“Bir Nefeste Senfonik Türküler” ilk albümünüz aynı zamanda da bir proje. Adından da anlaşılacağı üzere bizi türkülerle bir yolculuğa davet ediyorsunuz ama öncesinde merak ediyoruz, sizin yolculuğunuz nasıl başladı müzikle, ilk nasıl tanıştınız?
Ben Ankara doğumluyum ve yaşamım Ankara’da geçti, geçiyor. Ailemde müziği çok sevmenin yanı sıra meslek sahibi de çok sayıda insan var. Tabi en çok da babamın teşvikiyle, ilköğretim yıllarımda müzikle tanıştım. Kültür Bakanlığı Çok Sesli Çocuk Korosu ile profesyonelliğe doğru giden yolda ilk adımımı attım. 5 yıl süren koro çalışmalarımda Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali’nde, Turandot, Florinda gibi önemli operalarda yer aldım. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konserleri ve çok sayıda temsil derken ilköğretim bittiğinde soluğu Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı sınavında aldım.
Klarnet ile buluşmanız konservatuvar süreci ile mi başladı peki ki nasıl bir dostluk yaşadınız? Eğitinizi tamamladıktan sonra birçok yerde sahne aldığınızı öğrendik, nerelerde ve nasıl deneyimlerde gerçekleşti bu etkinlikler, adınıza size neler kattı, yaşattı?
Küçük yaşta müzikle tanışıp önemli projelerde görev aldıktan sonra (Kültür Bakanlığı Çok Sesli Çocuk Korosu, Cumhur Başkanlığı Senfoni Orkestrası vs.) eğitim hayatıma ailemin de desteği ve yönlendirmesiyle Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar Ana Sanat Dalı Klarnet bölümünü yüksek başarı ile kazanarak devam ettim. Klarnet ile ortaokulda tanıştım. İlk klarneti Ekrem Öztan hocam verdiği zaman ben bunu nasıl çalacağım diye korktum, malum yaşınız çok küçük ayrıca büyük bir sorumluluk gerektiren bir meslek, siz enstrümanı bir gün bırakırsanız o da sizi en az bir hafta bırakır. Yetenek sınavında beş enstrüman seçebileceğim söylenmişti ama ben klarneti seçtim; Ekrem hoca ile de tanıştıktan sonra tabi. 12 yıllık konservatuvar hayatımda klarnet diğer yarım oldu. Batı müziği yanı sıra jazz, reggae, Türk sanat müziği, Türk halk müziği, blues, etnik gibi bir çok türde çeşitli gruplar ve orkestralarla sahne tecrübelerim oldu. Klarnetin yanı sıra saksafon ve gitarda çalıyordum.
Sahne hayatım lise birdeyken başladı. Ankara’da ve bir çok şehirde yaklaşık bilinen tüm mekanlarda sanatımı icra etmeye çalıştım. İlk başlarda gruplarla ve orkestralarla yaptığım bu performansları ilerleyen zamanlarda solo resitallerlerde birleştirdim. Klarnet benim nefesim. Nefesimi şekillendirmek, karşı tarafa aktarmak ve onların yüreklerinde tekrar şekillenmek için en güzel araç. Böyle olunca da bana yaşattığı duyguları tarifim ancak bu şekilde özetlenebilir. Bana kattıklarına gelince; sanatın içinde olmak, beyin ile kalbi aynı anda kullanmak, ruhumu inceltmek ve daha pek çoğu…
İpek Üniversitesi’nde Kompozitör olarak çalışmanıza devam ediyorsunuz ki bu albümün de ilk adımlarının atılması, şekillenmesi burada gerçekleşti. Hayalini kurduğunuz bir proje miydi yoksa tamamen bir anda mı şekillendi. “Bir Nefeste Senfonik Türküler”in o ilk aşamasını, hazırlıklarını öğrenebilir miyiz?
2013 Ocak ayında İpek Üniversitesi’nde kompozitör olarak çalışmaya başladım. Yaklaşık iki ay sonra türkü düzenlemesini proje olarak düşündük H. Can Erdoğan ve A.Ertuğrul Bilkan ile birlikte. Proje öncelikle İpek Üniversitesi’ne verilmek üzere ilerleyen zamanlarda orkestra repertuvarımızda olması için 57 enstrüman için düzenleyecektim ve okulumuzun konserlerinde arşivimizde olmasını istiyordum. Sonrasında albüm projesi olarak yapılabilir diye düşündüm ve albüm şeklinde yaptım. Yine elbette düzenlemelerin tüm notaları bende konserde de kullanılacak arşivimiz için. Hem üniversitemizin tanıtımında pay sahibi olmak gururunu yaşamak istedim hem de türkülerimiz öyle içten öyle çok anlatımlı ki onlarla zaman geçirmek, onlara yorum katmayı becerebilmek duygusunu daha fazla yaşamak istedim. Yaklaşık bir buçuk yıl süren çalışmamda ilk türkü “Hekimoğlu” idi, ilk nefesim.
Türkülerin öylesi bir gücü var ki bu güç sizin de bu albüm için yaptığınız düzenlemelerde kendini bir kere daha gösteriyor. Her şekilde sizi içine çeken, sizi bırakmayan, hangi enstrümanla olursa olsun doğru sunulduğunda içinize işleyen; hiç eskimiyor türküler ve siz gibi müzisyenlerle de her daim yarınlara aktarılıyor. Repertuar süreci nasıl oldu peki albümün?
