EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Sezen Cin Özdemir

Sezen Cin Özdemir

Bu yıl “Haftanın Söyleşisi”nde hız kessin istemiyoruz ve yine ilk kez sayfalarımızda konuk edeceğimiz çok değerli bir müzisyenle kaldığımız yerden devam ediyoruz. Müziğin tarzı değişse de güçlü sesleri değişmiyor Müzik Ekspres’te ve yine çok özel bir müzisyenle buluşuyoruz bu kez. Sevgili Sezen Cin Özdemir ile.

Türk pop müziğinin revaçta olduğu  revaçta olduğu 90’lı yıllarda Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde eğitime başlıyor müzisyen ve bir yandan bu eğitimi konservatuar süreci ile devam ettirirken bir yandan da mimarlık eğitimini es geçmiyor. Bu eş zamanlı hareketi günümüze kadar uzanıyor ki solo çalışmalarının yanında müzikte başladığı yerde şimdilerde koro şefi, solist, öğretim görevlisi ve yönetim kurulu üyesi olarak da başarılı bir yol çizmeye devam ediyor.

Bir dönem önemli ses yarışmalarında ülkemizi temsil ediyor ve hatta birincilik de getiriyor başarısı. Devamında gerek solo işlerinde gerek cemiyet albümlerinde de  ve elbette konserlerinde de duymaya devam ediyoruz sesini ki en son geçtiğimiz günlerde benim de çok sevdiğim bir sürpriz şarkı ile yeniden karşılaşıyoruz: Seninle Bir Sonbahar. Belki de ilk defa bir TSM şarkısı yapay zeka ile tamamlanıyor ve bize eski günlerin heyecanını yeni bir enerji ile sunuyor klibi de.

TSM olsun THM olsun kalbimizde hep özel bir yerdedir; özümüz, tertemiz kalbimizdir. Günümüzde hala yaşıyor ve yaşatılıyor olması elbette ki çok değerli ve çok kıymetlidir. Bizler de Müzik Ekspres olarak yer vermeye ve bu anlamda değerli konuklarla elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bu yüzden kendisi ile bu buluşma adıma heyecan verici. Şarkıların asla eskimediği gibi bu seslerin de hiç eksilmemesini diliyorum hayattan ki birlikte daha çok sonbahar göreceğimize inanıyorum. Çok teşekkür ediyorum kendisine bize vakit ayırdığı için. Bir özel teşekkür de sevgili Cansu Yılmaz’a ki bizim buluşmamıza vesile olduğu için. Ekspres bu hafta yine çok değerli bir eğitmeni, bir müzisyeni ağırlamaktan mutluluk duyuyor ve size arşivlik bir söyleşi sunmanın heyecanını yaşıyor.

Kadri Karahan / Editörün Notu

 

 

İnstagram

Youtube

 

“Seninle Bir Sonbahar” benim de çok sevdiğim bir şarkıdır ve bir yılın son günlerine doğru sesinizle buluşturdunuz bizi. Şarkınıza gelmeden önce en başa dönelim ki sizin bambaşka bir alanda da eğitiminiz var ama bir yandan da Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde başlayan bir de müzik eğitiminiz var. Mimarlık okurken bir yandan da müziğe dönük adımlar atmanız; bu hep istediğiniz bir şey miydi? Nasıl bir bir aradalık oldu o dönem hayatınızda?

Aslında müzik eğitimim daha da erken zamanda başladı, yine zor bir lise olan Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nde okuduğum yıllarda Üsküdar Musiki Cemiyeti başladı. Müzik benim doğuştan tutkum ve bence doğru zaman planlaması yapabilmeyi küçük yaştan itibaren sağlayabildim. Bir biri ile aynı anda yürütebiliyorum. Şuan da da çok yoğun bir beyaz yaka iş hayatım var ve müzik hayatım hep var.

 

 

Kariyeriniz aslında başarılarla başlamış müzik dünyasında. TRT kurumunda ses yarışması birinciliğiniz yurt dışında ülkemizi temsil etme sürecine kadar da taşımış sizi. Bu süreçte albümlerde de konuk olmuşsunuz. Öncelikle yeni kuşak bir TSM yorumcusu var karşımızda ve TSM kendi içinde bir ağırlığa, bir duruşa ve elbette makamlara bağlı bir müzik. Bu seçim sizi peki hiç düşündürdü mü? TSM’ye dünde büyük bir ilgi vardı ama siz nasıl karşıladınız bu ilgiyi, dinleyiciniz sizi nasıl karşıladı?

Evet kariyerime Türkiye’nin en önemli kurumundan, sesimin tescili ile başlamak çok değerli bir yolculuk. Aslında coğrafyamızdaki tüm müzikler makam müziği kullanılan enstrümanlara ve okuyuş tavrına göre ayrışıyorlar. Benim açımdan seçimin ötesinde bir yola giriş oldu. Üsküdar Musiki Cemiyetinde 27 yaşında Koro Şefi oldum, düşünme durumum hiç olmadı.

