EDİTÖRDEN
Anasayfa / NOTLAR / Haziran Ayı Müzik Notları

Haziran Ayı Müzik Notları

Hele Bir de Aylardan Temmuz ise Şarkılar Bir Başka

Evos Angel’s Temmuz ayında özel bir yayında okurları ile buluşacak. Bildiğiniz üzere benim de yazarı olduğum dergi Haziran ayı içinde bir ödül töreni gerçekleştirdi ki o geceye dair tüm detaylar ile orada buluşacaksınız. Ama sizi ve geçen ay içinde yayınlanan, dinlediğim albümleri bir ay daha bekletmek istemedim ve bu sayfalarda dergideki köşem konsepti sizinle buluşturmayı diledim.

90’lardı ve “Akdeniz akşamları” ne kadar güzel bir şarkıydı, bir vesile selam edelim notalarına.. Aylardan temmuz evet, neredeyiz, kimlerleyiz bilinmez ama şarkıların her ay olduğu gibi bu ay da kalplerimize, ruhlarımıza eşlik edeceği bir gerçek öyle değil mi? 90’lardan günümüze uzanan şarkılara dokunacağız önce, sonra günümüzün müzisyenlerine selam edeceğiz ve finalde her zaman olduğu gibi alternatif müziğin seslerine kulak vereceğiz. Yine keyifli bir renkliliğin içindeyiz, bulanmaya hazır mısınız? 

 

Sen Türküler Söyle Aşka Dair 

90’lı yıllardayız önce ve birbiri ardına yeni isimlerle tanışıyoruz. Soner Arıca ilk albümü “Bir Umut”u 92 yılında yayınlıyor ve beklenen çıkışını yapıyor. Ardından hız kesmiyor ve devamında da nice albüm, nice hit şarkı peş peşe geliyor. Bana en sevdiği şarkısını soracak olursanız ilk albümünü, “Sen Türküler Söyle”yi işaret ederim önce, her ne kadar düzenlemesi sözlerinin aksine farklı bir yürüyüşte de olsa şarkının duygusu kalbe geçmekte gecikmiyor. O duyguyu yakalayan ve o yıldan beri de hiç bırakmayan isimlerden biri de İsmail Karayün. İlk albümü “İns an İnsanın Kılıcı”nın üstünden single yolculuğuna devam eden müzisyen 30 yıl sonra anılarının peşinden gidiyor ve şarkıya yepyeni bir yorum getiriyor. 

Gürkan Çakıcı’nın düzenlemesine imza attığı şarkı iki ayrı şehirde birçok değerli müzisyenin eşlik etmesi ile 30 yıl aradan sonra kendine yepyeni bir soluk ile karşımıza çıktı. Bu güzel şarkının ben adına heyecanı da aynı zamanda kapak fotoğrafına imza atıyor olmam. Karayün şarkı süreci ile beraber İstanbul konserlerine de başlıyor ve dinleyicilerini güzel sesi, albümünden şarkıları ve seçtiği coverlar ile keyifli bir yolculuğa davet ediyor. Müzik dünyası belki sesini yeterince duymadı ki bu üzücü, çünkü gerçekten çok kötü şarkılar, çok kötü sesler dinliyoruz. Bu yazıyı okuyorsanız ve henüz kendisi ile tanışmadıysanız bir şans vermelisiniz kendisine ve  kendinize, eminim ki söylediklerime tamamen hak vereceksiniz. 

 

Yalan Değil İnan Seni Senden Fazla Sevdim 

90’lı yıllar coverları her daim ayrı heyecanım ama elbette dokusunu çok bozmadan bir o kadar da güncel sounda ayak uydurularak sunulursa tadına doyamıyorum. Soner Arıca gibi 90’larda tanıştığımız bir başka isim de Suat Suna olmuştu. İlk albümleri özellikle ses getirmişti ve çizgisini hiç bozmadan da o gün bugündür yoluna hep samimiyetle devam etti. En son 2002 yılında “Su Damlası” isimli albümü ile karşımıza çıkmıştı ki 20 yıl sonra.

