EDİTÖRDEN
Ana Sayfa / SÖYLEŞİLER / Ender Balkır
Ender Balkır

Ender Balkır

“Türküler, Anadolu’nun hikâyeleridir. İçinde doğup büyüdüğüm bu toprakların aşkla, hasretle, imkânsızlıkla yoğrulmuş her bir hikâyesi beni anlatır, bizi anlatır, bizden öncekileri anlatır.”
diyorsun, o halde hemen en başa dönelim istiyorum. Türkülerle buluşmana, tanışmana. En eski anımsadığın nedir o başlangıçta ve nasıl yol arkadaşı oldunuz sonraki duraklarda.

Babam, abim, ablam hepsi evde çalıp söylediği için oldum olası hep türkü vardır hayatımda.

Ben 11 yaşımda ilk “Leylim Ley”i öğrenerek başladım bağlama çalmaya, sonrası çok hızlı ilerledi zaten ve hiç elimden düşürmedim o günden sonra. Türküleri anlamaya başladıktan sonra da artık sevda oldular benim için.

Yeni albümünde kendisine de yer verdin ve birlikte stüdyoya girdiniz. Sevgili baban Hıdır Balkır’da bu albümde bir türküye ses verdi. Yeni albüm “Harput”un böyle bir heyecanı var ama başka bir heyecanı daha var ki Tuncel Kurtiz’i analım istiyorum bu vesile ile bir kez daha. Albümün çıkış hikayesini senden dinleyelim istiyorum.

Babam hep Harput ve Diyarbakır yani Celal Güzelses türküleri söyler, doğduğumdan beri babamdan bunları dinlerdim. Bu sebeple Harput’un yeri bende çok farklıdır ve bundan dolayıdır ki her albümde her muhabbette Harput türküleri olmazsa olmazımdır.

Zeytinbağı’nda Tuncel Kurtiz, Hasan Saltık, Nilüfer Saltık , Engin Arslan ile birlikte gelişen bir türkü muhabbetinde Tuncel Kurtiz’in de Harput türkülerine olan sevgisi ve gece boyunca söylenen Harput türküleri böyle bir albüm yapmak için cesaretlendirdi bizi ve o gece bu albümü yapma kararı aldık. Fakat o süreçte benim bir önceki albümüm Ahir’in stüdyo aşamasında olduğumuz için o zaman yapamadık ve ancak şimdi hazırlayıp sunabildik dinleyicilerimize.

 

20 türkünün yer aldığı dolu dolu bir albümle karşı karşıyayız. Bir yanda bildiğimiz türkülerle bir yandan da belki ilk kez duyacağımız türkülerle karşı karşıyayız. Bir yerde bir arşiv, bir toplama da diyeceğimiz bu albüm kuşkusuz uzun da bir çalışmanın ürünü. Nasıl başladı, nasıl devam etti, kimler bu yolculukta sana eşlik etti?

Az önce de söylediğim gibi temelleri o gece atıldı bu albümün ve sevgili Engin Arslan ile başladık. Sonrasında kendi enstrümanlarında yetkin birçok müzisyen arkadaşımızla kayıtlar gerçekleşti. Yavaş yavaş şekil almaya başladı projemiz. Ardından sevgili Yaşar Erdoğan’ın önemli katkılarıyla sizlerin dinlediğiniz hale geldi. Klarneti Caner Malkoç , kanunu Turgut Özüfler ve Berker Teoman, yaylı tambur – tambur – ud – lavta – bağlamayı Sezgin Yaman ve Engin Arslan, kemanı Hüseyin Kemancı, perküsyonları Yaşar Erdoğan ve Bülent Elmas, gitarları Önder Meral, Bas gitarı Fırat İkisivri çaldı. Vokalleri de Erkan Tekçi yaptı.

Yeniden başa dönmemiz gerekirse albüm sürecini yakından takip ediyorum. Bu üçüncü albüm ki, “Ezim Ezim” 2007 yılında, “Ahir” ise “2013” yılında dinleyicisi ile buluştu. Bu iki albümün hem sen de hem de biriktirdiklerin kadarı ile dinleyici üzerinde nasıl bir heyecanı oldu. Albümler bir müzisyen üzerinde nasıl bir deneyim, nasıl bir birikimin hayata geçişi, sen de neler bıraktı?

Sorunun dinleyicilerle ilgili olan bu kısmını sana ve sosyal medyadaki takipçilerimize bırakıyorum :)

Diğer cevaba gelecek olursak; klişe olacak biraz ama her albüm sanatçının evladı gibidir. Her biri size başka tecrübeler katar ve büyütür. Bu da sonraki albümlerde daha önce biriktirdiklerinizi kullanarak yol almanızı sağlar. Yani Harput’un yol göstericileri “Ezim Ezim” ve “Ahir” albümüdür bir anlamda.