 

 

2017 yılında Üsküdar Musiki Cemiyeti adı altında yayınlanan iki albümde çok önemli seslerle yer aldınız ve devamında da solo çalışmalarda karşılaştık sizinle. “Kızıl Gonca” bu anlamda ilk EP çalışma olurken bu üçlemede bir de Sezen Aksu klasiği “Tutuklu”yu sizden dinledik. Burada şunu sorabilirim belki de siz kimlerden beslendiniz, kimler size her zaman ilham oldu ve elbette müziğin diğer renklerine ne kadar açıktınız. Mesela bu Sezen şarkısı çok yakıştı sesinize; günümüz müzik dünyası ile aranız nasıl devamında; kimleri dinliyorsunuz, kimler size heyecan veriyor.

Sezen Aksu müziklerini çok sevdiğim sanatçıdır. Küçük yaşlarımdan itibaren ilham oldu. Aslında o da eğitimini Türk Müziği üzerine aldığı için , eserleri Türk Müziği alt yapısına çok rahat uyuyor. Müziğin tüm renklerini seviyorum. Harmanlamayı da güncellendirme olarak görüyorum.

 

 

Devamında yine bir TSM klasiği “Affetmem Asla Seni” klasik yorumunuzun yanında iki versiyonla da alışılmışın dışında yorum ve sunum getirdiğiniz bir diğer çalışmanız olurken küçük bir ara da vermiş oldunuz göründünüz. O süreçte kuşkusuz müzikten kopmadınız belki de konserler devam etti belki de hayatın içinde diğer telaşlar. Bir şarkıyı bizlerle buluşturmak istediğinizde en çok ne öne çıkar, nasıl bir süzgeçten geçer o şarkı ve single, albüm sürecinize dahil olur?

Ara verme kendi adıma olmadı aslında, dediğiniz gibi , konserler , müzik çalışmaları hep devam etti. Ara gibi görünen o zaman zarfında Seninle bir sonbahar hazırdı ama yapım şirketim Babajim kapandı. Bu sebeple ara oldu, aslında çalışmamız hazırdı. Şarkıyı sizlerle buluşturmak istediğimizde , önce müzik direktörüm ile şarkı seçimimize karar veriyoruz , ritmik mi slow mu olsun ona bakıyoruz. Aranje tipi nasıl olur ona karar veriyoruz. Yani klasik mi olsun, jazz mı olsun bu gibi detaylar ile ilerliyoruz. Sonrası stüdyo, okumalar derken yoğun bir sürece giriyoruz. Hepsi çok keyifli.

 

“Seninle Bir Sonbahar”a gelince eşinize armağan ettiğiniz bir şarkı olduğunu öğreniyorum. Biraz bu hikayeyi dinleyelim istiyorum ki nasıl karşıladı kendisi, beraber bir anı nasıl canlandı; kimler size şarkının bu yolculuğunda eşlik etti, nasıl bir stüdyo süreci yaşadınız ve siz de akıma uydunuz ve klibinizi de yapay zeka ile hazırladınız? Tüm hikayesini burada dinleyelim mi bu şarkının?

Evet, eşimle biz sonbaharda tanışıp sonbaharda evlendik. Ben de evlilik yıldönümü hediyesi olarak bu şarkıyı ve klibi ona hediye ettim. Çok sevindi, hatta çıtayı o kadar yükselttin ki ben sana ne hediye edebilirim bunun üstüne dedi. Şarkının aranjesini Müzik Direktörüm Ozan Tügen yaptı. Klip için ise Türk Sanat Müziğinde henüz kullanılmadığı için yapay zeka ile tamamladı. Hasan Çetin senaryosunu yazdı, Hakan Utangaç da klibi yaptı. Gençlik halimize bizi götürdü
ve Yeşilçam tadında bir klip oldu.

 

Peki yeni bir yıldayız ve yeni şarkılar olacak mı, mesela şu ana kadar bahsettiğimiz tüm şarkılar bir dönemin imzaları ki belki böyle hisli, duygulu şarkılar artık üretilmiyor. Sizin böyle bir arayışınız oldu mu, mesela yeni şarkılar karşınıza çıktı mı, neden bu anlamda üretimler kısıtlı ya da yok. Mesela sizin sözleriniz, besteleriniz var mı. TSM ya da THM kuşkusuz hep yaşatılıyor ama acaba yeni üretimlere kapalı mı?

Yeni projem var, hatta %90 ı tamamlandı diyebilirim. Yıldırım Gürses’in az okunmuş bir eseri , bende yeni eser okumuş gibi bir enerjisi var. Yeni üretimler aslında yoğun bir şekilde var. Ama güzel aranje edilmeli , bir de alışılmış eserler ile ancak yaşıyor müziğimiz. Benim söz yazdığım tek eserim var, İranlı müzisyen dostum Arashk Rafiee beste yapıp gönderdi. Ben de ona Türkçe söz yazdım. “Ah Dolunay” single çalışmam.  Yeni üretimlere kapalı değil ama Türk müziğinin sunum alanları korolar ve konserleri ile kısıtlı.

