Ocak 2011 yılında yayınladıkları ilk albümleri ülkemizde geçtiğimiz ay yayınlandı. Minör Empire grubu Kanada’da çalışmalarını sürdürüyor ve Ozan Boz’un prodüktörlüğünde hazırladıkları bu ilk çalışmaları “Second Nature” yine orada doğuyor. Kanada Radyo listelerinde bir numaraya kadar yükselen, CBC Radyo ve Toronto Sun müzik eleştirmeni Errol Nazareth tarafından “dünya müziği için geleceğe doğru atılmış büyük bir adım” olarak nitelendirilen bu çalışma ile geç kalınmış olsa bile buluşmamız çok sevindirici. Grubun kurucularından ve solistlerinden Özgü Özman ile geçtiğimiz günlerde bir söyleşi gerçekleştirdim ve kendilerine merak ettiğim her şeyi sormaya çalıştım. Adıma çok mutlu ayrıldığım bu söyleşiyi geçtiğimiz hafta içinde sayfalarımızda sizlerle buluşturduk. Keyifle okuyacağınıza, ötesinde henüz grupla tanışmamışsanız adınıza güzel bir keşif olacağına inanıyorum ve tüm ekibe teşekkürlerimi, sevgilerimi iletiyorum. Bu arada bu hafta yine yurt dışında, Amerika’da müzik çalışmalarını sürdüren başarılı ve genç bir müzisyeni daha sizlerle buluşturacağız sayfalarımızda, bizi takipte kalmanızı diliyorum.
Albümler adına bir hayli zengin başladık bu yıla ve öyle de devam ediyoruz. Geçtiğimiz hafta yayınlanan bir diğer albüme geçelim istiyorum ki Neslihan Engin imzalı. Engin’in ilk albümü “Ruhum Su Aldı” birçok kalbi fethetmişti, güzel izler bırakmıştı bizlerde. Geçen bu süre içinde yeni şarkılar hazırlamaya devam etti müzisyen ve şimdilerde ikinci albümü “Yara”yı bizlerle buluşturmanın mutluluğu içinde. Bu albümün ilk detaylarını geçtiğimiz günlerde sayfalarımızda sizlerle paylaşmıştık. Bu hafta da bu albümün tüm yolculuğunu dinlemek istedik kendisinden ve kendisi ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Her bir şarkısında başka bir rengi, başka bir hissi, başka bir aşkı yaşayacaksınız, öyle ki benim adıma da bu albümün ayrı saklanacak bir anısı oldu, kapak fotoğraflarına baktığınızda sanırım ne demek istediğimi anlayacaksınız :) Özetle tanımaktan çok memnun olduğumuz bir isim kendisi ve bu mutluluğunun yanındayız, eminim bize hak vereceksiniz dinleyince. Hoş geldin “Yara”.
Bildiğiniz üzere “Sevgililer Günü”nü karşılanacak, kutlanacak bu hafta. Artık ne kadar mutlusunuzdur bilemem :) Velhasıl stresli bir gün, sevgiliye ne alınacak, sevgili nereye götürülecek, gün nasıl başlayacak, nasıl devam edecek gibi sorular hala yanıt bulmuş olmayabilir. Biz de Müzik Ekspres ailesi olarak heyecanlıyız hatta o gün sayfalarımızda nasıl bir sürpriz yapabiliriz diye düşünüyoruz aşıklara, bakalım. Şimdi o gün gerçekleşecek konserler elbette biraz daha özel olacak, eminim müzisyenlerimizin böyle bir kaygısı yok, onlar zaten aşka, aşkla söylediler ve söylüyorlar şarkılarını ama biliyorum ki kendileri için de heyecan olacak. Hemen o gün kim, nerede, nasıl sahne alacak bir göz atalım mı?
