EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Ercüment Gül

Ercüment Gül

Dördüncü albüm ve yine farklı bir proje ki 3 Generations (gitarda siz, bas gitarda Halil Çağlar Serin, davulda Turgut Alp Bekoğlu) ekibi yine şarkılarınıza fakat bu kez beraberinde başka müzisyenlerin sesleri ile eşlik ediyor.
Bu albüm önceki albümleriniz gibi enstümantal değil ve az önce de dediğim gibi sürpriz isimlerle bir müzik şöleni. Peki hep var mıydı böyle bir düşünce yoksa her şey bir anda mı gelişti; nasıl hayata geçti bu çalışma.

Uzun zamandır sözlü besteler de yapıyordum ve aslında albümdeki bestelerimin bazıları eski bestelerim. Fakat şarkı söyleme konusunda çok da istekli olmadığım için besteler bir kenarda duruyordu. Sonra aklıma bu şekilde her parçanın farklı bir solist arkadaşım tarafından söylendiği bir proje geldi. Bir parça da ben söyledim. O kadar müthiş solistler arasında tabiki şarkı söyleme iddiam yok ama bir tane de söylemiş olmak istedim.

 

Uzun zaman sonra sesinden yepyeni bir şarkı dinlediğimiz Bülent Ortaçgil adına heyecanlanmamak mümkün değil. Bildiğimiz üzere çok nadir de kendi şarkıları dışında şarkıları bizimle buluşturması. Öncelikle kendisi ile böyle bir çalışmanın içinde yer almak nasıldı, sizin için nasıl bir heyecandı?

Yıllar önce bana bir albüm yapacaksın ve bir parçanı da Bülent Ortaçgil söyleyecek deseydiniz, gülüp geçerdim ama gerçek oldu.. Gerçekten rüya gibi bir durum. Kendisine sonsuz teşekkür ediyorum. Buna vesile olan sevgili hocam Erkan Oğur’a da çok teşekkür ediyorum.

 

Sıra ile gidelim istediğimizde bana göre albümün en keyifli şarkılarından biri olan “Mavi Kapı”yı da Jehan Barbur seslendiriyor. Yine zaman zaman yolunuzun kesiştiği isimlerden biri kendisi ve müziğinize hiç uzak bir ses değil; dolayısı ile bu yan yana gelme çok keyifli öyle değil mi? ‘’Mavi kapı aşka açılmalı’’ diyor şarkı bu vesile sorabilirim belki de bu şarkılar nereye açılıyor, hangi ruh halinin ya da halinizin özeti bu albüm?

Jehan hem çok sevdiğim bir arkadaşım , hem de hayranı olduğum değerli bir müzisyen.. “Mavi Kapı”yı daha yazarken içimden keşke Jehan söylese diye düşünmüştüm.. O da bizi kırmadı, geldi ve sanki parçayı önceden biliyor ve hissediyormuşçasına tek seferde inanılmaz güzel bir şekilde söyledi..

Şarkılar, herkeste farklı bir yerlere açılabilir , bunu ben bilemem, karar da veremem.. Umarım güzel hislere, güzel düşüncelere açılır , kaybolanları getirir ..

 

Yine uzun zamandır beklediğimiz, özlediğimiz bir ses; Zeynep Cassalini’de bana göre albümün en sürpriz seslerinden biri. Üstelik sesinden, müziğinden çok uzak da bir şarkı değil “İlk Defa”. Bu albümün en güzel yanlarından biri de farklı tarzlarla, farklı renklerle dolu bir yolculuk bu ama sizden ve müziğinizden de hiç kopuk değil; Daha öncesi tanışıklığınız nasıldı ve bu şarkıya nasıl taşınıldı?

Albüm kayıtlarını ve mix’lerini yapan arkadaşım Deniz Doğançay vasıtası ile Zeynep ile tanıştık ve kısa zamanda yakın arkadaş olduk. Enerjisi müthiş , çok özel bir insan ve özel bir ses.. Parçayı ilk duyduğunda parçaya aşık olduğunu söyledi ve kendi parçası gibi çok güzel bir hisle söyledi. Kayıtları da Bodrum’da Artçı Sanat stüdyolarında kaydettik. Sanırım bazı parçalardaki ferahlık da Bodrum etkisi olabilir..

 

Çalışmalarını yakından takip ettiğim güçlü seslerden Güvenç Dağüstün albümde “Sen Buradayken” isimli şarkınızı seslendiriyor. Albümde şarkıların eşleştirilmesi nasıl oldu peki? ‘’Bu şarkıyı Güvenç mi okumalı dediniz” mesela ve çok olmasını istediğiniz ama olamayan isimler de oldu mu?

Güvenç ülkemizin en önemli seslerinden biri , ve zaten bu şarkıyı pek kolay kolay Güvenç dışında okuyacak kimseyi tanımıyorum.. Parça gerçekten söylemesi çok zor olan bir parça. Hem tartım olarak hem metronom olarak değişikliklere uğruyor. Güvenç , büyük bir emek ve samimiyetle parçayı muhteşem söyledi.

