EDİTÖRDEN
Anasayfa / NOTLAR / Yıldız’ın Şarkıları’na Dünden Bugüne Notlar

Yıldız’ın Şarkıları’na Dünden Bugüne Notlar

 

90’lar / Bostancı Gösteri Merkezi

 

 

İki CD’den oluşan “Yıldız Tilbe’nin Yıldız’ın Şarkıları” geçtiğimiz günlerde Özdemir Müzik etiketi ile yayınlandı. 39 ismin Yıldız Tilbe şarkıları yorumladığı albüm bana / bize bir kere daha şunu hatırlattı: Bu şarkıların hepsine aşığım / aşığız. Hayatımızın içine almışız, güzel bir yerinde saklamışız, asla bırakmamışız.

 

Üşüdüm Yorgan Misali Seril Üstüme

Yıldız Tilbe ile ilk nerde tanıştınız, kaç yaşındaydınız peki? Hayatımın en güzel yıllarıydı ki nasıl olmasın, 19 yaşındaydım, ruh halin her türlü dalgalanma yaşında, kan deli gibi kaynıyor bir yandan. Bir sürü albüm yayınlanıyor beraberinde ki bir zaman sonra hepsi seni alacak ve o yıllara geri götürecek, özletecek. Başından sonuna tek bir şarkının bile atlanmayacağı, hafife alınmayacağı “Delikanlım” albümü ile başlayalım öyleyse. Bülent Özdemir’in ve Tarık Sezer’in müzikte ve düzenlemedeki katkıları ile gücünü bugün bile üzerimizde hissettiren bu şarkılar bu sürpriz projede de kuşkusuz öne çıkanlar. Yıldız Tilbe denince akla gelen ilk şarkı o ilk şarkısı “Delikanlım”, Gülşen’in sesi ile hayat bulmuş. Hemen hemen aynı sürece yakın ilk albümünü yayınlayan isimlerden Gülşen. Sözleri ve besteleri, yorumculuğu ile, her albümü ile daha bir popüler olan ve bugün de yaptığı her işe heyecanla yaklaştığımız Gülşen için şarkı seçimi net bir şekilde doğru. “Delikanlım” albümünün en güzel şarkılarından biri olan “Sevdanın Tadı”nı Murat Dalkılıç, “Sana Değer”i Mustafa Ceceli, “Yalnız Çiçek”i Aleyna Tilki feat. Emrah Karaduman seslendirmiş. Aleyna Tilki kuşkusuz bu albümün en sürpriz isimlerinden biri. Sadece iki şarkı ile genç kuşağın büyük sevgisini kazandı kendisi ve yeni ne yapacak diye beklerken gerek şarkı seçimi, gerekse Karaduman’ın şahane düzenlemesi ile şimdiden yaz hitleri arasından birine imza atmış/lar yine. “Delikanlım” albümünde yer alan “Hoşçakal” ve özellikle “Sevemedim Ayrılığı” artık gözden mi kaçmış bir sonraya mı saklanmış bilinmez.

 

Yanında Her Yer  Burası Her Yer Evim

“Delikanlım”dan bir yıl sonra gelen yepyeni albüm “Dillere Destan” ise Yıldız Tilbe albümleri içinde belki de en özel olanlarından biridir. Gürol Ağırbaş, Aydın Karabulut, Levent Altındağ, Erdem Sökmen gibi önemli müzisyenlerin eşliğinde bu kez aranjeler Ozan Doğulu’ya aittir ki bir yazı sallamaz bu şarkılar, bir yazı güze çevirir adeta. Yoğundur barındırdığı hüzün ve kuşkusuz tüm ticari kaygılar bir yana bırakılmıştır, alabildiğine içinden geleni okumuştur Yıldız. Ama o içten gelen nasıl bir kıvamsa hepimizi paramparça etmiştir. Albüme adını veren şarkının yanında “Vazgeçtim” benim için ne eskimiştir, ne eskiyecektir, oradaki lezzet gerçekten bir başkadır. “Vazgeçtim” ile Ozan Doğulu bir kere daha buluşmuştur ve Ece Seçkin yorumlamıştır bu kez şarkıyı. Albümde yer alan “Dillere Destan”a Işın Karaca, “Vuracak”a Merve Özbey, “Arzular Arsız”a ise son yılların sevilen vokallerinden İlyas Yalçıntaş yeniden hayat vermiş. Özbey’i “Duman” ve “Helal Ettim” isimli şarkılarında özellikle sevmiştim ve bu iki şarkı ayarında yeni bir şarkı ile yeniden dinlemek istemiştim ki çok doğru bir şarkıya odaklanmışlar, yaşamışlar, söylemişler, çok beğendim. Ve bir de “Buz Kırağı” var bu albümde kendi renginde, deminde duran ki onu da Edis yakalamış ve yorumlamış.

