EDİTÖRDEN
Anasayfa / NOTLAR / Gürol Ağırbaş’tan Beklenen Albüm: Bas Şarkıları 3’e Dair

Gürol Ağırbaş’tan Beklenen Albüm: Bas Şarkıları 3’e Dair

Gürol Ağırbaş’ın yeni albümü “Bas Şarkıları 3” geçtiğimiz hafta Ada Müzik etiketi ile yayınlandı.

Bir süredir Birsen Tezer’in ekibi ile kulis sohbetlerinde bu albüm adına heyecanlandığımı her seferinde kendisine dile getiriyordum. Hatta bu albümün kapak fotoğraflarını bir o kadar da çekmek istediğimi söylediğimde bir iki çalışma içine de girmiştik. Bu arada baştan belirteyim, ben olamadım ama kapak ve diğer görsellere, grafiğe, sunuma ayrıca bayıldım.

Bu süreç gerçekten uzun bir zamana yayılmıştı, öyle ki birkaç sene önce Birsen Tezer & Hüsnü Arkan düeti “Sevda Eskisi”nin demosunu dinlemiş ve adeta aşık olmuştum. Yine Gürol Ağırbaş ile konuştuğumda ise hiç acele etmeyen tavrına da hayran kalmıştım. Bu süre içinde bu müzisyenlerden öğrendiğim en önemli şey bu olmuştu benim için. Evet her şeyin bir zamanı vardı, her şeyin doğru sunulması, ama bilinen de bir şey vardı, her şey değişiyordu, albümlerin ömrü tükeniyor herkes dijital üzerinden, sosyal medya üzerinden bir yerlere doğru yol alıyordu. Ama ne onun ne de diğer dostlarının hiç böyle bir kaygısı yoktu.

Özetle bazı heyecanlar eksilmiyordu ve beklendikçe kanatlanıyordu. Albümün kısa tanıtımı düştü önce sayfalara sonra 22 Mart’ta bizlerle buluşacağını öğrendim, çıkar çıkmaz hemen soluğu Mephisto’da aldım ve koşa koşa evin yolunu tuttum. On şarkılık yolculuğum gecenin bir yarısı başladı ve sabaha kadar uzandı.

 

İlk vokal kaydını 11 Eylül 2012 Salı günü 16:28:17’de kısacık bir telefon görüşmesi ardından Elif Çağlar Muslu ile yaptık Kuzguncuk’ta. Yıllardır tanışıyormuşuz gibi… Öyle bir dünya dedi ki… Var olsun…”Derun” koydum şarkının ismini. Birsen’in, Ceylan’ın, Elif’in, Jehan’ın, Şevval’in ve tüm kadınların sesidir bu şarkı…

Albümün ilk şarkısı “Derun” az ve öz bir sözden tüm çarpıcılığı ile karşıladı beni. Nasıl karşılamasın ki Türkiye’nin son dönem en başarılı kadın sesleri (Birsen Tezer, Ceylan Ertem,Jehan Barbur, Elif Çağlar Muslu ve Şevval Sam) bu şarkıda seslerini buluşturmuştu. Albümün sürpriz isimlerinden biri de son yılların en başarılı genç müzisyenlerinden Sinan Cem Eroğlu’nun kavalı ile yarattığı şahanelikti. Uzun bir süre etkisi altında çıkılmayacak bir beste, düzenleme ve ötesi.

 

Bir bestemi Hüsnü Arkan ile paylaştım, söz yazsın istedim… Sağ olsun… Helal olsun bir de yorumladılar Birsen Tezer ile “Sevda Eskisi”ni…

Birsen Tezer ve Hüsnü Arkan’ı ilk kez albüm üzerinde buluşturan “Hoş Geldin”i, daha sonra “Öyle Bir Rüya” takip etmişti. Her ikisinin de düzenlemesini Ağırbaş yapmıştı ki her iki şarkıda kalbimizi ayrı bir büyülemişti. Bu ikili üçüncü kere bu albüm için yan yana geldi ve ve “Sevda Eskisi”nde buluştular. Tezer aynı şarkıya kanununu da katarken yine ekibinden Derin Bayhan ve Emre Tankal’da şarkıya katkıda bulunanlardandı. “Yanmayan ne bilsin, sevmeyen ne, unutanın gönlü çürüsün” diyen sözlere eşlik eden bu iki ses kuşkusuz birbirine çok yakışıyor, hiç bitmesin istiyorsunuz bu müzik birliktelikleri

