EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Dj Guilherme

Dj Guilherme

Ben ve Ekspres ruhum kapımın çalınmasını ve orada yeni dostluklarla karşılaşmayı çok seviyor. Bugüne kadar müzik vesilesi ile çok kıta aştık, çok müzisyenle yan yana geldik, harika keşifler yaptık. Şimdi onlardan bir tanesini daha sizlerle buluşturmak istiyorum ki sosyal medyanın bizi yakınlaştıran ve eski bir dost gibi birleştiren bu yanına da hayran kalıyorum.

Yine uzak ama sımsıcak bir ülkeye gidiyoruz. Bu soğuk günlerde sizleri Brezilya’nın São Paulo şehrine götürüyoruz, çünkü bizi orada sevgili Luis bekliyor. Müzik dünyasında DJ Guilherme adıyla tanınan aynı zamanda prodüktörlük de yapan Luis ile buluşmamızın en önemli sebebi aslında onun çok merak ettiği bir noktaya yanıt aramak. “Só Socadinha” isimli çalışması yayınlandıktan yedi yıl sonra, herhangi bir pazarlama kampanyası veya plak şirketi stratejisi olmaksızın bir anda ülkemizde ciddi bir dinleyici kitlesi yakalıyor. Ve şarkının bir anda kilometrelerce ötede belki de kendisi bile unutmuşken anımsanmasının peşine düşüyor ve orada yolu benimle kesişiyor. Bu arada world söyleşilerimizdeki desteğinden dolayı da Emre Kalcı için kalpler bırakıyorum.

Kendisi kadar benim de şaşırdığım bu sürecin üzerine gidelim ve madem şarkısı geldi, neden oturup uzun bir sohbet etmeyelim diye düşünüyorum. O çok merak ettiği dinleyicileri ile bir araya gelme şansını bulabilmesini gönülden istiyorum. Diller, saat farkı gibi çeşitli hallerimiz iç içe giriyor ama bir şekilde her şey yolunda gidiyor, işte sonunda sevgili Luis ile burada, karşınızdayız. Dizilerinden müziklerine, karnavalından sporuna, futbolundan kahvesine ve sımsıcak insanlarına kadar Brezilya gidemesek bile kalbimizde hep özel bir yerde değil mi? Belki bir gün kendisini de burada dinleriz ve misafirperverliğimizi gösterme şansını buluruz. Şimdi sizi bir yandan hayat hikâyesine ya da bir anlamda başarı öyküsüne bir yandan da müziklerine ve sayfalarına davet ediyorum. Keyifle okumanızı diliyorum. Muito obrigado e cumprimentos.

Kadri Karahan / Editörün Notu

 

 

My “Ekspres” spirit and I love opening our doors to unexpected knocks and the new friendships they bring. Music has taken us across continents, brought us alongside countless musicians, and led us to wonderful discoveries. Now, I’d like to introduce you to one more of those discoveries. I’m continually amazed by the way social media brings us closer together, connecting us as if we were old friends.

Once again, we’re heading somewhere far away, yet wonderfully warm. On these cold days, we’re taking you to São Paulo, Brazil, where our dear Luis is waiting for us. Luis, better known in the music world as DJ Guilherme, is also a producer. But what brought us together was, above all, a question he was eager to find an answer to. Seven years after its release, his track “Só Socadinha” suddenly found a sizeable audience in Turkey, without any marketing campaign or record label strategy behind it. Curious about how a track he had released years ago could suddenly resurface thousands of miles away, perhaps in a place where he never imagined it would be heard, Luis began to follow the trail of this unexpected rediscovery. And that’s where our paths crossed. And while we’re here, I’m sending a little love to Emre Kalcı, too, for his support of our World interviews.

I thought it was time to explore this whole unexpected journey, which has surprised me just as much as it has surprised him. And since his track has found its way here, I thought, why not sit down and have a proper, long conversation with him, too? I genuinely hope he’ll get the chance to connect with the listeners he’s been so curious about. Languages, time differences, and all our little complications get tangled up along the way, but somehow , everything falls into place. And so, here we are at last, bringing you our conversation with dear Luis.

