EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Derya Petek

Derya Petek

Bu yılın son günlerinde kapımızı albümünüz çaldı ve heyecanlandım. Sesinize daha önceki albüm – single çalışmalarınızdan, projelerinizden, sahnelerinizden aşinayım ama bizim de ilk söyleşimiz sizinle ve biraz da bu vesile daha yakından tanıyalım istiyorum sizi.
Peki müzikle tanışıklık, dostluk, yolculuk nerede başladı, o ilk adımlar nasıl atıldı notalarda.

Benim hikayemde herkesten farklı bir hikaye değil.Çocukluğumdan beri müzik hep hayatımda, türkülerle büyüdüm ve çok seviyorum türküleri, dinlemeyi ve söylemeyi.

 

İsminizle bir usta ismi yan yana gördüğümüz şahane bir albümde karşılaştık ilk kez. Gerek özgün, gerek anonim çalışmaların yer aldığı “Arda Kalan”, Cahit Berkay ile birlikte ortak bir projeydi ve dinleyiciler tarafından çok sevildi.
Cahit Berkay ile nasıl tanıştınız, bu albüm fikri nasıl doğdu, daha sonrasında beraber de sahne aldınız, sizin için nasıl bir süreçti, birliktelikti?

Ortak dostlar aracılığıyla.Cahit Berkay’ın yaptığı bazı film müziklerine vokal yaptığım için zaman zaman bir araya geliyorduk. O dönemde de bana bu albüm önerisini getirdi ve “Arda Kalan” albümü ortaya çıktı. Sonrasında bütün konserlerde birlikte sahne aldık. Profesyonelliğe ilk adımı bu albümle attım o sebeple o dönem benim için önemli bir eğitim ve deneyim süreciydi.

 

Bu albümün sonrasında Ahmet Kaya için hazırlanan albümde yine birlikte bir şarkıda, “Metris’in Önünde” buluştunuz.
Gelen yorumlardan da görebildiğimiz gibi albümün en samimi yorumlarından biri olmuştu bu. Bir ticari kaygıdan uzak, tamamen akışında ve içten yola çıkmak, yola devam etmek bu tanımın karşılığı belki de, peki siz müzisyenliğinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Küçüklüğümde babam beni okula götürürken arabada sürekli Ahmet Kaya dinlerdik. Ahmet Kaya’nın müziğiyle ve sesiyle tanışmam 7 – 8 yaşlarıma denk geliyor. Beni çok etkileyen müzisyenlerden biridir. Böyle bir teklif geldiğinde çok heyecanlandım ve mutlu oldum.

Müzik kendimi ifade yolum. Tüm sadeliğimle ve gerçekliğimle var olmaya çalışan bir müzisyenim.

 

Ve bu albümün ardından Garaj Müzik etiketi ile yayınladığınız “Çal İstanbul” henüz çok yeni yayınlandı. Ama bu albümde de yer alan şarkılar tek tek ve klip klip sene içinde buluşmaya başladı bizlerle.
Önce Vedat Sakman şarkısı “Ateş Oldum” ile karşılaştık. Daha sonra şiirlerden bestediğiniz şarkılar geldi. Hüsnü Arkan şiiri “Rüzgar,” Ahmet Muhip Dıranas şiiri “O Şarkı”.
Ama özellikle Dıranas’la büyük bir bağ var aranızda sanırım. Zira tek bir şiiri ile kalınmamış öyle değil mi?

Evet albüm öncesinde klipleri yayınlamaya başladık. Biraz sabırsız davranarak albüm çıkışını beklemedik :) Çünkü “Arda Kalan” albümünden sonra uzun bir ara olmuştu ve ben biran önce şarkıların dinleyicilerle buluşmasını istedim.

Aslında şiirlerini bestelediğim şairlerin hepsi çok özel ve kıymetli benim için. Ahmet Muhip Dıranas’ın her bir şiirinde aşkı, hüznü, özlemi en sade şekliyle bulabiliyorsunuz ve bu da benim  müzik ve hayat anlayışımla örtüşüyor. İlerde başka şiirlerini müziklendirmeyi çok istiyorum.

 

 

Bir uzun yol albümü gibi “Çal İstanbul”, “Arda Kalan” da öyleydi zira. İstanbul’dan yola çıkıp gidebileceğin her yere götürülesi şarkılar.
Peki bu güzel albüm nasıl bir süreçte doğdu, kimler size eşlik etti, nasıl bir stüdyo süreci yaşadınız.

İlk albüm “Arda Kalan” 2012 yılında yayınlanmıştı. Sonrasında istemeden de olsa uzun bir ara verdim. Tabi bu süreçte çok fazla duygu birikti ve bu muhteşem şiirlere rastlayınca bu albüm ortaya çıktı. Albümün aranjörlüğünü Çağatay Kadı yaptı. Çağatay’ın emeği  çok büyük ve tabi diğer müzisyen arkadaşlarımında. Herkes büyük bir özveri ve içtenlikle albüme değer kattı. Her birine ayrı ayrı teşekkür ederim.