Öncelikle o gün çeşitli buluşmalar göze çarpıyor ki ilk kez bir araya gelme halleri değil bunlar ama elbette izlemesi, dinlemesi ayrı saklanıyor. garajistanbul sahnesi o gün Bülent Ortaçgil ile Birsen Tezer’i bir araya getiriyor. Daha önce yine bu mekanda da olmak üzere birçok kere ikili bir araya geldi ve ortaya şahane bir müzik ziyafeti çıktı ki bilenler bu keyfi yeniden yaşamak için eminim iple çekiyorlar o günü. Önce Tezer sahneye çıkıyor sonra Ortaçgil ve gecenin finalinde birlikte düetler gerçekleştiriyor. Gürol Ağırbaş, Baki Duyarlar, Cem Aksel, Tunç Öndemir gibi değerli müzisyenler eşlik ediyor kendilerine ki bazen Erkan Oğur’u da görebiliyoruz bu ekibin içinde. Hani kaç kere izlemiş olursanız olun asla bıkmayacağınız bir sahne.
Yine bir başka buluşma da Çiğdem Erken ve Fırat Tanış arasında gerçekleşiyor. Bu ikili de daha önce birlikte sahne almıştı ama benim kendilerini ayrı ayrı dinleme şansım olmuştu. Erken’in birbirinden güzel iki albümü var ve şarkılarına aşinayız; Tanış’ın müzik yolculuğu da yeni başlamadı elbette ama son birkaç yıldır sahne performansı ile kendisini daha yakından tanımaktayız, bildiğim kadarı ile de bir dönem istemese de şu sıralar bir albüm hazırlığında. “Sahnede Aşk Şarkıları” adını verdikleri özel bir konseptle hazırlanıyor ekip güne ve Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde buluşmaya çağırıyor sevgilileri. Keyifli bir mekanda yine keyifli iki insanın şarkıları bekliyor sizi özetle. Sonrasında ise Koray Candemir’in sahne alacak olması da gecenin bonusu.
Yılların eskitemediği Yeni Türkü grubu da o gece sahne almaya hazırlanıyor. Jolly Joker’de gerçekleşecek konserde eminim ki her şarkıya eşlik edeceksiniz çünkü çok sevdik onların şarkılarını, dinlemekten hiç bıkmadık. Bronx Pi sahnesinde ise bir başka grup sahne alacak ki uzun bir aradan sonra yeniden müzik dünyasına dönen Tuna Kiremitçi’nin grubu Atlas. Şebnem Sönmez, Yasemin Göksu ve Suzan Kardeş bir araya geldi ve birkaç aydır çeşitli mekanlarda sahne alıyorlar. Yeşilçam şarkıları söylüyor ekip; her üçünün de yeri kalplerde ayrı, yan yana geldiklerinde alınacak haz büyük olabilir. Kadıköy Halk Eğitim merkezinde sahne alacaklar kendileri. Diğer birkaç alternatif ise şöyle; Babylon: Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars, Suada: Göksel, Kadıköy Sahne: Flört, The Mekan: Nilüfer Açıkalın, Mask Live: Hakan Tunçbilek.
Onun şarkılarını hep bir aşkla söyledik. Türk pop müziğinin kraliçesi Sezen Aksu’nun 14 ve 15 Şubat tarihinde Bostancı Gösteri Merkezi’nde vereceği konser aylar öncesinden duyurulmuştu ki bilet satış sitesinin sayfasında bizi şöyle bir yanıt bekledi: Daha sonra deneyiniz. Biletler tükenmişse ki çok büyük ihtimal hiç şaşırtıcı değil eğer hala varsa ki ihtimal vermiyorum hızlı davranmak gerekebilir. O gün orada hangi şarkıları söyleyecek kraliçe düşünmesi bile bırakın dinlemeyi aynı etkiyi yaratıyor ve kalbimizin hızla çarpmasına neden oluyor. Her şekilde yüzlerce insan o iki gün unutamayacakları bir konser daha izleyecek eminim, lütfen bizim yerimize de tadını çıkartsınlar.