Suna yıllar sonra yeniden karşımıza ama bu kez bir kere daha eski şarkıları ile çıkıyor, bir tür düet şarkılar projesi ama söz-müzik kendisine ait, sevdiğimiz çalışmalarına yeni düzenlemeler, yeni soluklar. İlk şarkı “Aramızda Uçurumlar”ı geçtiğimiz aylarda yayınlayan müzisyen bu şarkısını Fatma Turgut ile yorumlamıştı.   Sıradaki şarkı “Yalan Değil” oldu ve şarkıyı İskender Paydaş düzenledi, Deniz Seki bu kez konuğu oldu. Deniz Seki dergimiz Evos Angel’ın düzenlediği “Dijital Dünyanın Enleri” ödüllerinde yılın pop şarkıcısı seçilmişti ki bu düetini takiben Musa Eroğlu için hazırlanan projede de bir türkü seslendirdi. Kuşkusuz bu başarısı önümüzdeki günlerde de devam edecek ve kendisi ile daha nice şarkıda, ödülde buluşacağız. 

 

Romanlardaki Sevgililer Gibi Aşk Yaşanır mı Bu Hayatta?

Bu yıl içinde de fark ettiğim bir şey var ki yıla 90’lar heyecanı bir başkaymış, hepimiz çok özlemişiz, hepimiz o kadar çok içinde mutluymuşuz ki hiç sıkılmamışız. O yüzden bu coverlar var ve hiç abartı değil, eski halleri zaten baş tacımız olduğu gibi yeni halleri de hiç geri çevirmek istemediğimiz dostumuz. Bakın bir cover daha geliyor o yıllardan ki “Saman Alevi 92 doğumlu bir şarkı, Ozan Orhon ile ilk buluşmamızın simgesi, anısı. Şarkı 30’ncu yılında yepyeni bir düzenleme ile karşımıza çıkıyor ki Orhon bu sürprizin sinyalini birkaç ay önce gerçekleştirdiğim söyleşide ilk benimle paylaşmıştı, geçtiğimiz günlerde de herkes durumdan artık haberdardı, aşk bu kadar kolay mı derseniz bilemeyiz ama şarkı hala formundaydı.

Sözleri Şehrazat’a müziği Garo Mafyan’a ait bu şarkı bu kez Ozan Gülek tarafından düzenlendi, klibi de başarılı müzisyen Bahadır Tatlıöz tarafından çekildi.  Ozan Orhon” yıllar sonra dillere pelesenk olmuş şarkısını yeniden söylemekle ilgili duygularını ise şu sözlerle dile getirdi: ”Saman Alevi’ni 30.senesinde aynı 90’lı yıllardaki dolu dizgin duygularımla okudum, herkes çok istiyordu yeniden söylememi ve ben de çok mutlu oldum. Bu yaz yenilikçi altyapımızla herkesi dans ettirmeye hazırlanıyoruz. Bazı şarkılar vardır ki asla değerini yitirmez bu şarkı da öyle işte… Umarım yeni nesil de çok sever ve sahiplenir, kalplerinize emanet. Hay hay, keyifle. 

 

Ya Sen Ya Hiç Bana Aşkın Lazım

 90’lar birçok kişide olduğu gibi Bendeniz için de en güzel zamanlardı. Çıkışını yaptığı 1993 yılında yayınladığı ilk albümü ile getirdiği ses diğer albümlerinde de tüm enerjisi ile devam etti ve bize o gün bugündür severek dinlediğimiz nice şarkıyı armağan etti. Diskografisine baktığımda şarkılarının bugüne kadar hiç coverlanmadığını fark ettim, bunun bir özel sebebi var mı bilmiyorum ama sanırım bir yerden start verildi ve geçtiğimiz günlerde çıkışını yaptığı “Ya Sen Ya Hiç” isimli şarkısı genç bir ses tarafından dinleyicisi ile buluştu, peki kim bu ses?

Geçtiğimiz sene Emre Kaya’nın de desteğini alarak yayınladığı “Heves” isimli şarkısı ile sesini duyduğumuz Oğuz Saral hep müzisyen olma hayalini kurmuş, çıkış şarkısı ile de bu hayalinin ilk adımı gerçekleşmiş ki ne güzel de memnun kalınmış. Saral, “Ya Sen Ya Hiç” yayınlandığında üç yaşındaymış bu da enteresan bir detay, o çocuk büyümüş ve yıllar sonra cover olarak ilk yıllarındaki bu şarkıda karar kılmış, Sözü Zeynep Talu’ya müziği Garo Mafyan’a ait olan şarkının 2022 versiyonunda düzenleme çok doğru bir seçimle Erdem Kınay’a emanet edilmiş. Günümüz müzik piyasasında samimi bir ses ve görebildiğim kadarı ile de bu çalışmasından sonra adını daha sık duyacağız. Peki bu arada Bendeniz nerede sahi? Ara ara sahne aldığını görüyorum ama en son 2018 yılında kendi best of albümünü yayınladıktan sonra bir daha karşımıza çıkmadı, keşke bir sürpriz yapsa. 

