EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Yasemin Mana

Yasemin Mana

Kendimi şehrin dışına atmış olmama ve bir süre dinlenmeyi dileme isteğime rağmen boş duramadım. Geçen ay çok güzel albümlerle, şarkılarla karşılaştığımı söylemiştim notlarımın içinde, o çalışmalardan biri de Yasemin Mana’nın ilk single şarkısı “Hayatı Yaşa”ydı.

Şarkının künyesini okurken fark ettim ki sözlerini sevgili Yalçın Tosun yazmış, müziği ve prodüksüyonu sevgili Tolga Gürsev gerçekleştirmiş, Erdem Sökmen başta olmak üzere birçok değerli müzisyen bu güzel sese eşlik etmiş ve bir de üstüne Alper Babayağmur şahane bir klip çekmiş. Ekip mükemmel peki ya ses? 

Şarkının adı “Hayatı Yaşa” ki bayılıyorum böyle daha başından umutla koşan şarkılara, sonra bakıyorum ki çok içten, çok samimi bir ses ve o özlediğim tam da yola çıkarken listeye eklenecek şarkılardan biri; merak etmeden geçemiyorum ve kendisine ulaşıyorum, bir anda kırk yıllık dost misali havadan sudan konuşmaya başlıyoruz telefonda ve diyorum ki hazır yaz gelmiş, sohbetimiz burada kalmasın ve hadi biraz daha yakından tanıyalım kendisini ve bu ayın ilk günlerine sizinle başlayalım.

Yayına iki gün kala bu sohbetimizin özeti kağıda dökülüyor ve bir gün sonrası kendisi tarafından cevaplandırılıyor, tam da Müzik Ekspres’in adına yakışır bir söyleşi, övünmek gibi olmasın ya da olsun ama bilmiyorum, sanırım bu işi biliyorum, hayır çok iyi söyleşi yapıyorum diye demiyorum çok doğru müzisyenlerle tanışma şansını buluyorum diye, özetle buyrun siz de tanışın sevgili Yasemin ile ve lütfen şarkısını, bundan sonraki sürecini de takip etmek adına bizimle birlikte olun ve şarkısında da dediği gibi yaşayın gitsin hayatı, hazır yaz da gelmişken kendimize gelelim beraber.

Kadri Karahan

 

 

Ağır ve kasvetli günlerden geçtik, derken yaz geldi ve bir anda bir şarkı ile yeniden kendimize geldik.
“Hayatı Yaşa” ilk single çalışmanız ki ama siz yıllardır müziğin içindesiniz. Hem yurt içinde hem de yurt dışında birçok sahneden isminize aşina dinleyici. En başına dönelim yolculuğunuzun ve o ilk adımlarınızı, heyecanlarınızı dinleyelim istiyorum, müzik hayatınıza ilk ne zaman işledi, ne notalarla nasıl tanıştınız?

Çok basmakalıp evet ama ben kendimi bildim bileli zaten şarkı söylüyordum, okul hayatım boyunca hep bir korodayım, ve orada solo söylüyorum falan.. Ve fakat oyuncu olmak hayalim vardı. ODTÜ’ye girdiğimde doğru tiyatro topluluğunun yani Odtü Oyuncuları’nın yolunu tuttum. O sene bir müzikal oynanacaktı, yönetmenimiz bana replik vermek yerine beni oyundaki şarkıcı yaptı şaşırmadık tabi. Ve akabinde gelsin Ankara’daki canlı müzik mekanları.. Zaten sosyal kelebek olduğumdan tam bana uygun işi bulmuştum , inanılmaz eğleniyordum, ve bir beste grubumuz vardı sürekli üretiyorduk, haftada 2-3 gün sahnemiz olurdu ODTÜ 6 yılda ancak bitti bu yüzden.

Bir yanda müzikle aşkınız devam ederken bir yandan da hayatınıza akademik bir kariyer de eklediniz ve başka eğitimlerin de peşinden gittiniz. Orada tam olarak neler oldu, müzik nerede durdu, bir başka meslek sahibi daha olmanız nerede durdu, ikisini birden nasıl dengelediniz?

Ben bayağı Ankaralı idealist bir aileden geliyorum, “müzik yapacaksan yine yap kızım tiyatroda yine oyna kızım ama esas bir mesleğin olsun” tarzı yani. Ama yanlış da anlaşılmasın zorla okumuş falan da değilim, genlerimde var galiba önüme bir şey konunca okuyorum ben. 2 master bir doktora yaptım öğretim görevlisi oldum, çok da keyifle yaptım. Yurtdışında yaşayıp dünyayı görmeme bahane oldu çok da güzel oldu. O aralar kendime sahne alacak grup bulmak da sorun olmadı. Orada da sahne yaptım. Hayatta olduğumu hissettiğim yer galiba sahne.