From its TV series and music to its carnival, sports, football, coffee, and wonderfully warm people, Brazil has always held a special place in our hearts, even if we’ve never had the chance to visit, hasn’t it? Perhaps one day, we’ll get to hear Luis perform here in Turkey, too, and have the chance to show him our own hospitality. Now, I invite you to discover his life story, his journey to success, his music, and his online pages. I hope you enjoy reading, listening, and exploring! Muito obrigado e cumprimentos…

Kadri Karahan / Editor’s Note

 

 

İnstagram

Youtube

 

 

Yaklaşık yedi yıl sonra, Türkiye’yi hedefleyen herhangi bir pazarlama kampanyası veya plak şirketi stratejisi olmaksızın “Só Socadinha”, Soundcharts’ın Türkiye’deki TikTok Popüler listesinde 3. sıraya yükseldi. Bu şarkı vesilesi seninle yan yana gelip seni tanımak istiyoruz. Çocukken FM radyosundan şarkıları kasetlere kaydedip kendi karışık kasetlerini hazırladığın günlere dönelim, müzik seni nasıl yakaladı o yaşlarda, senin için nasıl bir heyecandı o kasetler?

Müzikle ilişkim çocuk yaşlarda başladı; FM radyodan şarkıları kasetlere kaydedip hip-hop müzik videoları izlerdim. Sevdiğim şarkılardan kendi derlemelerimi oluştururdum. Geriye baktığımda, daha sonra DJ olarak yapmaya başladığım şeyle bir bağlantı görüyorum: müzik seçmek ve kendi kişiliğimle bir sıralama oluşturmak. Daha sonra annem işten eve bir bilgisayar getirdi ve ben de müzik indirmeye ve topluluk etkinliklerine götürmeye başladım. Yavaş yavaş, müzik dinlemekten müziğe katılmak istemeye doğru ilerledim.

 

 

Peki bu kasetlerde kimler vardı, kimleri dinleyerek müziğe olan aşkın başladı. Bir dönem müzikle uğraşabilmek için bir çift spor ayakkabını bir dizüstü bilgisayarla takas ettiğini öğrendim. Sonra o bilgisayar sana nasıl ilham verdi; profesyonel olma yolunda ilk adımları nasıl attın?

Kasetlerimde 2000’lerde dinlediğim 50 Cent ve Rihanna gibi sanatçılar vardı. Daha sonra, DJ’liğe ve funk müzik prodüksiyonuna ilgi duymaya başladıkça Rio de Janeiro’lu DJ’ler önemli ilham kaynaklarım oldu.

Dizüstü bilgisayar önemli bir tercihti. Ailem bana yılda bir çift yeni spor ayakkabı verirdi ve ben de o ayakkabıları ikinci el bir dizüstü bilgisayarla takas ederdim. Kendi ekipmanıma sahip olmak bana çalışma ve deneme yapma şansı verdi. 2010 civarında Sony Acid Pro’yu keşfettim ve müzik prodüksiyonu öğrenmeye başladım. Ayrıca etkinliklerde çalmaya ve MC’lerle performans sergilemeye başladım. İlk ücretli konserim bana 80 Brezilya reali kazandırdı. Her küçük adım yeni bir olasılığın kapısını açtı.

 

Kariyerinin başlangıcında önemli bir yere sahip olan São Paulo’nun funk sahnesinin klasik buluşmalarından Encontro de MC’s’in resmi DJ’liğini üstlenmişsiniz. Her hafta MC’leri bir araya getiren, performanslara ve fikir alışverişlerine alan açan bu deneyim, müzikal yolculuğunuzu ve sahneye bakışınızı nasıl etkiledi? 

Encontro de MC’s, Pazartesi günleri Nitro Night’ta gerçekleşiyordu. Her hafta orada olmak beni sanatçılara ve izleyicilere daha da yaklaştırdı ve sahnede MC’lere eşlik eden bir DJ olarak nasıl çalışacağımı öğrenmeme yardımcı oldu. Performans sergileyene, müzikal ipuçlarına ve izleyicinin tepkisine dikkat etmeniz gerekiyor. Bu deneyim bana funk müziği hakkında pratik bir anlayış kazandırdı. Oradaydım, performansları takip ettim ve canlı olarak olanlardan öğrendim.

 

 

2015 yılında GR6 bünyesinde MC Novin ile çalışmanız ve ardından Rave Funk ile Beat Automotivo alanındaki üretimleriniz, müzikal yolculuğunuzun önemli durakları olmuş. 2021’de kendi bağımsız plak şirketiniz Clima Funk’ı kurmanızla birlikte bu yolculukta yeni bir sayfa açılmış. Brezilya funk sahnesinin içinden gelen deneyimleriniz, kendi müzikal kimliğinizi oluşturmanızı ve Clima Funk’ı kurma kararınızı nasıl etkiledi?  

