EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Barış Çapkın

Barış Çapkın

Müzik Ekspres yeni sezon söyleşileri hız kesmiyor, her hafta değerli bir müzisyeni sayfalarımızda konuk ederken bir yandan da günün müzik akışını da takip ediyoruz.  Öyle ki geçtiğimiz haftalarda yayınlanan bir EP var ki basın bültenini paylaşmak yerine üzerine konuşalım istiyoruz. Üstelik sahibi değerli müzisyen dostumuzu uzun zamandır yakından takip ediyor ve yaptığı işleri her zaman için alkışlıyoruz.. Ve biraz geç olsa da nihayetinde sayfalarımızda Barış Çapkın’ı konuk etmekten mutluluk duyuyoruz. Hem kendisini hem de müziğini uzun zamandır takip etmenin yanında henüz yüz yüze karşılaşmamız bile olsam aslında çok tanıdık, eski bir dost yakınlığı hissediyorum kendisi ile. Bir şekilde sanki şarkıları…

Genel Bakış

0

Kullanıcı Oylaması: 4.82 ( 3 oy)

Müzik Ekspres yeni sezon söyleşileri hız kesmiyor, her hafta değerli bir müzisyeni sayfalarımızda konuk ederken bir yandan da günün müzik akışını da takip ediyoruz. 

Öyle ki geçtiğimiz haftalarda yayınlanan bir EP var ki basın bültenini paylaşmak yerine üzerine konuşalım istiyoruz. Üstelik sahibi değerli müzisyen dostumuzu uzun zamandır yakından takip ediyor ve yaptığı işleri her zaman için alkışlıyoruz.. Ve biraz geç olsa da nihayetinde sayfalarımızda Barış Çapkın’ı konuk etmekten mutluluk duyuyoruz.

Hem kendisini hem de müziğini uzun zamandır takip etmenin yanında henüz yüz yüze karşılaşmamız bile olsam aslında çok tanıdık, eski bir dost yakınlığı hissediyorum kendisi ile. Bir şekilde sanki şarkıları çok eski gençliğimizden gibi ama bugünden, yakın zamandan. Belki de bu hissiyat ile bir yerde bir bağ kurduk müzik dünyası içinde ve takibinde olmaktan, bu söyleşiyi gerçekleştirmekten mutluyum.

Teşekkürler sevgili Barış Çapkın. Bu arada On Air Müzik ailesinin de değerli bir sanatçısı kendisi ki biliyorsunuz onlar da bu süreç içinde en yakın dostularımız, canlarımız, ciğerlerimiz, bu şarkıların bize ulaşmasında en önemli bir oluşum. Ve elbette birçok eseri sizler sayesinde dinliyor ve birçok değerli müzisyeni sizler sayesinde tanıyoruz. Teşekkürler On Air, sevgili Beyza ve tüm değerli dostları.

Kadri Karahan 

 

“Bulutlar Arası Yolculuk” yeni albümünüz. Biz de şarkılar arası bir yolculuk yapalım  istiyorum ama en başında o ilk zamana dönelim istiyorum. Sizi ve şarkılarınızı uzun bir zamandır takipteyim ve her şey nasıl başladı, müzikte ilk adımlar nerede atıldı ki bu konuda hiç fikrim yok; o ilk yılları dinleyerek başlayalım mı?

Müzik ile tanışmam 8 yaşında oldu. Sevdiğim şarkıları klavye ile çalmaya çalışarak müziğe adım attım. Evde bulduğum Boney M. “Gold” ve Levent Yüksel “Med Cezir” albümleri müziğin büyülü tarafını keşfetmemi sağladı. Sonrasında ana enstrümanım olan gitara merak sardım, pratikler yaptım ve mümkün olduğunca çok müzik dinlemeye devam ettim. İlk yılları bu şekilde özetleyebiliriz…

 

 

Lise yıllarınız sizi ilk grubunuzla da buluşturmuş ve çeşitli sahneler, yarışma dereceleri gibi deneyimler yaşamış olsanız da bir şekilde yollar ayrılmış ve tek başınıza devam etmeye karar vermişsiniz. O yıllarda müzik yapmak, bu ilk buluşmalar nasıl bir heyecandı sizin için ve sonrası ilk şarkılar nasıl ortaya çıkmaya başladı. 2015 ilk albüm “Yalandan” hem sizde hem de dinleyicilerinizde bugün nasıl bir yerde?

Sizi dinleyenler ile etkileşim kurabileceğiniz ve müziğinizi tanıtabileceğiniz en etkili ortam sahneydi. Sosyal medya diye bir şey yoktu. Her yeni sahne yeni bir heyecan ve yeni bir sınav gibiydi… Çok keyifliydi.