Yıllarca sahnelerde olduğunuza yeniden dönmemiz gerekirse sahne sizin için nasıl bir deneyime dönüştü, kendi şarkılarınız yoktu belki orada ama nasıl bir repertuar sunuyordunuz dinleyicinize ve en önemlisi ne kadar mutluydunuz oralarda ve bir gün yeniden kaldığınız yerden devam etmenin umudu, rengi nasıl içinizde?

İlk grubum bir beste grubuydu, indie pop-rock tarzında, kendi şarkılarımızı da çalıyorduk, inanılmaz bir keyif tabi. Set list nasıl dersen hadi radyocu ağzıyla konuşayım adult contemporary listeler.

Dediğim gibi, hayatımda canlı müzik hep oldu, yaşadığımı hissediyorum belki de canlı söylerken. Seyirciyle birlikte eğlenmek benim için en büyük değer. Bakalım bu yaz için umudumuz var.

 

Yeniden şarkınıza dönmemiz gerekirse, “Hayatı Yaşa” sizinle birlikte ismine aşina olduğumuz iki ismi de bizimle buluşturdu. Sözlerini yazar Yalçın Tosun kaleme aldı, müziğini, düzenlemesini ve şarkının prodüktörlüğünü Tolga Görsev gerçekleştirdi. Bu ekip nasıl yan yana geldi, kendi şarkılarınızın da olduğunu biliyorum, bu şarkı ile nasıl tanıştınız ve başlangıç yapmaya karar verdiniz?

Açıkcası Tolga ile tanışmak ve beni, müzikte ne yapmak istediğimi anlaması benim için karar anı oldu. Benim niyetim insanlara motivasyon sağlamak, eğlenceli bir şeyler yapmaktı Tolga’nın bu bestesi amacımıza hizmet ediyordu ve Yalçın da beni tanıdıktan sonra sözleri kaleme aldı. Bu yüzden sözleri o kadar bana uygun ki! Yalçın’ın sözlerinin şarkı olması bu ilk değil, biliyorsun kendisi ödüllü bir edebiyatçı bir öykü yazarı çok değerli bir müzisyende daha var onun sözleri.

Bizim ekiple de gerisi gelecek gibi duruyor. “Müziği kendi kalite anlayışımıza göre yapacağız” ekseninde birleştik çünkü ve herkes sonuçtan çok memnun.

 

Şarkının sözleri sizin de hayatınızın felsefesi adeta, bu bilgiyi sizinle ön sohbetimize öğrendim ve bu anlamda da şarkınızı daha bir heyecanla dinledim, hayatı nasıl yaşadınız ya da hayatı nasıl yaşamaıyız, bu anlamda bu şarkıya nasıl sarılmalıyız, ya hayata?

Uzun bir hikaye anlatabilirim Kadri şöyle toparlayayım, sözler cidden benim hayat felsefem. Ezberi boz, etrafta dönen şeyleri kenara bırak, kendi işine bak.. Belki de Avrupa’da yaşamanın getirdiği bir sonuç. Etkim yoksa, değiştiremeyeceksem enerjimi oraya aktarmam, yapabileceklerime odaklanırım. Nakarat da tam olarak bunu ifade ediyor. Siz nasıl yaşamalısınız onu ben bilmeme ama, şarkı sizi yormadan modunuzu yükseltiyorsa, motive ediyorsa üzerine düşeni yapmış demektir.

 

Şarkınızla ilgili çok enteresan yorumlar okudum, mesela bir dinleyiciniz “yeni bir tür, klasik pop algısı dışında” derken bir başka dinleyiciniz “klip vhs klip gibi, özlemişiz” demiş. Alper Babayağmur imzası görüyoruz ve en önemlisi bir müzisyen kimliğiniz yanında sanki bir de oyuncu kimliğiniz ile bütünlüyorsunuz.
Biraz da klip sürecinizden bahsedelim istiyorum, fikir nasıl hayata geçti, her şey ne kadar içinize sindi?

Bu yoruma inanılmaz sevindim Dedim ya oyuncu olmaya niyetlendiğimde de kastta şarkıcı olarak yer aldığımdan oyunculuk içimde kaldı zaten. Ben de klibi değerlendirmeye çalıştım tabi ki :)

Görsel olarak da farklı bir şeyler yapmayı istedim evet, uzun yıllar müziğin içinde olup da klibi şimdi çekmek de bir fikir verdi. Gerçekten retro görünmesi gerekiyordu, seyredene, eskiden bir zamanda çekilmiş ama sanki o yeni fark ediyor, internetin derinliklerinde yeni buldu etkisini versin istedim. Alper de beni güzel anladı. Her seyrettiğimde çok eğleniyorum, yani tamamen içime sindi.

 

 

Yine sizden öğrendiğim kadarı ile bir şarkı ile kalmayacak bu yolculuk ve önümüzdeki günlerde isminizle ve sesinizle sık sık karşılaşacağız. Tam olarak da bu şarkının izinden mi gideceksiniz, yine farklı sözlere, bestelere açık mı olacaksınız, kendi şarkılarınızı mı dinleyeceğiz. Nasıl bir rota çiziyorsunuz kariyeriniz adına?