 

Baharlara, kokulara can verdi. Sesiyle, soluğuyla… Canım Cey’lan Ertem ve “Renklendi Kokular” …

Ömer Hayyam’ın dizelerine ek Gürol Ağırbaş’ın sözlerini tamamladığı “Renklendi Kokular”ın vokali ise Ceylan Ertem. Ertem ile son günlerde çok fazla her yerde karşılaşıyoruz ve her seferinde de çıtayı biraz daha yükselttiğine tanıklık ediyoruz. Şarkının şiirselliği, dokusu, Ertem’in vokal performansı özellikle müthiş.

 

Ortaçgil, yazmış olduğu sözleri tekrar yorumladı”Yüzsekiz”‘de… Jehan Barbur ile… Üstelik bir besteme söz hediye etti Jehan… “Hal’den Hale” dedim ben o şarkıya… Kalemine sağlık… Sesine de…

Jehan Barbur’la albüm üzerinde iki şarkıda karşılaşıyoruz. İlki “Hal’den Hale”. Sözleri Barbur kendisi yazmış bu şarkının. Kayıtlarda elektro gitarda Akın Eldes, davulda Arıkan Sarıkaya ile karşılaşıyoruz. Barbur’un Bülent Ortaçgil ile birlikte düet yaptığı “Yüzsekiz”i ise Gürol Ağırbaş dinleyicileri “Bas Şarkıları 2”den biliyor. Sözleri Ortaçgil’e ait olan bu şarkının bestesi Ağırbaş’a ait. Şarkı ile bu albümde, üstelik Barbur & Ortaçgil düetinde buluşmak da ayrı bir heyecan, ayrı bir güzellik olarak yansıyor dinleyiciye.

 

“Alaturka Bossa” ise 2001- 2002 yıllarında Cihangir’de Birsen’in ilk albüm çalışmaları sırasında yazılmıştır. Yıllar geçti, sonra komşum oldu Sultantepe’de. Sabahın 5’inde bile olsa dinledi ve paylaştı duygularını… Yolculuğumda yanımda oldu. Sağ olsun… Derinde, daha bir derin oldu onun gücüyle…

Bir diğer tanıdık şarkı ise “Alaturka Bossa”, peki nereden anımsıyoruz, Zuhal Olcay’ın “Aşk’ın Halleri” albümünün açılış şarkısı olarak, “Derinde” adı ile dinlemiştik şarkıyı. Onun da lezzeti ayrıydı kuşkusuz ama bu yeni düzenlemesine tek kelime ile aşık oluyorum. Ağırbaş’ın da dediği gibi mazisi eski bir şarkı, o dönem kayıtlanmış ama gün yüzüne çıkamamış, yıllar sonra yeniden yorumlanması ve Birsen Tezer’in yeniden okuması nasıl güzel bir anımsanma. Ayrıca erbanesi ile Tarık Aslan’da şarkıyı bambaşka bir derinliğin içine dahil ediyor. Bu şarkının benim için de ayrı bir anlamı var ki yıllar önce yayınladığım “Akustik Şiirler” isimli kitabımda yer vermiştim bu şarkının sözlerine. Düşünün şarkıya olan aşkımı, dinlemelere doyamayacağım.