İlk şarkı yazmaya başladığım dönemler de yine aynı dönemlere denk geliyor. O dönem yaşadıklarımdan ve hissettiklerimden yola çıkarak yazdığım şarkılar… “Yalandan” ilk albüm. Hikayemin çıkış noktası olduğu için iyi ki var diyorum. Dinleyiciler de bu albümdeki şarkılardan kendilerine yakın olanları çekip alıyor…

 

Bu Ep’yi İrfan Alis ile olan buluşmanız “Meydanlar” izledi devamında ki bu şarkı yıllar sonra akustik bir yorumla yeniden karşımıza çıktı. Burada biraz da kendilerinden konuşalım istiyorum ki öncelikle OnAir Sahne ve devamında Olta Dayanışma. Burada bu ekip ruhu hallerde siz hep var oldunuz ve bir şekilde bu işbirliği haller müzik adına görmek istediğimiz birlikteliklerdi. Yollar nasıl kesişti, beraberliğiniz bugüne kadar neden hiç eskimedi, eksilmedi?

OnAir Sahne’den Beyza Cumbul ile sosyal medyada iletişim halindeydik. O dönem birlikte çalışmıyorduk. Sevgili Beyza’nın bağımsız müzisyenler için yaptıklarını da  takip ediyordum bir yandan. Düzenli şarkı yayınlamaya karar verdiğimde de Beyza’nın fikrini almak istedim. “Nasıl yaparım?”ı konuştuk. Sonra “biz yayınlasak?” dedi. Sonrasında “hadi!” dedik… Karşılıklı bir anlayış ile devam her eden türlü ilişki kalıcı oluyor biliyorsunuz…

“Olta Dayanışma” ile yolumun kesişmesi ise; Sevgili “İrfan Alış” ile yaptığımız kayıtlar sürecinde oluşan ve günümüze gelen bir dostluğumuz var. Kendisi ile sohbet ederken bana “Olta Dayanışma” projesinden bahsetti. Ben de severek yer alabileceğimi ve elimden ne geliyorsa yapabileceğimi söyledim. Dayanışmaya bu şekilde dahil oldum… Sizinle aynı amaç için bir araya gelen insanlarla birlikte her şey daha da kalıcı oluyor…

 

Bir albümünüz olmadı belki ama zaman ve sistem bunu gerektirdi ve belli süreler içinde bir şekilde şarkılarınız bizimle buluşmaya devam etti. Burada da müzisyen kimliğinizden konuşalım istiyorum. Sözleri, besteleri dolayısı ile söyleyecekleri olan birisiniz ve bu şarkılar nasıl doğuyor, ilhamını, notalarını nereden alıyor. Bir müzisyen olarak nasıl bir duruşun içindesiniz; sistem ile nasıl dostsunuz ya da ters bir yerde misiniz?

Hayat içerisindeki yaşanmışlıkların ya da değişken duyguların birikimi bir süre sonra bana şarkı olarak geri dönüyor. Önce kafamda çalıyor, sonrasında oturup kaydediyorum. Şarkılar genelde bu şekilde ortaya çıkıyor… Bir müzisyen olarak sistem ile işim yok. Ben sadece müziğimi yapıyorum ve her seferinde bir öncekinden daha iyi bir şarkı yazmanın peşindeyim. Müzik odaklı düşünüyorum. Sistem ile ne dost ne de düşmanım…

 

 

Bu yıla gelecek olursak “Deli Kral” ile karşıladınız bizi ve krallığını ilan ederek özgürleşen, kendini bulan ve buna inananlara seslendiniz önce. Daha sonra değer verdiğimiz insanların hayatımızdan çıkmasının ardından yaşadığımız özlemi, acıyı ve hayatın bizi tamir edişini anlatan bir şarkı olan “Gözlerin mi Kaldı” kapımızı çaldı. Ve bu iki şarkıyı ayrıca konuşalım istiyorum, bir müzisyen ne kadar özgür, bir müzik ne kadar iyileştirici?

“Deli Kral” insanların kendine olan inancını temsil eden bir şarkı. Bir müzisyenin ne kadar özgür olacağı yaptığı tercihlere bağlı. Bence şarkı yazarken hesap yapılmamalı… Siz anlatacaklarınızı samimi bir şekilde ve kendi stiliniz ile anlatabilirseniz ancak o zaman hisleriniz dinleyiciye geçer diye düşünüyorum… Şarkılar gerçekten de iyileştirici. Ben buna inanıyorum. Çünkü o şarkıyı içimden
atmış olmak ilk önce beni iyileştiriyor…

 

 

Ve belki de en çok dinlenen ve sevilen üç şarkınız henüz çok yeni ve akustik bir üçleme halinde yayında. “Kaybolsam da”; başlangıç. “Ağladım içime”; istikrar. “Görsen Üzülürsün” ; ise duygularımın tepe noktasıydı benim için” diye durumu özetleseniz de biraz açılımında neler var bu şarkıların ve siz sanırım akustik hallere sadıklığı da seviyorsunuz öyle değil mi?