 

Gün Gelir Acılar Ezberlenir, İyileşir Zamanla Yaran

En hızlı zamanlar, ara kesilmiyor ve Yıldız üretmeye devam ediyor. En güzel albümlerden biri de gecikmiyor ve 96 yılında “Aşkperest” albümü geliyor. Bu kez düzenlemelerde İskender Paydaş, Murat Yeter, Kaveh Bahçeban, Suat Suna ile buluşuyor Yıldız. Albümün müzisyen kadrosu da efsane ve kimler yok ki! Erkan Oğur, Göksel Baktagir, Mustafa Süder, Ahmet Mısırlı, Çetin Akdeniz, Erdem Sökmen, Ercan Irmak, Demir Demirkan, Tarkan Gözübüyük … Uzuyor da uzuyor ekip. Adeta başlı başına bir şiir olan “Dayan Yüreğim” ile açılıyor albüm. Çok naif bir şarkı bu, ne koşturmayı hak ediyor ne de savrulmayı, ne de namelerle süslenmeyi, Hakan Altun’un albümde yorumlamasında şarkı maalesef bu noktadan çıkıyor ve başka bir şarkıya dönüşüyor. Kötü değil belki, zaten Altun’da kötü bir müzisyen değil, farklı bir ses rengi, samimi bir duruşu var müzik dünyasında. Başka bir Yıldız şarkısına dokunsun isterdim. Mesela yukarıda da yazdım. “Sevemedim Ayrılığı” belki de kendisi için biçilmiş kaftan olurdu. Aynı hassasiyetim “Yar” için de olurdu. Yıldız bu şarkıda adeta bir ağıt yakmıştı, hepimizi dağıtmıştı bir isyan. Bir baktık ki albümde Elif Kaya okumuş bu şarkıyı. Elif Kaya ile bir konser kulisi tanışma şansını bulmuştum ve o kadar pozitifti ki daha sonrası şarkılarını da dinlediğimde çok beğenmiştim sesinin rengini. “Yar” gibi bir şarkıya önce cesaret ettiği için sonra da şahane bir yorum getirdiği için tebrik ederim kendisini.

Bu albümde yer alan “El Adamı” isimli şarkısına daha önce kendi albümünde yer veren Ceylan Ertem ise bu albüm için  “İlan-ı Aşk”ı seçmiş. Belli ki Ertem için de “Aşkperest” özel bir albüm. Alternatif müziğin parlayan ve kendi şarkıları dışında Sezen Aksu’dan Nazan Öncel’e, Nükhet Duru’dan Umay Umay’a, Sıla’dan Yıldız Tilbe’ye popüler müziğin önemli kadın vokallerinin şarkılarına getirdiği yorumlarla kitlesini her geçen gün daha da arttıran bir isim Ertem. Ben bu hallerini çekici buluyorum çünkü sürpriz yapmayı seviyor, bir sonraki hamlesini merak ettiriyor. Bu şarkıda olduğu gibi, tek kelime ile gidip en hazine, en kıymetli şarkılardan birini seçmiş. “Aşkperest”ten bu proje albüme taşınan son şarkı ise “Dili Ballım”. Şarkıyı Zara tarzında ve birebir benzer bir düzenleme üzerine yorumlamış.

 

İki yıl sonra Tilbe’den gelen yeni albümün yarısı kendi şarkılarından yarısı ise türkülerden oluşmaktaydı. İlk iki albümünde birer tane türküye yer vermişti Tilbe ama bu kez daha da öteye gitmişti (daha da öteye de gidecekti). Albümün özgün yanında sessiz sedasız duran ama önemli şarkılar vardı. Bu albüm için Berkay yorumlamış, “Vursalar Ölemem” vardı mesela.

 

Yüzünde Bir Çiçektim Açamadım

ve artık 2000’lerdeyiz. 2001’de Tilbe’nin İdobay etiketi ile yayınlanacak olan ikinci albümü “Gülüm”deyiz. “Gülüm” albümünde yine Murat Yeter ve Kaveh Bahçeban aranjeleri vardı ama albüm diğer albümlere göre biraz daha arabeske yakın bir rotadaydı. Belki dinlediğim dönem itibari ile belki de tamamen tesadüf o günün ruh halim bu albümü çok sevmişti. Albümler arası bu geçişler belki başka birinde olsa sırıtırdı ama Tilbe’den ne gelse kabuldü. Öyle ki belki çok öne çıkmadı bu albüm ama bence baştan sona bir şölendi. Belki bu yüzden isimlerin dikkatini çekmedi ve albümde yer alan “Aşkın Cezam mı”yı İrem Derici, albüme adını veren şarkı “Gülüm”ü İntizar yorumladı.