Bu Akıl İçinde Bir Deli ile Yaşar 

İtiraf etmem gerekirse “Sagopa Kajmer neden dinler biri” dediğim zamanları biliyorum. Hatta evimin az ötesinde verdiği bir konserdeki çılgın kalabalığa kızdığım günleri de anımsıyorum. Oysa ki haklı sebepleri, benim için de anlamam için sanki biraz zamana ihtiyacım varmış. Rap tüm dönemler içinde çok ilgilendiğim bir tarz olmadı. Eskilerden bir Ceza yenilerden bir Ezhel sevdim ama birçok isme şans verdim, kimyamız tutmadı. Ama Sagopa’yı nerede ve ilk hangi şarkıda yakaladığımı tam anımsamasam da son dönem yaptığı tüm işleri keyifle dinledim ve her seferinde bir sonraki için heyecanlandım. 

Sagopa Kajmer bu sene içerisinde sadece “Kim” isimli bir single yayınlamıştı ki meğerse fırtınanın habercisiymiş bu şarkısı. Şimdilerde 12 şarkılık “Kağıt Kesikleri” ile karşımızda ki duyar duymaz heyecanlandım. Albümün açılış şarkısı “Dokunan Yanar” büyük ihtimalle yıl sonu en çok dinlediklerim listesinde ve yılın en iyi on şarkısı sıralamamda başrolde olacak. Kahmer; Albümün sürprizlerine gelince Dr. Fuchs ile yıllar sonra yeniden düet yapması bir başka heyecan olurken sürpriz isimler sadece kendisi ile sınırlı değil. Albümde Ramiz, Velet, Şehinşah gibi çizginin başarılı diğer isimlerle buluşmalar, bazı eski şarkılarının edit versiyonları da mevcut. Albümün ilk klibi Şehinşah düeti “Bla Bla bla” isimli şarkıya çekilirken kim bilir belki de tüm bu ekibi yakın zamanda bir sahne performansı ile dinleme şansını buluruz. Bir itiraf daha etmem  gerekirse günümüzün popüler müziği rap ardı ardına birçok ismi müzik dünyasına sunuyor ama hepsini toplasak bir Sagopa ozanlığı etmiyor, kusura bakmasınlar, öyle basit iki cümle, iki melodi, bilmem kaç tıklanma, izlenme ile bu iş olmuyor, kendisinden ciddi ders alsınlar. 

 

Beraber Koştuğumuz O Yollar Aslında Hep Aynılar

Yazın en hit şarkılarından biri belli oldu diyebiliriz. Gökçe’den “Hayat Sana Güzel”. Şarkının basın bültenindeki bir paragraf aslında birçoğumuzun içinden geçirdiği bir durum: Sosyal medyada ya da özel hayatımızda tatil, eğlence veya keyifli ortamlarda bulunduğumuz zamanlara ait fotoğraf veya videoların altına yazılan tüyler ürpertici o sözden hangimiz hoşlanıyoruz ki?”. Bırakın hoşlanmayı nefret ediyorum ki bazen iş için gittiğim etkinliklerde ya da fırsat bulup gittiğim yerlerde bazen bu sebepten dolayı inanılmaz geriliyorum. Bir konser izlemek ya da ne bileyim ucuz yollu bir seyahat etmek ile hayat bana ne kadar güzel olabilir ki? Ama duyuyorum, ama söylüyorlar. Bir yerde duygulara tercüman olmuş şarkı, içimizi okumuş adeta. 

2009 yılında ilk albümü “5 Kuruş Yok” ile ilk kez kapımızı çalan Gökçe hepimizin bildiği üzere asıl çıkışını iki yıl sonra “Tuttu Fırlattı” ile yapmıştı ki yediden yetmişe şarkı herkesi yakalamıştı. Bu şarkı peki nasıl aşılacaktı, bir sonraki adımlarında aynı etkiyi bırakacak mıydı? Bence bıraktı; “Ne Yapardın” ya da “Hep Beraber Deliriyoruz” isimli şarkıları da en az bu hit şarkısı kadar dilimize dolanandı; artık çizgisin biliyorduk, kendine hastı, klasik olmaktan uzaktı, en azından ben dinlerken kendisini hep bir şekilde kıpırdadım, sıkılmadım. Yeni şarkısı da öyle; bir yerde şarkının isminden eğlenceli bir şeylerin sizi beklediği ortada ama sözlerinde de hafir bir duygusallık yok değil. Şarkının sözü ve müziği kendine ait düzenlemesini de Alen Konakoğlu gerçekleştirmiş. Mutlu mutsuz, zengin fakir ,şanslı şanssız elbette hepimiz farklıyız. Fakat, ıslandığımız o yağmur ,yüzümüze vuran o rüzgar, aşk, sımsıcak bastığımız o kumlar hep aynılar. Hayat hepimize güzel olsun. 