MC Novin ile çalışmamız GR6’ya katılmadan önce başladı. 2014 yılında, topluluğumuzda onunla çalışmaya, müziğini tanıtmaya ve beat üretmeye yardımcı olmaya başladım. “Vou Te Levar Pro Beco” milyonlarca izlenmeye ulaştı, Brezilya genelinde gösterilere kapı açtı ve 2015’te GR6’ya katılmamızı sağladı.

Daha sonra, 2017 ve 2018 yılları arasındaki bağımsız bir dönemde, funk automotivo’yu ve partilerde deneyimlediğim elektronik müziği bir araya getirmeye başladım. Dansçıların güçlü vuruşları ve bu elektronik sesler, prodüksiyonlarımda buluşmaya başladı. Beat UnderCover, 2018’in sonlarında yaratıldı ve Ocak 2019’da yayınlandı.

Clima Funk, telif hakları, dağıtım ve müzik sektörü üzerine çalışmama yol açan deneyimlerin ardından 2021’de kuruldu. Dağıtım, tanıtım ve yayın planlamasıyla başladı, ardından prodüksiyon ve sanatçı geliştirme alanlarına genişledi. Plak şirketini kurmak, bu öğrendiklerimi kendi çalışmalarım ve diğer sanatçılar için bir yapıya dönüştürmeme olanak sağladı.

 

 

ve artık başarın sadece Brezilya’da değil artık sınırlar ötesindeydi. Uluslararası da bir kariyer beklediğin bir şey miydi? Bu süreçte şöhretin bizim ülkemize, Türkiye’ye de uğradı ki bunu nasıl tanımlıyorsun? Bu sürece kadar Türkiye hakkında ne biliyordun? Müziklerimizi dinleme şansını buldun mu, belki bir gün biz de seni ülkemizde dinleme şansını buluruz. Buradan Türkiye’deki dinleyicilerin için neler söylemek istersin?

Müziğimin başlangıcı, topluluk etkinlikleri ve şahsen tanıştığım dinleyicilerle yakından bağlantılıydı. Zamanla müzik çok daha uzak yerlere ulaşmaya başladı. Bu keşifte Türkiye’nin özel bir rolü vardı çünkü fark ettiğim ilk işaretlerden biri @semti.ciksorutt tarafından paylaşılan bir videodan geldi.

São Paulo’da yapılmış bir parçanın yıllar sonra bu kadar geniş bir kitleye ulaşması şaşırtıcı. Bazen YouTube videolarımın yorumlarını açıyorum ve artık Portekizce bir yorum bile bulamıyorum, haha. Hala bu yayılımın nasıl başladığını ve dinleyen ve paylaşan insanlarla nasıl bağlantı kurduğumu anlamaya çalışıyorum.

Bundan önce Türk müzisyenlerle pek tanışık değildim. Sanırım bu kısmen, büyürken bana ulaşan müziğin büyük bir kısmının Amerika Birleşik Devletleri odaklı olmasından kaynaklanıyor. Ama Türkiye’yi zaten futbol sayesinde tanıyordum! Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray’ı televizyon ve video oyunları aracılığıyla takip ediyordum :) Şimdi Türk müziğini araştırıyorum ve ülkenin başka bir yönünü tanıyorum.

 

 

Müziğinizde size ilham veren duygular, yaşam deneyimleri ve São Paulo’nun kültürel dokusu nasıl bir yer tutuyor? Bir DJ ve prodüktör olarak ritim ve enerjinin ötesinde, sözlerinde dinleyiciye aktarmak istediğiniz bir hikâye, mesaj veya müzikal duruş var mı?

Türkiye’de müziğimi dinleyen ve paylaşan herkese teşekkür etmek istiyorum. São Paulo’lu bağımsız bir sanatçı olarak bu bağlantıyı keşfetmek benim için çok şey ifade ediyor. Sizi ve kültürünüzü daha yakından tanımak istiyorum ve umarım bir gün canlı bir performansta buluşabiliriz. Bu hikayenin bir parçası olduğunuz için teşekkür ederim.

 

Günümüz müzik endüstrisinde popülerlik ve dijital başarı kadar özgünlüğü korumak da önemli mi, sen özetle kendi müzikal çizgini ve samimiyetini nasıl tanımlıyorsun? Farklı kültürlerden dinleyicilere ulaşırken müziğinizle nasıl bir iz bırakmayı hedefliyorsun? Senin adına önümüzdeki günlerde neler olacak? 