“Sevgililer Günü” sebebi ile müzik mağazalarının vitrinlerini de çeşitli toplama albümler süslemeye başladı. Klasik “Love Songs” başlıklı, kırmızılı, kalpli albümler bir yana çok komik isimler de göze çarpmıyor değil. Mesela neden bir albümün adı Aşıklar ve Ayrılanlar İçin” ya da “Kadınların Sevdiği Şarkılar” olur, hakikaten şaka gibi. İçerik olarak eminim yayınlanan her albümde sağlıklı duruşlar var yani seçki yanına itirazımız yok Fakat böyle özel günler için ticari ön planlı çıkışları sevmiyorum ama bir şekilde de ihtiyaç hali yanından bir boşluğu tamamladığı gerçeğini de göz ardı etmiyorum, eminim birçok kişinin imdadına yetişiyor, iki tarafta memnunsa bize söz düşmüyor. Bu hafta yeni bir albüm haberi gözümüze çarpmıyor ama bu toplama albümleri bırakıp sade, samimi bir seçki yapmak isteyen kişileri birçok özel ve güzel albüm bekliyor.
2013 bitti ama izleri devam ediyor ve yılın en’lerini seçmeye doyamıyoruz. Sahi kim en en? İşte burada kafalar çok karışıyor. Yılın sonlarına doğru bazı müzik yazarları listelerini paylaştı. Birçok ortak isim kadar birçok farklı ismin de öne çıktığının tanığı oldu okuyucular. Birçok kurum çeşitli ödüller verdi, vermeye de devam ediyor hatta; yılın en iyilerinin toplandığı bir seçki albüm bile sunuldu piyasaya. Bir şekilde herkesin tek bir ya da birkaç noktada buluşma ihtimali mantıklı da bakarsak olmuyor. Özetle birileri bir şekilde ama orada ama öteki tarafta bir şekilde en olmayı başarıyor, acaba en iyisi bu mu zira kimse kimseye karışmıyor, kırılmıyor. Bu arada bazı platformlarda yılın iyileri adayı kısmı boş bırakılıyor ve sizin tercihiniz kim diye de soruluyor, hani doğru bir düşünce bu, birkaç kişi ile dönmüyor bu piyasa ve birkaç kişinin tercihi ile iyi olmuyor bazı isimler, genele daha fazla yaymak lazım bu durumu.
Geçtiğimiz senenin son ayında bir yarışma düzenledi ülkemizde. Eurovision var da neden Türkvizyon yok dediler ve böyle bir yarışma düzenledi bizimkiler. Şahsen ben ilgilenmedim, izlemedim ama geçen hafta içinde öğrendim ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına Gommalar ekibi katılmış yarışmaya. Gommalar grubu ile İstanbul’da aynı sahneyi paylaşmıştım birkaç kere ve kendileri dinlemekten büyük keyif alıyordum, daha fazla kişi ile bu heyecanı yaşadığım içinde doğal olarak mutluydum. Süreçte aldıkları derece ön finali geçmek olurken 12 ülke içinde 10.luk olmuş. Hemen bir çırpıda yarışan birçok şarkıyı dinlemek zorunda kaldım merak edip durumu ve benim birincim hakikaten onlar oldu. Geçen bu süre içinde ne yapıyorlardı, görüşememiştik ve ekibin solistlerinden Aytunç’a bir mail attım, tebrik ettim ve yeni çalışmalarını heyecanla beklediğimi söyledim, güzel haberlerini de aldım bu vesile ile. Bu sendroma kendilerinin yarışma şarkılarına hazırladıkları kliple veda edeceğim ve bazı birincilikleri ya da en’leri çok fazla ciddiye almayın diyeceğim, herkesin bir numarası var, herkesin başka birilerinin kalbinde birincilikleri var. İyi haftalar.
Müzik Ekspres Alternatif Ruhun Gıdası