 

Yüksek Dağları Aşana Kadar Koştum 

Muhtemelen yılın şarkıları listemde şimdiden bir yer edindi “Sustum”. Bir süredir müzik dünyasının içinde olan ama beklenen çıkışını “Uzunlar” ile yapan ve hemen ardından “Kötü Zamanlar”, “Dibi Ne Kadar” gibi hitler yayınlayan Evdeki Saat yine dergimiz tarafından düzenlenen “Dijital Dünyanın Enleri” ödüllerinde ödül alan isimlerden biriydi. Melankolik sözlerin, elektronik altyapıların üzerine yerleştiği yeni albümü “Huzursuzluğun Meyvesi” ise tam da bu sürecin üzerine ilaç gibi geldi.  Albümün habercisi, sırasıyla yayınlanan Sarmaşık, Rüyadasın ve Sustum parçaları olmuştu. Albümün adı geçtiğimiz senelerde Twitter’da bir kullanıcı tarafından atılan Tweet’e ithafen konulmuş bir isim.“Hiçbir zaman huzuru bulacağımı düşünmüyorum fakat artık bu huzursuzluk meyvesini vermeli.”

Yazın gelmesine rağmen eksik olan bir şeyleri olduğunu hepimiz biliyoruz. Kuşkusuz ki iyi zamanlardan geçmedik ve şöyle sırtımızı yaslayıp rahat bir şekilde bir huzurun içinde olmadık, hep bir şeyler dürttü, hep bir yanımız bir sonraki günden ürktü. Bu sebeple dinlediğim en hareketli bir şarkıda bile hep bir hüzün hissettim, hep bir yalnızlık, hep bir buhran. Evdeki Saat’i dinlemek bana iyi geliyor. Albümün sürprizine gelinde  söz ve bestesi Selahattin Sarıkaya’ya ait olan ve bugüne kadar önemli birçok isim tarafından yorumlanan  “Adana Köprü Başı” kuşkusuz. Neşet Ertaş’lar, 70’ler Anadolu Pop, TRT Türkü’de çalan türkülerden esinlendiğini söyleyen Evdeki Saat doğal olarak bağ kurmakta gecikmemiş bu türkü ile de. 

 

Müzik Ekspres / Alternatif

Nükhet Duru, cover projelerine kaldığı yerden devam ediyor. Evdeki Saat’in “Uzunlar” şarkısını coverlayan Duru, bu kez 2011 çıkışlı Model şarkısı ‘Değmesin Ellerimiz’ i seslendirdi. Söz ve Müziği Can Temiz’e ait olan şarkının düzenlemesi ise Cenk Erdoğan imzalı. Back vokalde ise solo kariyeriyle de adından söz ettiren Duygu Soylu bulunuyor. Duru’nun ismiyle müsemma sesiyle yeniden hayat bulan şarkının bu yeni formu da en az sevdiğimiz hali kadar dikkat çekici. 

Sertab Erener 23 yıl sonra “Vur Yüreğim” şarkısında Şanışer ile düet yaptı. Sanat hayatında 30 yılı geride bırakan Sertab Erener, Vur Yüreğim’i tam 23 yıl sonra; dünyayı, sistemi ve insanı kendine has tarzıyla anlatmayı tercih eden Şanışer ile birlikte seslendirdi. Şarkının klibi eski klibi ile aynı dekor ve kostümle çekilerek bizleri 23 yıl öncesine götürse de dünyamızda hala aynı sorunlarla uğraştığımızı bir kez daha gözler önüne serdi.

Mazhar Alanson’un 2019 yılında Turhan Yükseler yönetiminde Cemal Reşit Rey (Senfoni Orkestrası ile verdiği “Mazhar Senfoni” konseri albüm olarak yayınlandı. Tamamı kendi söz ve bestelerinden oluşan 5o yılı aşkın kariyerinin en önemli hitlerinin bir arada bulunduğu konserde / albümde 40 kişilik orkestra bu büyük sesin bestelerine hayat verdi.  Albüm  hem sevenleri için paha biçilmez bir yerde.hem de müzisyenin kariyerinde yeni bir döneme işaret etmekte. 