 

“Hanımın Çiftliği, Dila Hanım, Ustura Kemal, Düriye’nin Güğümleri” gibi diziler için de türküler yorumladın. “Ateşin Düştüğü Yer”, “Düğün Dernek” gibi filmlerde de sesini duyduk. Doğru projelerdi hepsi ve seni, sesini, türküleri dinleyici ile daha da yakınlaştırdı bu adımlar. Her geçen gün, her yeni çalışma senin için nasıl bir heyecandı, nasıl bir toplamdı, nasıl hazırlandın, hazırladın kendini hep bir sonrasına?

Söylediğim gibi insan heybesinde biriktirdikleri ile ,tecrübeleri ile evrilir, başkalaşır. Ve bu başkalaşma süreci de doğru şeyler biriktirmeyi başarmışsa eğer, doğru insanlarla buluşmasını sağlar bence. Doğru insanlar, doğru projeler, her biri yeni heyecanlar ve çalışma azmi olarak dönüyor ve bu heyecan seni her şeye hazırlıyor işin doğrusu.

Türküler olmazsa olmaz bir değerimiz, zaman içinde farklı konseptlerde, sunumlarda da karşımıza çıkıyor. Yeri geldiğinde pop, yeri geldiğinde rock vs. Elbette yeni bir şeyler katarken bir yandan da dikkatli davranmak gerekiyor öyle değil mi? Sen bu durumu nasıl karşılıyorsun, nasıl değerlendiriyorsun; türkü yorumlamak nasıl bir hassasiyet gerektiriyor?

Mahsuni baba bu konuyla ilgili sorulan bir soruya “ İster oynasınlar ister ağlasınlar yeter ki anlasınlar” demiştir. Yani türküyü nasıl yorumladığınızdan, hangi tarzda icra ettiğinizden çok ne anlattığını ve duygu halini karşıya doğru aktarabilmeniz daha önemlidir.

 

Dünden bugüne hani o çok sevdiğin, değer verdiğin, çalıştığın ya da çalışmayı istediğin türkü yorumcularını da merak ediyorum. Kimler hep özel oldu dünyanda? Yine biliyorum ki sen farklı renkleri de taşıyorsun içinde, farklı sahnelerde farklı müziklere dokunduk birlikte. Türküler dışında peki kimleri dinliyorsun, kimler müzik yolculuğunda eşlik ediyor sana?

Türkülerimizi bugüne taşıyan ustalarımızın hepsini dinliyorum ve onlardan besleniyorum. Türküler dışında neler dinlediğimi sayacak olursam hayli uzun bir liste olur. Her tarzın beni beslediğini düşünüyorum ve iyi olan her şeyi dinlemeye çalışıyorum.

Albüm henüz çok yeni ve önünde uzun bir yol var. Önümüzdeki günlerde sen adına neler bekliyor bizleri, nerelerde karşılaşacağız seninle, başka sürpriz çalışmalar, projeler var mı yine hayata geçmeyi bekleyen?

Öncelikle  09 Mart perşembe akşamı Şişli Kent Kültür Merkezi’nde “Harput” albümünün konserini yapacağız.

Diğer projelere gelecek olursak henüz olgunlaşma sürecinde olan bir takım düşüncelerim var. Söylersem sürprizi kaçar :)

Ve son olarak müzisyen kimliğinin dışında da seni biraz tanıyalım istiyorum. Hayatının diğer renklerini, heyecanlarını, akışını? Hayatında başka neler önemli, neler özel, neler seni var eden diğer güzellikler?

Organik olan ve doğaya , doğala ait olan her şeyi çok seviyorum ve fırsat buldukça ait olduğumuz yere yani doğaya dönüyorum. Kitap okumayı ve fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Dostlarla muhabbet olmazsa olmazımdır.

 

 

Ender Balkır / Harput
Kalan Müzik

iTunes

“Türküler, Anadolu’nun hikâyeleridir. İçinde doğup büyüdüğüm bu toprakların aşkla, hasretle, imkânsızlıkla yoğrulmuş her bir hikâyesi beni anlatır, bizi anlatır, bizden öncekileri anlatır.” diyorsun, o halde hemen en başa dönelim istiyorum. Türkülerle buluşmana, tanışmana. En eski anımsadığın nedir o başlangıçta ve nasıl yol arkadaşı oldunuz sonraki duraklarda. Babam, abim, ablam hepsi evde çalıp söylediği için oldum …

Genel Değerlendirme

Ziyaretçinin Değerlendirmesi: 4.69 ( 7 votes)
0

Yorumunuz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir. *

*

Scroll To Top