 

Albüm henüz çok yeni ama kuşkusuz durakları olacak. Gelen ilk tepkiler nasıl oldu dinleyicinizden, kimler bu albümde kendini bulacak, kimler bu şarkıları daha çok sevecek. Ve adınıza önümüzdeki günlerde bizi neler bekleyecek?

Genel olarak çok olumlu tepkiler alıyorum. Ne diyeyim bilmiyorum herkesin bulabileceği bir şey vardır herhalde :) Kimler daha çok sever bunu öngöremiyorum ama belli bir kitleyi hedef alarak yapılmış bir albüm değil olabildiğince fazla kişiye ulaşırsak en büyük mutluluk bu.

 

Peki ya sahne, sahneler;
Sahneler ile aranız nasıl oldu geçen süreçte, dinleyiciniz ile birebir aynı atmosferi solumak… Önümüzdeki günlerde sahne / konserler bekleyecek mi bizi, bu anlamda çalışmalar var mı acaba?

Sahnede olmak çok büyülü ve heyecan verici ve çok özlediğimi söylemek isterim sahnede olmayı ve şarkı söylemeyi. Konserler için çalışmalara başladık en kısa zamanda sosyal medyadan duyurmaya başlarız konser tarihlerini.

 

Daha öncesi çalışma şansı bulduğunuz Cahit Berkay, Moğollar; albümde de isimleri ile karşılaştığımız Vedat Sakman, Hüsnü Arkan gibi değerli müzisyenler kuşkusuz size müzikleri ile hep eşlik eden isimlerdi diye düşünüyorum.
Peki ya başka kimler dünden bugüne sizi etkiledi, kimlerle yolunuz kesişti, kesişmesi dilendi? Hayatınızı kimler müzikleri ile güzel kıldı?

Benim mayamda türküler var. Türkü deyince de ilk söyleyebileceklerim Aşık Veysel, Ali Ekber Çiçek, Erdal erzincan, Cengiz Özkan, Nida Ateş.

Türkü dışında etkilendiğim müzisyenlerden birkaç isim söylemek istersem Tanju Okan, Cem Karaca, Fikret  kızılok, Jülide Özçelik ve Birsen Tezer.

 

Söyleşimiz sonunda bir de minik sorularımız var.
İlk aldığınız albümü anımsıyor musunuz, en son hangi albümü aldınız?

İlk aldığım albüm Yaşar Kurt’un “Sokak Şarkıları” albümü.

 

Başucu albümünüz?

Tek bir albüm ismi veremem ama son zamanlarda en çok dinlediğim sanatçı Ayfer Vardar.

 

Bugüne kadar çalıştığınız isimler bir yana çalışmayı bir gün için dilediğiniz bir müzisyen kim olurdu?

İlerde bir türkü albümü yapmayı çok istiyorum ve o albümde de Cengiz Özkan ile çalışmak isterdim.

 

Bir enstrüman çalıyor musunuz ya da çalmak isteseniz hangisi olurdu?

İlkokulda bağlama, ortaokulda piyano ve lise dönemimde de gitar dersleri aldım fakat maalesef hiçbirini ilerletemedim.

 

Daha önce hiç film ya da dizi müziklerinde yer aldınız mı?

“Bu Son Olsun” ve “Yağmurdan Sonra” sinema filmlerinde vokallerim var.

 

Asla dinleyemiyorum dediğiniz bir müzik tarzı var mı?

Asla dinleyemiyorum diye sert bir duruşum yok.

 

Plak mı, kaset mi, CD’mi, digital müzik dünyası mı? Neden?

Plak, kaset ve cd bir yazarın kitabına dokunuşundaki hazzı ve duyguyu taşıyor, tattırıyor. Digital bunların çok dışında bir yerde.

 

Müziğinize yurt dışından tepkiler nasıl, oralarda nasıl karşılanıyor müziğiniz?

Henüz bir yurtdışı konserim olmadı.

 

Son olarak sesiniz, müziğiniz bir renk olsa hangisi olurdu?

Gökyüzü mavisi.

 

 

Derya Petek – Çal İstanbul
Garaj Müzik

 

Bu yılın son günlerinde kapımızı albümünüz çaldı ve heyecanlandım. Sesinize daha önceki albüm - single çalışmalarınızdan, projelerinizden, sahnelerinizden aşinayım ama bizim de ilk söyleşimiz sizinle ve biraz da bu vesile daha yakından tanıyalım istiyorum sizi. Peki müzikle tanışıklık, dostluk, yolculuk nerede başladı, o ilk adımlar nasıl atıldı notalarda. Benim hikayemde herkesten farklı bir hikaye değil.Çocukluğumdan beri müzik hep hayatımda, türkülerle büyüdüm ve çok seviyorum türküleri, dinlemeyi ve söylemeyi.   İsminizle bir usta ismi yan yana gördüğümüz şahane bir albümde karşılaştık ilk kez. Gerek özgün, gerek anonim çalışmaların yer aldığı “Arda Kalan”, Cahit Berkay ile birlikte ortak bir projeydi ve dinleyiciler…

Genel Bakış

Kullanıcı Oylaması: 4.9 ( 1 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*