Koray Candemir’i Kargo grubundan tanıdık. Müzik yolculukları sürecinde hep ayrı bir yerde durdu grup ve durmaya da devam ediyor ayrı, ama Candemir bildiğiniz üzere bir süredir yolculuğuna solo olarak devam ediyor ve orada da keyifle dinliyoruz kendisini. Geçtiğimiz sene ikinci solo albümü “Yarım Kalan” dinleyicisi ile buluşmuştu ve sevenlerini bir hayli memnun etmişti. Yakın bir zamanda yeni bir albümle dinlemeyi de dilediğimiz müzisyen her Cuma günü Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde konserlerine devam ediyor. Bu hafta kendisinin seçkisini sizlerle paylaşıyoruz ve hangi albümleri başucunda duruyor, merak edenleri “Kare AS” sayfamıza davet ediyoruz.
Geçtiğimiz hafta Mustafa Avkıran’ın “Sabahlar Olmasın” isimli albümü Kalan Müzik etiketi ile yayınlandı ve Salı günü albümün lansman konseri garajistanbul’da gerçekleşti. Albümde yer alan konuk sanatçıların da tam kadro orada olduğu gecenin izlenimlerini ve albüm notlarını sayfamızda bulabilirsiniz. Bu arada Pazar günü bir başka lansman konserinde daha bulundum ve Neslihan Engin’in ikinci albümü “Yara” adına da sizler için notlar tuttum. Siz yeni sayfalarımızı okurken ben o notları sizler için yayına ayrıca hazırlayacağım.
Bu hafta bakalım bizi neler bekleyecek.
Luz Casal yeni albümü “Almas Gemelas”’ın dünya turnesi kapsamında bugün CRR sahnesinde olacak. Pedro Almodovar’ın “Yüksek Topuklar” filminin unutulmaz sesi olarak tanıdığımız Casal kayıtlarını Los Angeles’ta gerçekleştirdiği albümünün yanı sıra 30 yıllık kariyerinin en güzel şarkılarından seçkiler sunacak dinleyicilerine. Pasion Turca’nın muhteşem konserleri bu arada hız kesmiyor. Önümüzdeki günlerde Paloma San Basilio, Luisa Sobral, Pink Martini gibi önemli isimler de kendilerinin organizasyonu olarak Türkiye’deki dinleyicileri ile buluşacak.
Yine bir gün sonra CRR ise ülkemizden çok önemli bir müzisyeni ağırlayacak. Selçuk Alagöz müziğe verdiği 50 yılı özetleyen bir konserle sahnede olacak ve unutulmaz şarkıları eşliğinde gelenleri dünden bugüne bir yolculuğa davet edecek. Bu arada Ada Müzik bu özel yılın anısına Alagöz’ün beş şarkısının yer aldığı bir de mini albüm yayınlıyor ki o da aynı gün çıkacak. “Deniz Gözlerin” isimli bu çalışmada “Yeşil Yeşildi Dünyam”, “Bir Tanem”, “Deniz Gözlerin”, “Öpmek Geldi İçimden” ve “Deliyim Seviyorum” isimli şarkıları dinleyeceğiz Alagöz’den. Nice müzik dolu yıllara.
Ayın / haftanın seçtiğimiz konserlerini “Etkinlikler” bölümünden ayrıca takip edebilirsiniz.
Geçtiğimiz hafta Avkıran’ın konserinde sevgili Sema ile karşılaştım ve ondan ilk istediğim son albümü “Mâ-i Sa’d-âbâd” oldu zira çalışması Kağıthane Belediye’sinin bir projesi olarak karşımıza çıkmıştı ve müzik marketlerde bulamamıştım. Nasıl ulaşırsınız bilemiyorum ama bir şekilde arşivinizde mutlaka olması gerektiğini düşünüyorum. Taş plak sesli olarak bilinen ve her albümü aynı zamanda tarihin notaları ile süslü olan Sema’nın bu yeni çalışması Kağıthane şarkılarından oluşuyor. Muallim İsmail Hakkı Bey’den Ali Rıfat Bey’e, Nedim’den Lavtacı Hristo’ya uzanan 13 şarkılık albümde iki de sürpriz var. Biri bir dönemin en önemli şarkılarından ki Nur Yoldaş’ın sesi ile hala da keyifle dinleriz “Sultan-ı Yegah” diğeri ise bir anonim balkan şarkısına Sema’nın yazdığı sözlerle dinleyeceğimiz “Sa’d-âbâd Masalı”. Ayrıca çocukluk yılları Kağıthane’de geçen Safiye Ayla’da unutulmamış ve onun için bir enstrümantal şarkı da dahil edilmiş projeye.
2009 yılında müziği ile tanışmıştım ve büyülenmiştim. Hollanda’da caz müzik üzerine eğitimi tamamlayan ve orada yaşayan Esra Dalfidan ilk albümü “Colors”u yeni yayınlamıştı ve ülkemizde olmadığı için tarafıma ulaştırmıştı, üzerine bir de söyleşi gerçekleştirmiştik. Daha sonra ikinci albüm “Counter Point” izledi süreci ve ülkemize de gelerek bir de konser gerçekleştirdi hatta. Özetle bu iki albüm neden bugüne kadar ülkemizde dinleyicisi ile buluşmadı hep merak etmiştim. Nihayet geçtiğimiz hafta güzel haber geldi ve her ikisinin de çıktığını öğrendim. “Yalgızam”, “Sen Gelmez Oldun”, “Sana Bele Noldu Yar”, “Ben Seni Sevdiğimi” gibi Azeri şarkılara getirdiği yorumlara ayrıca hayran kaldığım albümlerde kendi besteleri de ayrıca dikkat çekici.
Bir de oyunumuz var…
“Bizim masalımız “Yediği dayağı neşeyle anlatanlar”ın masalı… Üstelik hikayemiz, başka hiçbir yerde bulamayacağınız “üstün kadın teknolojisi”yle kaplı! Şarkıyla, kahkahayla, göz yaşıyla, müzikle hiçbir yere sığamayanların hikayesini anlatmak isteriz sizlere… Gelip izlerseniz, sahibinin sesinden şarkılar dinlersiniz, kim bilir belki hikayenin bir yerinde, bir tanıdığa rast gelirsiniz!”
diyor Tiyatro 3 yeni oyunları “Sığınamayanlar”ın tanıtım yazısında… Oyunumuz diyorum çünkü o denli benimsedim bu ekibi ve yaptıkları işleri. İlk oyunları “Kocasını Pişiren Kadın” ile ikinci oyunları “Kadınlar Filler Ve Saireler” ayrı bir güzellikti, defalarca da izledim. Geçtiğimiz Cumartesi KAST – Kadıköy Sanat Tiyatro’sundaydık. Ayça Üzüm’ün yazdığı, Melisa İclal Gürmen ve Gökay Müftüoğlu’nun yönettiği, kadınları kadınlardan dinlediğimiz bu tek perdelik müzikli kara komediyi kesinlikle izlemenizi öneriyorum ve bağımsız tiyatroları hep beraber desteklemeye devam edelim diyorum.
Müzik Ekspres Alternatif Ruhun Gıdası



