EDİTÖRDEN
Ana Sayfa / SÖYLEŞİLER / Gamze Matracı
Gamze Matracı

Gamze Matracı

“Balkantoloji” geçtiğimiz günlerde Kalan Müzik etiketi ile raflarda yerini alan ilk / yeni albümünüz. Göçmen bir ailenin çocuğu olarak doğdunuz. Balkan müziğinin önemli temsilcilerinden Aytunç Nevzat Matracı’nın da kızısınız. Bu da sizin küçük yaşlarda müzikle tanışmanıza vesile oluyor değil mi, o çocuk yaşlar ve müzikle ilk buluşmalar bugün tarafınızdan nasıl anımsanıyor?

Evet, 1957 de Makedonya’dan Türkiye’ye göç etmiş Balkan Türkü bir ailenin torunuyum. Aytunç Nevzat Matracı’nın kızı olmam kendimi müziğin içinde bulmamı sağladı. Çocuk yaşlardan beri babamın yanından ayrılmazdım. Müzik yaptığı her yerde ben de yanındaydım. Bazen şarkılar söyler bazen klarnetle eşlik ederdim. Babamın zor şartlarda Balkanlardan gelmiş kasetlerini kendi sesimi kaydederek bozduğum zamanlar olmuştur. Babacığım kızardı belki ama hiç ses etmezdi hevesimi kırmamak için. Küçük klarnetimle onunla birlikte işe giderdim. Onun müzik yaptığı yerlerde klarnet çaldığı mikrofonuna o şarkı söylerken bende onunla birlikte şarkılar söylerdim… Dediğiniz gibi babamın bu konuda rolü çok ama çok büyüktür; Hem ilk öğretmenim, hem de en önemli modelim olmuştur.

Daha sonrası eğitim süreciniz başladı ki Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı “Ses Eğitimi” bölümünden mezun oldunuz. Ama bu süreç içinde orkestranızla birlikte birçok sahnede, birçok dilde şarkılar paylaştınız. Artık müzikte tamamen profesyonel olarak yol almak nasıl bir heyecandı. Bu adımlarla Balkan müziğinin daha geniş kitlelere ulaşması da amaçlardan biriydi öyle değil mi?

Çocuk yaşlardan itibaren müzik eğitimleri aldım. Sonra konservatuar yılları derken orkestramı kurdum ve kendi projem ile yola devam etmeye başladım. Balkan müziği her zaman kalbimin attığı müzikti. Özgürce kendi müziğimi yapabilmek çok keyifli bir duygu. Orkestramla birlikte kendi repertuarımızı oluşturdum. Türkçe’lerin yanı sıra Makedonca, Boşnakça, Arnavutça, Bulgarca, Sırpça ve Yunanca yani Balkan coğrafyasının sevilen şarkılarını kendi aranjelerimizle icra ediyoruz. Tabi bu müziği duyurmak ve sonrasında güzel tepkiler almak bir adım sonrası için beni daha da heveslendirdi. Bu kültürle yetişmiş biri olarak müziğimizi geniş kitlelere ulaştırmak her zaman benim esas amacım oldu.

 

Solo konserlerin yanında Balkan dünyasının da önemli isimleri, grupları ile sahneler aldığınızı öğreniyoruz. Balkan notalarda hayatın ta kendisi var, aşktan ayrılığa, hüzünden çoşkuya, siz nasıl mutlusunuz bu renkle, nasıl bir aşk yaşıyorsunuz gittiğiniz her yerde, nasıl duygular sarıldığınız? Başka bir sıcaklık öyle değil mi?

İzmir de Ivo Papazov ve Trakia Band ile bir konser yaptık. Çocukken evde babamla kayıtlarını hayranlıkla izlediğimiz büyük üstadlarla aynı sahnede olmak beni ne kadar mutlu etti ve onurlandırdı anlatmam mümkün değil. Makedonya da Grupa Fontana’nın Bitola konserine konuk sanatçısı olup Karolina Goceva ile aynı sahneyi paylaştım. Türkiyeden Muammer Ketencoğlu ve Hüsnü Şenlendirici’nin de konuk sanatçı olduğu Makedonya’lı grup  Ljubojna Brass Fantazi’nin yeni çıkacak olan albümlerine bende konuk oldum ve bir grubun solisti Vera ile bir düetimiz var. Müziğin açtığı bu kapılar sayesinde herşeyden önce çok güzel dostluklar edindim ve bu ortaklık beni daha da geliştiriyor elbette. Müzik bambaşka bir dil; tüm renkleri birlikte görmenizi, aynı duyguları hissetmenizi sağlıyor.

Ve buradan benim de büyük bir keyifle dinlediğim albümünüze gelelim istiyorum. Bugüne kadar ülkemizde yayınlanan Balkan albümlerde karşılaşmadığım şarkılar duyuyorum öncelikle; ne güzel ki hepsinin hikayesini de kartonetten okuyorum. Albüm yapmaya nasıl karar verdiniz, repertuar seçimi, süreci nasıl oldu?

