2010 yılından bu yana muhtelif sahnelerde çaldıkları eski dönem Türkçe Pop şarkılarıyla ismini duyuran ve geçtiğimiz günlerde de ilk albümleri ‘Renkli Şeyler’i dinleyicisiyle buluşturan Eski Bando grubundan solist Eda Baba ve solist/gitarist Güney Marlen’le albümlerine dair konuştuk. Grup var olan tarzıyla gündelik hayatın merkezinde. Zira hem şarkı sözleriyle hem de müzikleriyle işe giden, aşık olan, isyan eden, dünyayı “ötekisiz”leştirme gayreti içerisinde olan bir renkli ruhu yansıtıyorlar. Eski Bando’nun şarkılarında 70’ler müziğindeki fabrikalı aşk şarkılar evrilerek LGBTİ‘ye ve Cumartesi Anneleri’ne kadar uzanan derin bir yelpazede can bulabiliyor. Albüm şarkılarındaki enerji ve duygu yüklü ifade şekli, kimi zaman dans etmenin işten bile olmadığı kimi zaman ise “dirsek masada el yanakta efkârı”nın yaşandığı yeni bir alan yaratıyor.
Eski Bando ne zamandan beri var ve bu birliktelik nasıl oluştu?
Güney: Eski Bando temelleri 2008 yılında atılmış ama aslında 2010 yılında bugünkü müzikal şeklini almış bir grup…
Eda: Evet, Güney ile 2008’de tanıştık ve birlikte müzik yapmaya başladık, çaldık. Daha sonra bu birliktelik Eski Bando’ya evrildi. Diğer arkadaşlarımız ekibe katılınca tamamlandık. 2011 Nisan’da Eski Bando ismiyle ilk konserimize çıktık ve şimdi 2014 Şubat’ta ilk albümümüzü çıkarttık. Bu süreçte epey konser verdik. Özetle, eski dönem parçalarını ve ayrıca albümümüzdeki kendi parçalarımızı seslendirdiğimiz iki kollu bir projeyiz.
Şarkılarınızda aileye, devlete, düzene isyan eden, işe giden, âşık bir ruh var. Bu müziğinizde nasıl bir felsefe ile buluşuyor?
Güney: Tabii dışarıdan bakan biri olarak daha farklı yorumlayabilmekte özgürsünüz ama aslında albüm daha çok insanın diğerleri ile ilişkileri, ikili ilişkileri, aşkı, hasreti, ayrılık acısını anlatıyor. Azıcık dünya düzenine de taş atmış olabiliriz tabii. Politik bir grup değiliz ama bir dünya algımız ve yaşayış şeklimiz var, bu anlamda bolca eleştirilerimiz var elbette, her insan gibi. Bu insani bir durum. Hepimiz bazen kızıyoruz hayata.
Eda: Tüm gerçek duygularımızla çalıyor,söylüyoruz ve müziğimize yansıyan tamamen biziz.
Müziğiniz “Yeni bir retro sound” şeklinde ifade ediliyor. Siz müziğinizi nerede konumlandırıyorsunuz?
Güney: Aslına bakarsak eski dönemlerin Türkçe sözlü hafif Batı müziği parçalarını sahnede coverladığımız için böyle bir ifadeyi zaman zaman kullandık fakat müzik tarzımızı bir iki kelimeyle ifade etmekte zorlanıyoruz. Bu yeni çıkan ilk albümümüz sonrasında insanların ne düşüneceği önemli. Herhangi bir tarz söylemi yaratıp o tarza mahkûm olmak yerine ürettiğimiz şarkıların insanlar üzerinde bıraktığı etkiden yola çıkarak bir tarzdan bahsetmek, yani yorumları ve eleştirileri beklemek daha mantıklı geliyor. Ama sanırım alternatif bir şeyler yapıyoruz.
Eda: Müziğimiz bulunduğumuz zaman değerlerinden uzak olamaz. Ama ben açıkçası enerjimizde, coverladığımız 45’liklerin sıcaklığını da hissediyorum bir yandan.
İlk albüm Renkli Şeyler geçtiğimiz günlerde müzikseverlerle buluştu. Albümü nasıl ifade edersiniz?
Eda: İçimize sinen, bazen hüzünlendiren bazen yüzümüzü güldüren bir albüm oldu. Kesinlikle kendine iyi gelen şarkılar bulacak dinleyen herkes.
Güney: Albüm yapım sürecinde içimizden geleni yaptık. En önemlisi bize kimse karışmadı. Sanatçının kendini ifade edişini zorlaştıran engellerimiz olmadı. Çünkü yapım sürecini desteksiz bir şekilde kendi imkânlarımızla gerçekleştirdik. Bu da omuzlarımıza daha çok ağırlık bindirdi. Ama seve seve taşıdık bu yükü. Yapım sürecinden sonra çok değer verdiğimiz Kalan Müzik ve kurucusu Hasan Saltık ile tanıştık ve albüm yayınlandı. Ortaya özgün bir şeyler koyabildiysek ve insanların beğenisini alabilirsek ne mutlu bize.
Albümde Cumartesi Anneleri’ne ithafen bir de şarkı var.
Güney: “Cumartesi” adlı parçamızdan bahsediyorsunuz. Aslında sevdiğinin ya da yavrusunun yokluğuna hasret kalmış tüm insanlar için, tüm âşıklar, tüm sevgililer ve tüm anneler babalar için yazılmış bir şarkı. Daha genel konuşabiliriz yani, ama tabii ki buna Cumartesi Anneleri de dâhil. Özellikle olmadı, şarkı yapıldıktan sonra hissettik biz de bunu. Onlar bizim de annelerimiz ve bu toprakların büyük bir trajedisini bize hatırlatan koca yürekli kadınlar onlar. Yitip giden birinin ardındaki annenin, sevgilinin, arkadaşın ya da komşunun şarkısı diyebiliriz bunun için. Bir aşk ya da hasretlik şarkısı olabilir. Dinleyicinin hissiyatı ile karar vermesi kesinlikle en güzeli.
Eda: Evet, direkt ithaf değil aslında ama aklımızdan geçmiyor değil. Dinleyene cumartesi annelerini hatırlatması bizi çok mutlu eder. Hasretlik çeken, sevdiğini özleyen herkese dokunacaktır…
Gelecek planlarınızın arasına neler var?
Eda: Yakın gelecek için planımız, büyük emek vererek çıkarttığımız bu ilk albümümüzü mümkün olduğunca çok insana ulaştırmak. Sonraki dönemlerde ise diğer yeni albümlerin yapımına başlamak… Ve belki değişik sahne/konser projeleri.
Video klip gelecek mi?
Eda: Mutlaka. Video klip projelerimiz var ve yakında dinleyicilerimizle buluşturacağız. Aslında tüm şarkılarımıza klip çekebilme gibi bir şansımız olsa, her şarkıyı görselleştirmek de isteriz.
Eski Bando:
Vokal: Eda Baba
Vokal / Gitar: Güney Marlen
Keman: Ünal Demir
Bas Gitar: Şansal Aktaş
Trompet: Volkan Coşar
Davul: Cihan Kahvecioğlu
Eski Bando / Renkli Şeyler
Kalan Z
Müzik Ekspres Alternatif Ruhun Gıdası