Türküler bizim kültürümüz olduğu için gücü büyük bizler için. Türkülerimizin batı enstrümanlarına uyum sağlaması için hassasiyet gösterdim ve aslını bozmadan düzenlemeleri yaptım. En çok bilinen ve sevilen türkülerimizi derledim elimden geldiği kadar uzun bir süreçti buda tabi ki fikirler alınarak yapıldı her bir türkü. Ayrıca türküyü seçtikten sonra da bitmiyor her şey tek tek enstrümanları seçip dağılımını yapmak lazım. Her türkü benim nefesim oldu ama hepsi birbirinden değerli benim için.
Yine sizi tanımaya devam edelim istiyorum. Mesela bir ikinci albüm ya da bundan sonrası adına projeleriniz, şimdiden bir yerlere notlar almanız var mı? Önümüzdeki yıllarda adınıza bizi neler bekleyebilir?
İkinci albüm çalışmalarının olması büyük bir ihtimal. Albüm dışında notlarım ve elbette aklımda bir çok da proje var. Bunları güzel bir şekilde planlayıp gerçekleştirmek en büyük hayallerimden biri. Eminim sanat severlerde projelerim gerçekleştikçe çok mutlu olacaklardır. Çünkü çok farklı projelerim var ve İpek Üniversitesi sayesinde hepsini gerçekleştirme imkanım oluyor. Önümüzdeki dönemlerde projelerimin planları tam çıktığı zaman bilgi vereceğim elbette, sürpriz olsun
Klarnet sizle tanıştığım ilk günde de söylediğim gibi benim de bir gün için çalmayı dilediğim enstrümanlardan biri. Mustafa Kandıralı, Selim Sesler, Göksun Çavdar, Turgay Özüfler, Hüsnü Şenlendirici, Serkan Çağrı gibi müzisyenler ile ülkemizdeki yolculuğu ne güzel ki siz gibi değerli müzisyenlerle devam ediyor, dinlemeyi seviyoruz. Klarneti sevmeyi öteye taşımak isteyen ben gibiler adına nereden başlamalı mesela çalışmalara, nasıl yol almalı, elbette çok uzun söyleyeceğiniz şey var ama kısa bir özetini dinleyebiliriz belki?
Klarnet çok farklı bir enstrüman gerçekten sesiyle, verdiği ruhla. Klarnet de her enstrümanda olduğu gibi çok zaman ister ve sabır ister. Bir hevesle başlayıp bırakmak çok kolaydır çünkü kimse hiç bir şey bilmeden birden çalmaya başlayamaz, gerçek bir zaman harcamak gerekir. Ben öğrencilerime direk nota veya klarnet değil, ikisini bir arada öğreterek başlarım derslerime. Notasız müzik eğitimine karşı bir insanım bu kitap okuyup anlamamak gibi bir şey. Çalışmalara ayrıca da düzgün pozisyon düzgün diyafram nefesiyle başlamak şart. Ve egzersiz yapmak en önemli etkenlerden biri çünkü klarneti bırakırsanız o sizi terk edecektir.
Ülkemizde çok önemli enstrüman sanatçıları var ki gelinen nokta içinde enstrümantal albümler artık satışlarda da önemli bir yerde. Aslında dengeler birçok tarzda değişti ama bu çizgide nasıl bir sihir var? Size göre bu albümlere neden sığınıyoruz, nasıl kendimizi bırakıyoruz içine, en çok neden seviyoruz?
Hepimizin ruhu beyni müziğe aşina, küçücük çocuklar bile şarkıları, türküleri hatta yabancı dildeki müzikleri bile kolayca ezberleyebiliyor. Aslına bakarsanız sözleri olan müziğe kapılmak zor olsa da, bunu daha çok seviyoruz sanırım. Enstrümanların öne çıkması, solist olması, sizin de söylediğiniz gibi gelinen noktada önemli yer almaya başladı. Hayat telaşı çok fazla; kalabalık, zaman, iş hayatı, sosyal hayat vs. hepsini üst sınırlarda yaşıyoruz ve kendimize ayırdığımız dinlenme zamanında, Özel zamanda yada adına ne derseniz ruhumuzu temizlemek beynimizi rahatlatmak ve bedeni de dinlendirmek adına enstrümantal ezgiler nağmelerle dolu müziği dinlemek ayrı bir haz ayrı bir keyif veriyor.
Ankara’da yaşıyorsunuz ve okulun ve hatta müziğin dışında sizi başka neler mutlu ediyor? Yani son soruda istiyorum ki müziği bir yana bırakalım ve müzisyen kimliğinizin haricinde biraz sizi tanıyalım. Hayatınızı başka neler tamamlıyor, nelere vakit ayırmaktan keyif alıyorsunuz?
Yaklaşık 7 yıldır hayatımda olan, beni anlamlandıran, nefesime renk veren, en büyük şansımla Nisan 2013’te evlendim. İş yaşamım dışında tüm zamanım eşime ait. Müziği bir kenara bırakamam çünkü müzik eşimle daha da anlamlı daha da vazgeçilmez oldu benim için. Her zaman yanımdadır; fikirleri, sezgileri her zaman ışık tutar yoluma. Birlikte evimizde olmak vaktimi en çok ayırmaktan keyif aldığım andır.
Sercan Erdoğan
Bir Nefeste Senfonik Türküler / Ulus Müzik
Müzik Ekspres Alternatif Ruhun Gıdası






Çok güzel bir albüm yapmış genç arkadaşımız, daha iyilerini beklememek elde değil. Tebrikler ve başarılar
Klip şarkısı çok güzel. Albümü merak ettim.
Vay be, turkiyede oyle sanatcilar varmiydi ya. Cok sevdim