Bir sene sonra gelen “Haberi Olsun” albümü ise birçok hit şarkı çıkardı. Albüme adını veren şarkıyı bu albümde Serdar Ortaç seslendirmiş. Ortaç’ın bugüne kadar Tilbe’den bir şarkı almaması ya da onun bir şarkısına cover getirmemesi hata olmuş. Yıldız’ın biraz da muzip yorumu ve sonradan üstüne yapışacak dansı ile çok sevdiğimiz bu şarkının yanında bu albümde yer alan diğer şarkılara baktığımızda “Ummadığım Anda”yı görüyoruz. Şarkıyı burada Röya’dan dinliyoruz. Röya çok güçlü bir ses, belki de böyle güçlü şarkılara daha çok ihtiyacı var.  Hemen hatırlatalım albümden ilk klip bu şarkıya çekildi. “Aşk Laftan Anlamaz ki” ise Demet Akalın’ın tercihi olmuş. Kendisinden hareketli bir şarkı beklerken bu şarkısı ile gelmesi güzel bir ters köşe. Ben Akalın’ın müzikteki grafiğini seviyorum, özellikle öne çıkan hit şarkılarının tesadüfen bir başarı yakalamadığını düşünüyorum. Bir şekilde piyasayı çok iyi tanıdı Demet, dinleyicisi ile iyi bir bağ kurdu ve her albüm çıtayı biraz daha yükseltti. Her şarkısı çıtasını biraz daha yükselten isimlerden Simge albümde “Zaten Aşığım”a, Kutsi “Çok Zor”a dokunurken “Sevmeyeceğim”i ise Linet seslendirdi albümde. Şarkının ismi neden bilinmez “Sevgiliyim Yeminliyim” olmuş orası ayrı.

 

Diskografi sıralamasında “Yürü Anca Gidersin” albümündeyiz ki yıllar sonra yeniden Ozan Doğulu düzenlemeleri ile de karşılaştığımız bir Yıldız albümüydü. Ama şarkıların çoğu Selim Çaldıran imzasıydı. Albümün açılış şarkısı “Paraçi” ve albüme adını veren şarkı, yani ritmin yüksek olduğu şarkılardı maalesef çok fazla bekleneni veremedi. Ama albümün çok sıkı şarkıları elbette vardı. “Emi” yine birçok insanın yüreğini dağladı ki Sibel Can’dan dinliyoruz şimdi. “Çat Kapı”yı Oğuzhan Koç, “Çabul Olalım Aşkım’ı Ferhat Göçer, “Ama Evlisin”i Zerrin Özer, “Aşkın İçinde Aşk Var”ı Cem Belevi seslendiriyor ötesinde. Sibel Can repertuarı zengindir, her şarkıyı sesine uyarlar, sahnesine taşır  ve bunun da hakkını verir, bu anlamda çizgisi çizgi, rengi renktir. Göçer ara ara kalbime çok iyi şarkılar bıraksa da maalesef bu şarkıda beni biraz şaşırttı zira Zerrin Özer’de öyle. Seslerine ya da yorumlarına itirazım yok ama düzenlemeleri bu şarkılara göre biraz uç olmuştu maalesef. Tempo şarkıların ilk hallerine sadık kalınsaydı tamamen farklı ve şahane olabilirdi.

Bitmiyor değil mi, Tilbe’nin bir bu kadar yazdığım kadar albümü daha var. “Yıldızdan Türküler” var mesela. Daha sonra “Papatya Baharı”. Bu albümde yer alan “Sor”u Serkan Kaya’dan, “Ayrılığın Yükü Ağır”ı Derya Uluğ’dan, “Değilsin”i Mabel Matiz’den dinliyoruz. Matiz daha önce Tilbe’nin “Aşk Yok Olmaktır” şarkısına şahane bir cover getirmişti. Belli ki Mabel de Yıldız’ı çok iyi anlayanlardan, ona aşık olanlardan. Hemen hemen kimsenin aklına gelmeyecek olan bu şarkıyı bulup cover yapmak tam da ona yakışacak bir şey. Mabel’i kimse tutmasın lütfen ve böyle projelerde yer alarak bize sürprizler yapmaya devam etsin. Albümün net en en en sevdiğim şarkısı.

 

Sonraki Tilbe albümlerinden sadece iki şarkı dahil edildi albüme. O da “Hastayım Sana” albümünde yer alan aynı adlı şarkısıydı ki Asil Gök yorumladı bu albümde. Diğeri ise tam bir sürpriz şarkı ve yorum. Tilbe’nin “Oynat” isimli albümünde yer alan “Sanki Burdasın” isimli şarkının yorumcusu, aynı zamanda bu albümünde aranjörü ve prodüktörü Selim Çaldıran.