90’lar takipçilerinin Grup Şara’nın üyesi olarak hatırlayacakları; günümüze kadar da müziğin mutfağında yer alarak birçok önemli isimle çalışan Hakan Caneroğlu  uzun süren albüm sessizliğini hareketli bir single ile bozdu.  Dans ritimli elektronik yapısı ile özellikle dans listelerinde yer alabilecek “Gel Gidelim” müzisyenin günümüz koşullarında özellikle pandeminin yaşattıklarının aksine dinlerken zihinleri olumsuzluklardan uzaklaştırabilen, an’a biraz neşe katmasını umduğu bir çalışması. 

Sezgin İnceel, söz ve müziği kendisine, düzenlemesi ise Sezen Aksu ve Nuri Harun Ateş düeti Geçmişe Susmasını Söyle’den tanıdığımız Ogün Dalka’ya ait yeni şarkısı “Ayaktayız” ile yaza merhaba diyor. Sanatçı, Seda Sayan’ın “Köpek gibi çalışıp kraliçe gibi yaşıyorum” cümlesinden esinlenerek yazdığı bu şarkı ile dinleyicilerini matruşkalardan Narkissos’a uzanan bol metaforlu hayal dünyasına davet ediyor. Şarkı aynı zamanda kendi kimliğini korkmadan yaşayan herkese bir saygı duruşu.

Müzikal yolculuğuna çeşitli canlı performanslar ve ev kayıtlarıyla başlayan başarılı müzisyen Nilay Özkara, ilk stüdyo teklisi “Gibi”yi dinleyicileriyle buluşturdu. Şarkı, artık var olmayan ve bir daha var olmayacak şeylere duyduğumuz özlemi, singer-songwriter ile modern caz arası bir üslupla anlatıyor. Müzisyen şarkının bu yeni düzenlemesini “Şarkım adeta coğrafya değiştirdi” sözleriyle ifade ediyor. Özkara yeni şarkılarının düzenlemelerine ve kayıtlarına ara vermeden devam ediyor.

Bağımsız müzik sahnesinin başarılı temsilcisi Selin Sümbültepe; 70’ler ve 80’ler funk ve soul groove rüzgarları estirecek yepyeni şarkısı “Kıskıvrak” ile yeniden bizlerle. Retro ögelerle dolu, bossa başlayan şarkı; “Gitsem yarım, kalsam tam değil” sözleriyle alışkanlıklardan uzaklaşmanın zorluğunu yaz akşamı hüznüyle hatırlatıyor. Sümbültepe “Kıskıvrak” ile yeni müzikal yolculuğunun da ilk sinyallerini verirken enerjik klibi ile de dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. 

“İlişkiler biter ama duygular bazen peşini bırakmaz. Artık kendi kendine kalsan da yaşananların hayaleti seni takip eder. Sorgulamalar, başa sarmalar, sevgiliyle geçen anlar musallat olur.”… Yorumcu, besteci ve söz yazarı kimliğiyle tanınan Damla Pehlevan, elektronik müziğin sınırsız hayal gücünü ekleyerek üretimlerini sürdürüyor. Orijinali Farsça olan yeni şarkısı “Musallat” elektro-orient altyapısı ve güçlü sözleri ile dikkatleri çekiyor.  

Hele Bir de Aylardan Temmuz ise Şarkılar Bir Başka Evos Angel's Temmuz ayında özel bir yayında okurları ile buluşacak. Bildiğiniz üzere benim de yazarı olduğum dergi Haziran ayı içinde bir ödül töreni gerçekleştirdi ki o geceye dair tüm detaylar ile orada buluşacaksınız. Ama sizi ve geçen ay içinde yayınlanan, dinlediğim albümleri bir ay daha bekletmek istemedim ve bu sayfalarda dergideki köşem konsepti sizinle buluşturmayı diledim. 90’lardı ve “Akdeniz akşamları” ne kadar güzel bir şarkıydı, bir vesile selam edelim notalarına.. Aylardan temmuz evet, neredeyiz, kimlerleyiz bilinmez ama şarkıların her ay olduğu gibi bu ay da kalplerimize, ruhlarımıza eşlik edeceği bir gerçek…

Genel Bakış

0

Kullanıcı Oylaması: 4.9 ( 1 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*