“Yola çıkış, yola devam etme, hislerimi aktarabilmem” benim için üç önemli başlıktı. Bu şarkılar da bu başlıkları temsil ediyor. O yüzden özeller… Bence şarkıların en yalın halleri aktarılan duyguların da en saf hallerini temsil ediyor… Benim için özel olan bu üç şarkıyı da en yalın halleri ile tekrar hatırlamak istedim ve “Bulutlar Arası Yolculuk”u kaydetmeye karar verdim…

 

 

Biraz da günümüz müzik dünyasına bakalım. Yoğun hareketlilik içinde siz kendinizi  nerede görüyorsunuz, müziğiniz nasıl karşılanıyor dinleyicinizde ve nasıl dönüşler alıyorsunuz? Bir ya da sonraki karşılaşmalarımızda onları adınıza neler beklesin, bundan sonrası adına nasıl bir öngörü içinde olalım? Sahnede sizi dinleme şansını bulacak mıyız mesela, projeleriniz, hayata geçirmek istedikleriniz neler devamında?

Dinleyicilerden çok motive edici ve mutluluk verici yorumlar alıyorum. Her seferinde hislerine daha da dokunabildiğim şarkılar yazmak hedefindeyim… Şarkılarımı konserler ile dinleyiciye ulaştırabilmek adına; Değerli müzisyen dostlarım ile birlikte bir ekip oluşturduk. Yakın zamanda çalışmalara başlıyoruz…

 

ve söyleşimizin sonunda kısa sorularımız ve teşekkürlerimiz sizinle.
Cover hakkında ne düşünüyorsunuz, söylemekten en çok keyif aldığınız şarkı
hangisi?

Yapılan cover, yapan müzisyenin kendi tarzını yansıtan nitelikte ise daha değerli oluyor… Söylemekten keyif aldığım çok şarkı var. Ruh halime göre değişkenlik gösterebiliyor…

 

Bir müzik buluşması hayaliniz var mı, mesela …. isimle bir şarkı söylemek, sahnede olmak gibi?

Tabi ki var. “Bülent Ortaçgil”, “Birsen Tezer” ve “Levent Yüksel” ilk aklıma gelenlerden…

 

Müziğinize en çok kim ilham oldu, dünden bugüne kimleri dinlemekten keyif aldınız?

Müziğimde direkt olarak ilham aldığım bir grup ya da sanatçı yok. Kendi hislerime göre hareket ediyorum. Dünden bugüne dinlemekten keyif aldıklarım “The Beatles”, “AC/DC”, “Depeche Mode”, “Lenny Kravitz”

 

Ya günümüz müzik dünyası, kimleri başarılı buluyorsunuz?

Aklıma ilk gelenler olarak “Leisure” ve “James Bay” gibi isimleri sayabilirim…

 

Müziğin diğer türleri ile aranız nasıl, ruh halinize göre değişiyor mu yoksa sadece tek bir çizginin dinleyicisi misiniz?

Bir önceki soruda bahsettiğim isimlerden de anlayacağınız üzere tek bir çizginin dinleyicisi değilim. Mümkün olduğunca çok ve farklı türden müzik dinlemeye çalışıyorum…

 

Müziğin yanında mühendislik kariyeriniz var; orada nasıl bir portre var karşımızda, müzikle arasında nasıl benzerlikler nasıl zıtlıklar mesela?

Mühendislik tarafında duygusal anlamda daha stabil bir duruşum var. Duyguları ön plana koymayan bir disiplin hakim. Yalnızca gerçekliğe göre hareken eden bir portre var. Müzisyen tarafımda ise daha duygusal ve değişken hisler yaşayabiliyorum. Kendimi en özgür hissedebildiğim profil bu diyebilirim…

 

Plaklar mı, kasetler mi, CD’ler mi, dijital müzik mi? En çok hangisinde mutlusunuz?

Müziğin sesini duyabildiğim sürece ben mutluyum… Plaklara merakım var. Güzel bir plak koleksiyonum olsun istiyorum…

 

Müziğin dışında hayatınızın diğer renkleri nelerdir, neler vazgeçilmezinizdir?

Ailem ve dostlarım…

ve son olarak bize bir şarkı seçin ve tam da aklınıza ilk gelen olsun, bugünkü ruhhaliniz olsun?

James Bay-Scars

 

 

Müzik Ekspres yeni sezon söyleşileri hız kesmiyor, her hafta değerli bir müzisyeni sayfalarımızda konuk ederken bir yandan da günün müzik akışını da takip ediyoruz.  Öyle ki geçtiğimiz haftalarda yayınlanan bir EP var ki basın bültenini paylaşmak yerine üzerine konuşalım istiyoruz. Üstelik sahibi değerli müzisyen dostumuzu uzun zamandır yakından takip ediyor ve yaptığı işleri her zaman için alkışlıyoruz.. Ve biraz geç olsa da nihayetinde sayfalarımızda Barış Çapkın’ı konuk etmekten mutluluk duyuyoruz. Hem kendisini hem de müziğini uzun zamandır takip etmenin yanında henüz yüz yüze karşılaşmamız bile olsam aslında çok tanıdık, eski bir dost yakınlığı hissediyorum kendisi ile. Bir şekilde sanki şarkıları…

Genel Bakış

0

Kullanıcı Oylaması: 4.82 ( 3 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*