Hatta öyle ki başka isimlere verdiği şarkıları bile kendi seslendirdi albümlerinden birinde. Tilbe evet, nasıl kıydı bilinmez ama birçok albümü, birçok ismi de kurtardı şarkıları ile. “Seni Seve Seve” şarkısını Nihat Doğan seslendirmişti mesela, daha sonra “Şivesi Sensin Aşkın” albümünde kendi de okudu. Bu albümde de genç kuşağın başarılı temsilcilerinden Emre Kaya okuyor şarkıyı. Yaşar İpek’se “Bir Alo De” şarkısı ile bir hayli dikkatleri çekmişti ki burada da şarkıyı Bahadır Tatlıöz’den dinliyoruz. “Beni Benden Alırsan” isimli şarkısını da İbrahim Tatlıses’ten dinlemiştik. Şarkıyı bu albümde Deniz Seki seslendiriyor. Deniz Seki’nin Tilbe ile ilk buluşması daha ilk albümünde olmuştu. Albümüne adını veren şarkı “Hiç Kimse Değilim”di, yine aynı albümde yer alan “Kop Gel Günahlarından”dan da çok sevilmişti. O şarkıyı daha sonra yine Tatlıses okumuştu. Böyle bir de gelgitler yaşandı yani.

Tarkan’ın unutamadığımız şarkılarından biri “Kış Güneşi”. Tarkan’ın 94 yılında yayınladığı ve en iyi albümlerinden olan “Aacayipsin”de yer alan şarkının sözlerini Yıldız Tilbe yazmıştı, Nurhat Şensoy bestelemişti. Bu albümde bu şarkı unutulmadı ve iki ayrı yorumdan karşımıza çıktı. Buna ne gerek vardı demeyelim zira öyle hissedilmiş, öyle bir renk olmuş. Hande Yener ve Niran Ünsal’dan dinliyoruz. Ajda Pekkan’ın da bu albümde yer alacağını, hatta bu şarkıyı seslendirdiğini de biliyoruz, şarkı şu anda nette dönüyor bir şekilde ama neden yer almadı yanıtını bulamıyoruz.

Ve gelelim bu 39 şarkının en güzeline. Yıldız Tilbe finalde daha önce Funda Arar’ın yorumladığı “Taraf”ı seslendirmiş ki ne iyi etmiş, nasıl bırakmış kendini, su gibi akmış şarkı. Bazı şarkılar sahibinin sesinden, yüreğinden daha mı işliyor insanın içine, daha mı hissettiriyor.

 

Bir şekilde sen olsaydın hangi şarkısını okumak istersin deselerdi tercihim “Kardelen” olurdu. Fatih Erkoç 96 yılında yayınladığı albümünde yer vermişti bu şarkıya“Şivesi Sensin Aşkın” albümünde de Yıldız bize yeniden hatırlatmıştı. Ya sizin Yıldız’ınız hangi şarkı?

 

Son zamanlarda çok fazla bu tarz albümler yayınlanmaya başladı biliyorum ve kusura bakmasınlar kendilerine iyimser yaklaşamadım ve de fikrim değişmedi. İsimler vererek anımsatmak istemiyorum, az çok neler olmuş bitmiş bakarsanız hangi projeler olduğunu görebilirsiniz. Ama bu albüme gelirken ön yargımı bir yana bıraktım, Yıldız’ı ve şarkılarını çok seviyorum çünkü; onun o kendine haslığını, çılgınlığını, yalnızlığını, çığlığını yani gönlünden kopanları; kimden ve nasıl gelmiş pek buna takılmıyorum, iyi ki gelmiş diyorum; biz buradaki birçok şarkı ile gençliğimizi yaşadık, şimdi gelen gençlik de bu şarkılarla buluşsun istiyorum. Bir değil bin yıldız olsun, olmaya devam edelim gökte.

 

 

  90'lar / Bostancı Gösteri Merkezi     İki CD’den oluşan “Yıldız Tilbe’nin Yıldız’ın Şarkıları” geçtiğimiz günlerde Özdemir Müzik etiketi ile yayınlandı. 39 ismin Yıldız Tilbe şarkıları yorumladığı albüm bana / bize bir kere daha şunu hatırlattı: Bu şarkıların hepsine aşığım / aşığız. Hayatımızın içine almışız, güzel bir yerinde saklamışız, asla bırakmamışız.   Üşüdüm Yorgan Misali Seril Üstüme Yıldız Tilbe ile ilk nerde tanıştınız, kaç yaşındaydınız peki? Hayatımın en güzel yıllarıydı ki nasıl olmasın, 19 yaşındaydım, ruh halin her türlü dalgalanma yaşında, kan deli gibi kaynıyor bir yandan. Bir sürü albüm yayınlanıyor beraberinde ki bir zaman sonra hepsi seni alacak…

Genel Bakış

Kullanıcı Oylaması: 4.9 ( 1 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*