 

Şevval Sam ile tanışmamız eskilere dayanır. 2002’de müziklerini yaptığım bir dizide çalışmıştık. Yıllar sonra tekrar buluştuk bu albümde. Milyonlarca yıldır yerinde duran “Plüto”’dan ne istedik ki? Gezegendi, taş ettik… Şevval’ın sesi açar umarım tıkanmış kulaklarımızı ve kalbimizi…

Albümün sürprizleri bitmiyor, bir diğer konuk Şevval Sam oluyor. Sam’ın sesi müziğin her ritminde karşımıza çıktı, halk müziğinden sanat müziğine, arabeskten tangoya, ve bunları yaparken de kimsenin bir itirazı olmadı. Bulunduğu her projenin hakkını verdi dinleyicisine. Özetle projenin içinde de yer alması heyecan verici. Bu şarkıdan da anlıyoruz ki Ağırbaş uzun uzun sözler yazmıyor, az ve öz sözlerle müziğini öylesi güzel tamamlıyor ki, bu dengeyi özel kuruyor ki şarkılar bitsin istemiyorsunuz. Bu şarkıda öyle, sanki albümün en sessiz sedasız şarkısı gibi de bir yerde ama bir yerde de albümün en güçlü şarkılarından.

 

Gelelim bu albümün ilklerine;

 

Annem dedi ki bir de şarkı söyleyebilseydin… Çok yaşa e mi! Ben de denedim hatıra olsun “Dilemma”

“Ben bir söz oldum ama söyleyemedim” dese de şarkının sözleri, Ağırbaş bu şarkıyı o kadar denli hissetmiş olmalı ki annesi ona iyi ki bir de şarkı söyleseydin demiş, o da hatıra olsun diye mikrofon başına geçmiş. Devamı olur mu bilmem ama bu gerçekten heyecan verici, gerçekten.

 

Olan oldu artık ait oldun şarkılara… Burada yaşlanacaksın benimle, “İlayda Şarkısı” ile…

Albümdeki her şarkıda aşk var evet, aşk olmazsa olmaz ama bu şarkıda bir başka aşk var, söz yok, notalar var, her nota toplamında kocaman bir ithaf. Ne diyebiliriz aşk her daim çok yaşasın, çok şarkı doğursun daha.

 

Albüm, benim için çok özel bir kavuşmaya vesile oldu. Belki de o yüzden beklemişim onca yıl (1934-1989) Babam Salim Ağırbaş’ın 1972 de yapmış olduğu 45’liğin kayıtları İlayda’nın hediyesidir, bize.

Bir babanın oğulları ile yıllar sonra farklı buluşmasının içtenliği. Salim Ağırbaş’ı tanıma vesilemiz ve kendisine eşlik eden iki özel oğlu ile bu şekilde de olsa yeniden sarılabilmesinin sevinci. Albüm evet burada böyle bir duygusallıkla bitiyor.

 

Geçen süre içinde yine başa dönmemiz gerekirse özellikle o kulis hallerinde kendisi ile paylaştığım her şey çok kıymetli oldu benim için. Eminim onunla bir şekilde yolu kesişmiş olan herkes aynı şeyi düşünüyordur. Söylediği her şey kendilerine mutlaka bir şey katmıştır, katacaktır, bir gün bir yerde onun dedikleri ile yan yana geleceksinizdir. Onunla ve bu albümde yer alan isimlerle, yol arkadaşları ile mutlaka bir yerde karşılaşın ve o anı hazineden sayın.

 

 

Gürol Ağırbaş / Bas Şarkıları 3
Ada Müzik
Gürol Ağırbaş’ın yeni albümü “Bas Şarkıları 3” geçtiğimiz hafta Ada Müzik etiketi ile yayınlandı. Bir süredir Birsen Tezer’in ekibi ile kulis sohbetlerinde bu albüm adına heyecanlandığımı her seferinde kendisine dile getiriyordum. Hatta bu albümün kapak fotoğraflarını bir o kadar da çekmek istediğimi söylediğimde bir iki çalışma içine de girmiştik. Bu arada baştan belirteyim, ben olamadım ama kapak ve diğer görsellere, grafiğe, sunuma ayrıca bayıldım. Bu süreç gerçekten uzun bir zamana yayılmıştı, öyle ki birkaç sene önce Birsen Tezer & Hüsnü Arkan düeti “Sevda Eskisi”nin demosunu dinlemiş ve adeta aşık olmuştum. Yine Gürol Ağırbaş ile konuştuğumda ise hiç acele etmeyen tavrına…

Genel Bakış

Kullanıcı Oylaması: 4.83 ( 2 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*