15 yılı aşkındır müzikle uğraşıyor Cankoray. Bugüne kadar birçok mekanda ve festivalde sahne aldıktan sonra ilk albümü için stüdyoya giriyor ve “Gitmeden Önce” isimli bir albümle karşımıza çıkıyor. Albüm benim karşıma bir müzik markette çıkıyor ve kapağı ilgimi çekiyor ki adıma nadir bir durum değildir bu, bir kapağa vurulduysam içindeki kesinlikle beni etkileyecektir diye düşünüyorum. Velhasıl yanılmıyorum, keyifle dinlediğim bu şarkılar beni kendisi ile tanışmaya sürüklüyor, orada da çok sıcak, samimi bir portre ile de buluşuyorum. Söyleşimizi sizinle paylaşmaktan mutlu olduğumu ekliyor ve 15 Mayıs günü albümün lansmanı Bronx’ta gerçekleşecek, kaçırmamanızı öneriyorum.
2009 yılı başlarında vokal Damla Kayıhan tarafından kurulmuş AnzeriA; senfonik rock ve metal tabanlı bir müzik tarzı ile doğu – batı sentezini kendi içerisinde harmanlamış, oldukça özgün bir sounda sahip. Çalışmalarını internet üzerinden paylaştıktan sonra üzerlerindeki ilgi büyüyor ve onları devamına sürüklüyor. Birçok yerde sahne alma şansını buluyorlar ve gün geçtikçe ilk albümlerine doğru hızlı bir şekilde yol alıyorlar. İlk albümleri ile buluşana dek onları peki nerelerde dinleyebiliriz, hangi çalışmaları ile karşılaşabiliriz bir anımsayalım, kendilerinden haberdar olmayanlar için onları bir tanıtalım istedik. “Parantez” sayfalarımızda bu hafta kendilerini konuk ediyoruz ve takiplerinde kalıyoruz, yolları açık olsun.
Yeni bir ayın içindeyiz ki Mayıs ayı benim adıma bir hayli hareketli olacak.
Beni tanıyanlar bilirler ki bir Eurovision fanıyım ve yarışma yarın başlıyor. Salı ve Perşembe yarı final ve Cumartesi gecesi asıl final olacak ki ben bu sene hakkında ne yazık ki birkaç şarkı dinlemekten öteye gidemedim. Yarışmanın büyüsünün üzerimden eksildiğinden değil ama ülkemizin katılmamasından dolayı belki heyecanımı biraz yitirdim. Geçen senelerin DVD’leri ve CD’leri elimde mevcut, eksiklerimi de tamamlamaya ve canımın her istediğinde izlemeye / dinlemeye devam ediyorum ki bu sene bana sürpriz olsun, bir de bu şekilde yaklaşayım olaya; takibindeki ve takibimdeki arkadaşlarımla nasılsa paylaşacak platformlar buluruz sonrasında. Haydi Eurovision’a.
Çarşamba günü Kadıköy Sahne’de Adile Yadırgı’nın konseri var. İkinci albümünün söyleşisi ve albümün lansman notları daha önce sitemiz sayfalarında yerini almıştı. Bu senenin en iyi albümlerinden birinin sahibi Yadırgı uzun süren sessizliğini “Hemhal” ile bozarak sevenlerine ne güzel bir sürpriz yapmıştı. Bu konseri kaçırmayın ve o güzel sesin büyüsüne kapılın lütfen, ben ki ben olmayı çok istiyorum ama o gün yeni dergimiz Islık’ın ilk ekip buluşmasında olmak gibi de bir durumum var zira okudunuz mu bilmiyorum, harika bir dergi oldu, harika insanları buluşturdu ve o gün de bir arada olacaklar. Ben iki parça olabilir miyim, hele bir gün gelsin diyorum.
Sakman Club daha önce de yazmıştım artık Kalamış’ta hizmet vermeye başladı. Bu nefis mekanda bu ay öyle isimler sahne alacak ki Anadolu yakası dinleyicilerini bu durum çok memnun edecek. Vedat Sakman, İlhan Şeşen, Gülcan Altan, Güvenç Dağüstün, Cenk Erdoğan, Zafer Cınbıl, Mehtap Meral, Akın Ertübey gibi değerli müzisyenlerin sahne programlarını kaçırmamanız için http://www.sakmanistanbul.com/ adresini takip etmenizi öneririm. Özellikle Sakman’ın İlhan Şeşen ile birlikte bu sene aldıkları sahne bir hayli ilgi gördü ve birçok şehirde gerçekleşti. 21 Mayıs tarihinde bu ikiliyi bu sahnede dinleme şansını bulabilirsiniz. Adıma ben daha öncekileri kaçırdım ve bunu atlamak istemiyorum.
Geçen haftanın en güzel sürprizlerinden biri Eflatun’dan geldi. “2010” yılında yayınladığı ilk albümünden bugüne gerek kendi yorumladığı gerek müzisyen arkadaşlarının sesinden dinlediğimiz şarkılarına ayrı bir heyecanla yaklaştığım müzisyenin AŞK Müzik Yapım etiketli yeni projesinde iki şarkı var. “Anahtar” ve “Aşklambaç” isimli iki bestesi ile hayranlarına bir bahar sürprizi yapan Eflatun geçtiğimiz günlerde Jolly Joker’de bu şarkılarının tanıtımını yapmıştı. Bu yeni şarkılarını ve o çok sevilen diğer çalışmalarını yeniden dinlemek isteyenlerin adresi bu Cuma günü Mask olacak. Renklerden Eflatun bir hafta sonunu karşılamak güzel bir alternatif olacaktır.
“Aşk yine yine başa bela, son sürat iter beni kucağına, gül değil kır çiçeği değil, kardelen kara sevdan saçlarıma” diyor yeni şarkısında Yıldız Tilbe. Uzun zamandır bir Yıldız şarkısına bu kadar aşık olmamıştım. “Şivesi Sensin Aşkın” isimli yeni yayınlanan Tilbe albümünde başkalarına verdiği besteleri bu kez kendi seslendirdi ki bunu daha önce de yapmıştı, bazı şarkılar onu ortaya çıkartan isimlere, seslere daha çok yakışırlar ayrı; uzun uzun bir albüm kritiğine girmeyeceğim ama lütfen bu şarkısını görmezden gelmeyin diyeceğim sadece. “Kardelen” o 90’larda çok sevdiğimiz Tilbe şarkılarının renginde değil mi sizce de? Bu hafta son günlerde en çok dinlediğim bu şarkı ile sendromu sonlandırıyorum, baharımız olsun.
http://www.youtube.com/watch?v=XDY0DI1bxwk
Müzik Ekspres Alternatif Ruhun Gıdası