Tabi Hayatı Yaşa yayınlanalı 10 gün oldu. Yine de bu soruların cevaplarını biz de konuşuyoruz tabi Tolga’yla. Biz bu tarzı çok sevdik bu şekilde devam edeceğiz gibi görünüyor. Benim şarkıları da yine Tolga’ya emanet ediyorum tabi.

 

Söyleşimiz boyunca şarkılarınızı da paylaşacağız ki bu şarkılar arasında bu pandemi sürecinde de arkadaşlarınızla birlikte gerçekleştirdiğiniz performanslar da olacak. Sahnelerden uzak kaldığınız bir süreçti ama bu süreçte bu şarkılar, yeni şarkınız hayata geçti; özetle nasıl bir süreç yaşadınız, önümüzdeki günler adına umudunuz nasıl, nasıl olalım, nasıl iyileşelim peki?

Nasıl iyileşelim, önümüze bakarak.. En azından ben herhangi bir yol tıkandığında hemen fokusumu değiştiririm. Dışarı çıkamadık mı, hemen başka birşeye sararım ilgimi merakımı. Pandemi bana iyi bile geldi diyebilirim. İçimde pek çok yollar keşfettim çünkü. Ama hayatımızdan çıkan şeylerin, en başta performans sanatlarının eksikliği artık tahammül edilebilir gibi değil. Önümüzdeki günlerde sadece müziğin değil sanatın her dalının hayatımıza yeniden girmesini hevesle bekliyorum. Mesela bu röportajdan sonra doğru Lütfü Kırdar’a koşacağım, Contemporary Istanbul’a, hafta sonu çok kalabalık olur diye bugünden gezme niyetindeyim.

 

 

Elbette yolumuz yeniden kesişecek ama söyleşimizin şimdilik sonuna geliyoruz, çok teşekkür ediyorum ve kısa sorularımla size şimdilik veda edelim istiyorum.
İlk aldığınız albümü anımsıyor musunuz mesela, bugün sizde nasıl bir yerde o albüm?

Queen Innuendo, sanırım şimdi bir kutunun içinde duruyor ama kalbimde hep aynı yerde

 

Çok özel hayranı olduğunuz ve bir gün beraber çalışmayı da dilediğiniz müzisyenler kimler?

Uzun yıllardır bir hayalim var, paylaşayım mı? ) David Guetta, 2000li yılların sonundaki sound’ı ama.

 

Bugüne kadar birçok şarkıyı yorumlarınız ama en çok hangisinden sıkılmadınız?

Klasik Rock Ballad’larından hiç sıkılmadım. Şimdi bile hatırlayınca etkisine giriyorum, örneğin Heart “Alone”..

 

 

Her birinin heyecanı ayrı olsa da plaklar mı, kasetler mi, cd’ler mi dijital müzik mi, en çok hangisi ile mutlusunuz?

Elbette plaklar.

 

Müziğin dışında hayatınızın renkleri nelerdir, neler olmazsa olmazınızdır?

Günlük meditasyonum ve spor salonu koşmacası.

 

Bir dönem yurt dışında da yaşadınız, özellikle nereyi çok sevdiniz, nerede bir ömür yaşayabilirsiniz mesela?

Roma! Şaka değil uzun yıllardır balkonunda oturup Pantheon seyredebileceğim ev hayalim var. Sahibinden com.’da Panthehon manzaralı ev henüz bulamadım ama

Ve son soruda bize tam da bugünün, şu anınızın ruh halini bir şarkıyla özetleyin desem ve o şarkı ile final yapalım istesem hangisi olurdu?

Kadri belki senle çok konuştum bugün ama aslında biraz durgun hissediyorum; Lady Gaga Speechless çok iyi gider şimdi akustik versiyon ama.

 

 

Yasemin Mana’dan Performanslar

 

 

 

Kendimi şehrin dışına atmış olmama ve bir süre dinlenmeyi dileme isteğime rağmen boş duramadım. Geçen ay çok güzel albümlerle, şarkılarla karşılaştığımı söylemiştim notlarımın içinde, o çalışmalardan biri de Yasemin Mana’nın ilk single şarkısı “Hayatı Yaşa”ydı. Şarkının künyesini okurken fark ettim ki sözlerini sevgili Yalçın Tosun yazmış, müziği ve prodüksüyonu sevgili Tolga Gürsev gerçekleştirmiş, Erdem Sökmen başta olmak üzere birçok değerli müzisyen bu güzel sese eşlik etmiş ve bir de üstüne Alper Babayağmur şahane bir klip çekmiş. Ekip mükemmel peki ya ses?  Şarkının adı “Hayatı Yaşa” ki bayılıyorum böyle daha başından umutla koşan şarkılara, sonra bakıyorum ki çok içten, çok samimi…

Genel Bakış

0

Kullanıcı Oylaması: 4.45 ( 1 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*