 

Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde koro şefi, solist, eğitmen ve yönetim kurulu üyeliği görevinizin devam ettiğini öğreniyorum ki bu yanınızla da sizi tanıyalım istiyorum. Kuşkusuz TSM denince aklımıza gelen en önemli merkezlerden biri ve orada olmak nasıl; öğrencilerinizin size, sizin onlara dokunuşlarınız, kattıklarınız, birlikteliğiniz nasıl; hedefleri ne oluyor ya da amaçları, cemiyet dünden bugüne sürecini nasıl kriterler üzerinden ilerletiyor ve yaşamaya devam ediyor emekler?

Üsküdar Musiki cemiyetine 30 seneden fazladır devam ediyorum. Türk müziğinin ilk okulu , 107. Yılındayız. Oraya 15 yaşında ailem bir bıraktı ki, bırakış o bırakış. Ben kurumun her köşesinde yer almaktan çok mutlu ve gururluyum. Her derse girdiğimde öğrencilerime bir nüans kazandırmak çok büyük tatmin sağlıyor. Onlara bir şeyler verdikçe onlar da bana her an daha güzel bakıyorlar. Bence aşkla yapılan her iş etkisini karşıya da geçiriyor. Hedefleri öğrencilerimin iyi icracı olmak . Yaşları müsaitse devlet kadrosunda ilerliyorlar, konservatuara girişte de cemiyet terbiyesi çok önemli. Müzik kurumun verdiği konserlerle ilerliyor. Yılda 12 konser veriyoruz.

 

 

TSM konserleri dinleyicisi üzerinde yaşamaya devam ediyor. Gerek korolarla gerek bağımsız verilen konserlerde ben de bu ilgiyi görebiliyorum ki annem de bir koronun üyesi. Ama bir yandan da müziğin hızlı bir değişimi de var ki günümüz müzik sektörünün burada bakış açısı ne; eskiden plaklar, kasetler, CD’ler ile gösterilen hassasiyet şimdi biraz eksildi mi. Günümüz Türkçesinin kötü kullanılması mesela ya da sözlerin sıradanlaşması sizi üzüyor mu; sektörün buna izin veriyor olması sizi ne kadar etkiliyor mesela?

Ne güzel, annenizin de bir koronun mensubu olması. Türk müziği korolar ve konserlerle yaşıyor. Ben Türk müziğinin herkesin gönlünde yer aldığını düşünüyorum, bundan birkaç yıl önce pandemi döneminde her evden yükselen şarkı yine “elbet bir gün buluşacağız” idi. Günümüzde kontrolsüz bir durum var tabii, ama sosyal medyadan büyüyen bu durumu yine halk yönetiyor. Ne kadar kısıtlasanız da bu bir hayat akımı, tüm dünyada, dünya müziklerinde var bu durum. Sözlerin sıradanlaşmasını, yaşam hızına bağlıyorum. şarklarının zor olmasına  da halk tepki veriyor. daha kolay, kendini daha rahat ifade eden sözleri tercih ediyor halk da, eseri benimserken.

 

ve yeni bir yıldayız, sizi sayfalarımızda konuk etmenin mutluluğundayız. Siz ne kadar mutlusunuz peki ve yeni yılda neler olsun, neler dilediniz? Yeni yılda sizinle buluşmalar nasıl devam edecek, planlarınız-projeleriniz neler? Elbette dinleyicilerinize ve okurlarınıza buradan neler söylemek istersiniz? Çok teşekkür ederiz değerli vaktiniz ve bu konukluk için.

Ben de çok mutlu oldum. Sorularınız çok güzel, kendimi çokça ifade edebileceğim detaylarda.  Yeni yıl için de yeni çalışmam ve konserlerim var. Sosyal medyamı aktif kullanıyorum, oradan da beni takip edebilirsiniz. Biz takipte kalmaya devam etsinler. Sevgiler.

 

Bu yıl "Haftanın Söyleşisi"nde hız kessin istemiyoruz ve yine ilk kez sayfalarımızda konuk edeceğimiz çok değerli bir müzisyenle kaldığımız yerden devam ediyoruz. Müziğin tarzı değişse de güçlü sesleri değişmiyor Müzik Ekspres'te ve yine çok özel bir müzisyenle buluşuyoruz bu kez. Sevgili Sezen Cin Özdemir ile. Türk pop müziğinin revaçta olduğu  revaçta olduğu 90'lı yıllarda Üsküdar Musiki Cemiyeti'nde eğitime başlıyor müzisyen ve bir yandan bu eğitimi konservatuar süreci ile devam ettirirken bir yandan da mimarlık eğitimini es geçmiyor. Bu eş zamanlı hareketi günümüze kadar uzanıyor ki solo çalışmalarının yanında müzikte başladığı yerde şimdilerde koro şefi, solist, öğretim görevlisi ve yönetim kurulu…

Genel Bakış

0

Kullanıcı Oylaması: 4.75 ( 1 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*