Müziğim, büyüdüğüm ve çalıştığım ortamların izlerini taşıyor: topluluk etkinlikleri, danslar, araba ses sistemleri ve arkadaşlarla buluşmalar. Elektronik etkiler de yaşadığım deneyimlerden kaynaklanıyor.

Bilgisayar edinmekten performans sergileme ve prodüksiyon yapma fırsatları bulmaya kadar, yolculuğum çok fazla deneme, öğrenme ve azim gerektirdi. Sanırım bu azim çalışmalarımda da kendini gösteriyor. Müziğin, başladığım etkinliklerde olduğu gibi, insanlarda tepki uyandırmasını ve onlarla bağlantı kurmasını istiyorum.

Müzik dünyasında olup bitenleri takip etmek işimin bir parçası ve aynı zamanda kendi referanslarımla da denemeler yapmaya devam ediyorum. Funk ve elektronik müziğin birleşimi, deneyimlediğim ve dinlediğim şeylerden doğdu.

“Só Socadinha”nın yayınlanmasından yıllar sonra başına gelenler, bir şarkının yeni dinleyiciler bulmasının ne kadar uzun sürebileceğini de düşündürüyor bana. Enerjinin ötesinde, dinleyicilerin Brezilya funk müziğine, sanatçılarına ve bu müziğin nereden geldiğine dair merak duymalarını umuyorum. Ben de onların müzik dünyalarını anlamak istiyorum.

 

 

English Version

 

Almost seven years after its release, and without any marketing campaign or record label strategy targeting Türkiye, “Só Socadinha” climbed to No. 3 on Soundcharts’ TikTok Popular chart in Türkiye. This song has brought us together, and we’d love to get to know you better. Let’s go back to those childhood days when you used to record songs from FM radio onto cassettes and make your own mixtapes. How did music find its way into your life at that age, and what kind of excitement did those mixtapes bring you?

My relationship with music began in childhood, recording songs from FM radio onto cassettes and watching hip-hop music videos. I put together my own compilations of the songs I liked. Looking back, I can see a connection with what I later started doing as a DJ: choosing music and putting together a sequence with my own personality. Later, my mother brought home a computer from work, and I started downloading music and taking it to community events. Gradually, I went from listening to music to wanting to participate in it.

 

 

And who could we find on those mixtapes? Which artists did you listen to as your love for music began to grow? I also learned that, at one point, you traded a pair of sneakers for a laptop just so you could pursue music. How did that computer inspire you, and what were the first steps you took towards becoming a professional musician?

My tapes included artists I listened to in the 2000s, such as 50 Cent and Rihanna. Later, DJs from Rio de Janeiro became important influences as I grew interested in DJing and producing funk.

The laptop was an important choice. My family would give me one new pair of sneakers a year, and I traded that pair for a used laptop. Having my own equipment gave me the chance to study and experiment. Around 2010, I discovered Sony Acid Pro and began learning music production. I also started playing at events and performing with MCs. My first paid gig earned me 80 Brazilian reais. Each small step opened another possibility.

 

 

At the beginning of your career, you became the official DJ of Encontro de MC’s, one of the classic gatherings of São Paulo’s funk scene. Bringing MCs together every week and creating a space for performances and the exchange of ideas, how did this experience shape your musical journey and your perspective on performing live?

Encontro de MC’s took place on Mondays at Nitro Night. Being there every week brought me closer to the artists and the audience and helped me learn how to work as a DJ accompanying MCs on stage. You have to pay attention to the performer, the musical cues and the audience’s reaction. That experience gave me a practical understanding of funk. I was there, following the performances and learning from what happened live.

 

 

In 2015, you began working with MC Novin at GR6, followed by your productions in Rave Funk and Beat Automotivo, which became important milestones in your musical journey. In 2021, you opened a new chapter by founding your own independent record label, Clima Funk. How did your experiences within Brazil’s funk scene influence the development of your own musical identity and inspire you to establish Clima Funk?

My work with MC Novin began before we joined GR6. In 2014, I started working with him in our community, helping promote his music and producing beats. “Vou Te Levar Pro Beco” reached millions of views, opened the door to shows across Brazil and led us to GR6 in 2015.

Later, during an independent period between 2017 and 2018, I began bringing together funk automotivo and the electronic music I was experiencing at parties. The strong kicks from the bailes and those electronic sounds started meeting in my productions. Beat UnderCover was created in late 2018 and released in January 2019.

