesela, onunla bitirelim.

Neşet Ertaş – Yalan Dünya

 

 

feat. İmpala

 

 

Hazi için bir sürpriz yapalım aynı zamanda da bu güzel şarkının diğer kahramanı İmpala’nın da duygularını alalım istedim ve kendisi bizi kırmadı. Çok teşekkür ederim.
“Beni anlayabilecek güçlü bir kalemle çalışmak istedim” dedi Hazi ve sadece sesinizi katmakla kalmadınız. Şarkının sözlerine de ortak oldunuz. Şarkıyı ilk dinlediğinizde neler hissettiniz? Uzaklardan hem sesinizi, hem kendinizi yakın kıldınız, bu nasıl bir deneyim oldu sizin için?

Şarkıyı ilk dinlediğimde kısık sesli bir haykırış kulaklarımda gittikçe büyük bir çığlığa dönüşmeye başlamıştı. Bir serzeniş, müziğin kendi büyüsüyle bu denli bir kavgaya tutuşmamıştı hiç. “Yıkılmam, toparlarım” diyen bir sesten öte kocaman bir vücut kocaman bir yürek vardı karşımda. Ben de bu etkileyici sese, sözlere ve anlama karşı kendimi durduramadım ve bir gece içerisinde kendi kısmımı yazıp Hazi’ye gönderdim. Hayat öyle güzel denk getirmişti ki sanki, hiçbir pürüz yaşamadan büyük bir uyum ve motivasyon içinde şarkıyı uzakken, yakın kıldık… Hayatımda daha önce hiç bu kadar müzikal bir işin içinde bulunmamıştım. Altyapının akışı, nakarat ve diğer her şey bana büyük bir müzikal tecrübe kattı. Ben de pek tabii elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım.

 

Şarkının hikayesine, vermek istediği mesaja dönük baktığımızda peki neler söyleyebilirsiniz?

Şarkı bir kadının serzenişiyle yakından alakalı. Her birimiz biliriz ki hayat denen bu zorlu kulvarda karşımıza birbirinden farklı hiç tahmin edemeyeceğimiz şeyler çıkar, bunlarla mücadele ederiz. Bu yolda her kim olursak olalım, ne yaşarsak yaşayalım, güçlü kalıp “Yıkılmam, toparlarım” diyebilmek önemli bir çizgidir. “Yaralı”; bir “insan”ın acısının, üzüntüsünün ve hayata karşı içinde taşıdığı kocaman yüreğinin ve cesaretinin şarkısıdır.

 

İçinde bulunduğumuz hafta buruk da olsa Dünya Kadınlar Günü’nü kutladık. Bu şarkı da tam o gün bizimle buluştu. Bugüne ve yaşanan kadın şiddetine, cinayetlerine dair neler söyleyebilirsiniz? Sizce nasıl bir süreçten geçiyoruz ve nasıl iyileşeceğiz.

Dünya Kadınlar Günü’nün hemen öncesinde hepimizi derinden yaralayan, bizleri hayatın gidişatını sorgulatan o iğrenç görüntülerle karşılaştık. Hepimiz farkındayız ki, Türkiye olarak büyük bir toplumsal yozlaşmanın tam olarak ortasındayız. Özellikle eğitim ve ekonomi alanındaki radikal çöküş, birbirinden büyük ve farklı toplumsal travmaları beraberinde getiriyor. Kadına uygulanan şiddet ve işlenen kadın cinayetleri de bu toplumsal yozlaşmanın birer sonucu. Bu durum sadece Türkiye’ye özgü olmasa da, bulunduğumuz ülkede her geçen gün artarak ilerleyen bu kasvetli hava ancak ciddi eğitim reformları ve siyasi adımlarla çözülebilir. Henüz İstanbul Sözleşmesi’nin bile onaylanmadığı, katillerin adının bile geçmediği, hapse atıldıktan sonra iyi hal indirimlerinin uygulandığı, cinayetlerin üzerinin örtüldüğü, tüm bunlar olurken yaşama haklarını korumak için sesini çıkarmaya çalışan binlerce kadının haykırışlarının duyulmadığı veyahut bastırıldığı bir düzlükte, nasıl bir değişim gerçekleşebilir ve bu durum azalarak son bulur bilinmez. Ama bunun böyle gitmemesi gerektiği aşikar!

 

Bir gün uzun uzun konuşacağımız güne kadar peki sizi yakalamışken sürecinizi, önümüzdeki günlerdeki projelerinizi de öğrenebilir miyiz, okuyucularımız bunu da merak edecektir, en yakın buluşma ne zaman mesela, başka sürprizler var mı?

Bu nazik davetiniz için çok teşekkür ederim öncelikle. Önümüzdeki günlerde öncelikle 19 Mart’ta “Hakkını Ver” adlı single çalışmam klibiyle birlikte yayınlanacak. Sonrasında nisan ayında bir single çalışmam daha klibiyle birlikte yayında olacak. Bunlar bittikten sonra da bir süre inzivaya çekilip Türkçe Rap camiası içinde hatırı sayılır hepimizin de ismine aşina olduğu veyahut bildiği güzel isimleri konuk ettiğim albümüm için çalışmalarımı hızlandıracağım. Şu anda bendeki tüm gelişmeler bunlar. İlginiz alakanız ve güzel sorularınız için çok teşekkür ederim. Sevgilerimle…

Sevgiler bizden de. O halde finalde bir kere daha “Yaralı” gelsin.

 

 

 

 

Müzik Ekspres dünyayı dolaşmaya devam ediyor. Bu kez rotayı Hawaii'ye çeviriyoruz ve orada sevgili Hazi ile karşılaşıyoruz. Hazi yani Hazal Kazancı ismine aslında birçoğumuz tanıdığız. Küçük yaşlarda başlayan müzik serüveni yıllar sonra Woo Hoo grubunun solistliği ile devam ediyor. O dönem Beyoğlu'nda başta olmak üzere birçok mekanda ve festivalde sahnelerine eminim denk gelmişsinizdir. Daha sonra Dream TV yolculuğu başlıyor ki oradan devam eden kariyeri önce Karayipler'e şimdilerde de Hawaii'ye kadar uzanıyor hem de bambaşka bir kariyerle. Burada bir parantez açıyorum buralardaki günlüklerini Hazi'nin YouTube sayfasında izleyebilirsiniz, bu sayfada da paylaşacağım yeni şarkıları yanında cover yorumlarının eşliğinde de o şahane manzaralara…

Genel Bakış

Kullanıcı Oylaması: 4.85 ( 2 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*