Bence her müzisyenin kendi müziğini bir albüme dönüştürme hayali vardır. Benim öyleydi en azından. Sadece kendimle ilgili doğru zamanı bekledim. Uzun bir araştırma sürecim oldu, çok geniş bir repertuarın içinden; popülerite kaygısı gütmeyerek, balkanlar için önemli yere sahip, hikayeleri olan, Türkiye’deki bilinirliği az olan eserler olsun istedim ki, bu örnekleri de dinlesin dinleyici ve kendi sevdiklerim de epey ağır bastı. 2013 yılında Makedonya’ya gittik. Nikola Micevski ile tanıştık ve aranjelerini çok beğendik ve Balkantoloji’nin ilk adımına başladık. 2014 başında Makedonyada kayıtlarımızı bitirince Kalan Müzik’in yolunu tuttuk. Sevgili Hasan Saltık projemizi çok beğendi. Sonrasında Kalan stüdyolarında 7 şarkı daha kaydettik. 16 şarkıda kalabalık bir ekiple çalıştık çok emek verdi tüm arkadaşlarım. 2016 Mayıs gibi de stüdyo aşamamız bitti. Yani 3 yıllık bir süreç sonunda Balkantoloji dinleyicimizle buluştu.

 

Eylül’ün ilk günü yayınlandı bu albüm ve artık bir aylık oldu. Henüz çok yeni ama ben sosyal medya sayfalarınızdan da takip ettim, bir hayli de güzel tepkiler aldığınızı gördüm. Siz neler duyumsadınız, dinleyici ile bu kez bir albümde buluşmak nasıl bir haz oldu sizde ve onlarda?

Bu olumlu tepkiler ve ilgi beni gerçekten çok mutlu ediyor. Stüdyo aşamasından itibaren ben çok zevk aldım, bir çok şey öğrendim. Şarkıların beğenilmesi daha da keyifli; emeklerimin boşa gitmediğini diyorum. Özellikle sosyal medya bana geri dönüşleri çok güzel gösteriyor; araba da yolculuk esnasında, ev ve iş yerlerinde şarkılarımla çekilmiş videoları görüyorum. Çok mutlu oluyorum…

Dünden bugüne elbette kalbinizde çok önemli sesler biriktirdiniz. Balkan müziği denince ilk kimlerin ismini söylediniz, kimler sizi etkiledi? Yine müziğin diğer renkleri ile aranız nasıl? Gerek ülkemizde gerek dünyada kimleri takip ediyorsunuz, bir gün için birlikte çalışmak istediğiniz bir müzisyen var mı?

Çok isim saymam gerekir aslında ama en çok Esma Redzepova etkiledi galiba. Bir gün sahnede Onunla şarkı söylemeyi çok isterim gerçekten. İvo Papazov, Vaska İliova, Nikola Badev, Safet İsovic, Zaim İmamovic çocukluğumdan beri dinlediğim sanatçılar. Yeni nesildense Dino Merlin, Divanhana, Slavi Trifanov, Karolina Goceva, Ljubojna, Amira Medunjanin, Goran Bregovic severim. Farklı tarzlar da severim tabi Türk müziği dinliyorum her fırsatta. Dünya müzikleri , farklı coğrafyaların müzikleri de hoşuma gidiyor.

 

Önümüzdeki günlerde neler olacak, nasıl bir takvim belirleniyor bu albümün daha çok dinleyici ile buluşması adına; ya daha öte önümüzdeki günlerde, mesela bir ikinci, üçüncü albümde yol hep Balkanlar üzerinden mi gidecek, ilerisi adına böyle düşünceler içinde oluyor musunuz?

Tabi biz şimdiden bir sonraki albümün repertuarını oluşturmaya başladık bile. Yine yol Balkanlar olacak evet. Gelecekte ne olur bilemiyorum ama şu an balkan müziği dışında bir tarz yapmayı hiç düşünmüyorum. Tarihleri kesinleşmemiş bir çok etkinlik var sosyal medya hesaplarımızdan yakında paylaşacağız hepsini…

Ve son olarak müziği bir yana bıraktığımızda o diğer yanlarda nerelerdesiniz, hayatınızın diğer renkleri, sizin için güzellikleri nelerdir?

Benim de bir ailem ve sosyal bir hayatım var. Eşimle gezmeye çok severiz. Ve bu ara yepyeni bir heyecanımız da var; bir bebek bekliyoruz. Minik bir kızçemiz olacak. Şu an hayatımızın en renkli ve en büyük güzelliği de bebeğimiz.

 

Gamze Matracı
Balkantoloji / Kalan Müzik

 

“Balkantoloji” geçtiğimiz günlerde Kalan Müzik etiketi ile raflarda yerini alan ilk / yeni albümünüz. Göçmen bir ailenin çocuğu olarak doğdunuz. Balkan müziğinin önemli temsilcilerinden Aytunç Nevzat Matracı’nın da kızısınız. Bu da sizin küçük yaşlarda müzikle tanışmanıza vesile oluyor değil mi, o çocuk yaşlar ve müzikle ilk buluşmalar bugün tarafınızdan nasıl anımsanıyor? Evet, 1957 de Makedonya’dan …

Genel Değerlendirme

Ziyaretçinin Değerlendirmesi: 4.7 ( 4 votes)
0

Yorumunuz

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir. *

*

Scroll To Top