Albümde bu vesile yan yana gelen isimler de var. Mesela Özgür Çevik ile Ceren Gündoğdu ki bu doğru birliktelik ortaya tadına doyulmayan da bir şarkıyı doğurmuş ne güzel. Peki biz bu şarkıları, bu isimlerden sahnede dinleme şansını bulacak mıyız ya da bir şekilde klip ya da akustik kayıtlarla yeniden karşımıza çıkacak mı şarkılar; önümüzdeki günlerde neler planlanıyor?

Özgür ve Ceren ikisi de çok sevdiğim arkadaşlarım. Aslında bu vesileyle denemez , çünkü gerek tiyatro gerek müzik alanında beraber yaptıkları çok önemli çalışmalar var. Bu parça birbirine bir ortamda rastlayan iki kişinin birbirine söylediği bir şarkı ve Özgür ile Ceren’e çok yakışacağını düşündüm, onlar da çok güzel söylediler.

Birçok parçaya klip çektik , bunlar zaman içerisinde sırayla yayınlanacaklar. Sonrasında konserler de olacak tabiki.. Bir yandan caz grubumla konserler devam ederken, bu albüm için daha az sayıda fakat daha büyük konserler organize etmeyi düşünüyorum.

 

Can Gox albümde “Herkes Yalnız” isimli şarkısında kendi çizgisinden, tavrından uzakta olmadan karşımıza çıkan isimler arasında yerini alıyor. Siz de bugüne kadar müzikteki duruşunuzdan, tavrınızdan hiç kopmadan, sapmadan yol aldınız ve üç albüm yayınladınız. Buradan vesile o albümleri de bir genel olarak anımsayalım isterim. Çok uzak mazileri olmamasına rağmen bugün sizin için nasıl bir yerde duruyorlar; sizi nasıl bu albüme hazırladı o çalışmalar, edinilen deneyimler?

Bir sanatçı için iki durum bence çok olumsuzdur. Birincisi , başka bir sanatçıyı taklit etmek , ikincisi de kendini taklit etmek.. Bu nedenle tüm albümlerimde özgür bir şekilde farklı müzikler yapmayı deniyorum. Ancak bunları belli bir çizgide kendi rengimi koruyarak, kendi müziğim olarak yapmaya çalışıyorum. Bence esas amaç bu olmalıdır.

 

Albüm iki kadın vokalle nihayetleniyor ki sondan bir önce Ceyda Köybaşıoğlu’nu ve finalde de Melis Danişmend’i dinliyoruz ve elbette burada bitsin istemiyoruz. O zaman söyleşimizin sonuna doğru hem kendilerine hem de albüm sürecindeki tüm ekibe, dinleyicilerinize neler söylemek istersinizi sormak istiyoruz. Albüm artık bizimle ve güzel alkışlara hep …

Evet, Ceyda ve Melis de parçalarını çok güzel söylediler. Tüm ekibe gerçekten çok teşekkür ederim.. Albümdeki tüm şarkıcılar, enstrumanistler, fotografçısı, kapak tasarımcısı, mix , mastering yapan dostlar herkes bu albümün bir ucundan kendi albümüymüş gibi tuttu ve kendilerini ortaya koydu. Hepsine gönülden teşekkür ediyorum. Dinleyiciler, umarım beğenirler.. Eski albümlerime göre daha geniş bir dinleyici kitlesine hitap edecek bir albüm oldu. Umarım kendilerine ulaşır ve umarım güzel sonuçlar doğurur..

Albümdeki isimleri bitirdik ama sizi unutmadık elbette. Albüm sizinle, albümle aynı adlı şarkıyla açılıyor ki ilk kez sizden sözlü şarkılar dinlediğimiz, söz yazarı kimliğinizle tanıştığımız gibi yorumcu kimliğinizle de ilk defa buluşuyoruz. Bu hep içte olan bir şey miydi, neden daha önce hiç yansımadı dinleyiciye? Bu sizi çok sevdim diyebilirim ve bundan sonrasında da devamını dinlemeyi dileyebilirim.

Çok teşekkür ederim.. Açık sözlü biriyimdir, roportaj olsa bile Hiçbir zaman içimde olan bir şey değildi şarkı söylemek, hala da bir iddiam yok.. Sadece sözlü besteler çok yapıyorum. Bu albüm dışında da henüz yayınlanmamış birçok sözlü bestelerim var. Biraz da çevremin baskısıyla bir tane söylemeyi denedim diyelim.. Çok sevgiler..

Ercüment Gül – Demedim Say
Ada Müzik

 

Dördüncü albüm ve yine farklı bir proje ki 3 Generations (gitarda siz, bas gitarda Halil Çağlar Serin, davulda Turgut Alp Bekoğlu) ekibi yine şarkılarınıza fakat bu kez beraberinde başka müzisyenlerin sesleri ile eşlik ediyor. Bu albüm önceki albümleriniz gibi enstümantal değil ve az önce de dediğim gibi sürpriz isimlerle bir müzik şöleni. Peki hep var mıydı böyle bir düşünce yoksa her şey bir anda mı gelişti; nasıl hayata geçti bu çalışma. Uzun zamandır sözlü besteler de yapıyordum ve aslında albümdeki bestelerimin bazıları eski bestelerim. Fakat şarkı söyleme konusunda çok da istekli olmadığım için besteler bir kenarda duruyordu. Sonra aklıma bu…

Genel Bakış

Kullanıcı Oylaması: 4.85 ( 1 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*