Clima Funk came in 2021, after experiences that pushed me to study royalties, distribution and the music business. It began with distribution, promotion and release planning, then expanded into production and artist development. Founding the label allowed me to turn that learning into a structure for my work and other artists.

 

And now, your success has reached far beyond Brazil, crossing borders and reaching an international audience. Was building an international career something you had always envisioned? Your music has now made its way to our country, Türkiye, too. How would you describe this experience? What did you know about Türkiye before all this happened? Have you had a chance to explore our music? Perhaps one day, we’ll have the opportunity to see you perform live here in Türkiye. What would you like to say to your Turkish listeners?

My beginnings were closely connected to community events and audiences I met in person. Over time, the music started reaching places much farther away. Türkiye had a special role in that discovery because one of the first signs I noticed came from a video posted by @semti.ciksorutt.

Seeing a track made in São Paulo find this audience years after its release is surprising. Sometimes I open the comments on my YouTube videos and can’t even find a comment in Portuguese anymore, haha. I’m still trying to understand how the circulation began and connect with the people listening and sharing.

Before this, I wasn’t familiar with Turkish musicians. I think that partly reflects how much of the music reaching me while growing up was focused on the United States. But I already knew Türkiye through football! I followed Beşiktaş, Fenerbahçe and Galatasaray through television and video games, haha. Now I’m researching Turkish music and getting to know another side of the country.

I want to thank everyone in Türkiye who is listening to and sharing my music. For an independent artist from São Paulo, discovering this connection means a lot. I want to learn more about you and your culture, and I hope we can meet at a live performance one day. Thank you for becoming part of this story.

 

What emotions, life experiences, and aspects of São Paulo’s cultural landscape inspire your music? As a DJ and producer, beyond rhythm and energy, is there a particular story, message, or artistic perspective you want to convey to your listeners through your lyrics and music?

I want to thank everyone in Türkiye who is listening to and sharing my music. For an independent artist from São Paulo, discovering this connection means a lot. I want to learn more about you and your culture, and I hope we can meet at a live performance one day. Thank you for becoming part of this story.

 

In today’s music industry, how important is it to preserve your originality alongside popularity and digital success? How would you sum up your musical identity and the authenticity you bring to your work? As your music reaches listeners from different cultures, what kind of lasting impression do you hope to leave through your sound? And what’s next for you? What can we look forward to in the coming days?

My music carries a lot of the environments where I grew up and worked: community events, bailes, car sound systems and gatherings with friends. The electronic influences also came from experiences I lived through.

My journey involved a lot of trying, learning and persistence, from getting a computer to finding opportunities to perform and produce. I think that drive also comes through in my work. I want the music to make people react and connect, as it did at the events where I began.

Following what is happening in music is part of my work, and I also keep experimenting with my own references. The combination of funk and electronic music came from things I was experiencing and listening to.

What happened with “Só Socadinha” years after its release also makes me think about how long a song can take to find new audiences. Beyond the energy, I hope listeners become curious about Brazilian funk, its artists and where the sound comes from. I want to understand their musical worlds too.

I don’t have confirmed release plans to announce yet, but I have a track dedicated to the neighbourhood of Çıksorut that is almost finished. I’m also researching musical elements from Türkiye with the idea of creating an EP especially for the country and its cities. The EP is still at the research and idea stage.
I want to understand those sounds and their context as I develop the music. I’m also interested in connecting with local artists and eventually performing there. This unexpected audience has given me a new direction to explore, and I want to build on it thoughtfully.

 

 

 

 

 

Ben ve Ekspres ruhum kapımın çalınmasını ve orada yeni dostluklarla karşılaşmayı çok seviyor. Bugüne kadar müzik vesilesi ile çok kıta aştık, çok müzisyenle yan yana geldik, harika keşifler yaptık. Şimdi onlardan bir tanesini daha sizlerle buluşturmak istiyorum ki sosyal medyanın bizi yakınlaştıran ve eski bir dost gibi birleştiren bu yanına da hayran kalıyorum. Yine uzak ama sımsıcak bir ülkeye gidiyoruz. Bu soğuk günlerde sizleri Brezilya'nın São Paulo şehrine götürüyoruz, çünkü bizi orada sevgili Luis bekliyor. Müzik dünyasında DJ Guilherme adıyla tanınan aynı zamanda prodüktörlük de yapan Luis ile buluşmamızın en önemli sebebi aslında onun çok merak ettiği bir noktaya yanıt…

Genel Bakış

0

Kullanıcı Oylaması: 3.85 ( 5 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*