EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Control-Z

Control-Z

Control+Z ekibini tanıyarak başlayalım istiyorum söyleşimize. Edirne’de başladınız yolculuğunuzda peki ilk nasıl bir araya gelindi, o başlangıç noktasında nasıl bir amacı vardı grubun, heyecanı nasıldı o ilk günlerin?

Gökhan: Edirne küçük bir şehir ve pek çok müzisyen var. Üniversiteyi yeni kazandığımız dönemler olmasına rağmen birbirimizi bulmak çok uzun zaman almadı. O dönem herkesin farklı cover grupları vardı. Sonrasında sadece beste amaçlı ve tabi yarışmalarında öncülük etmesiyle Control+Z çatısı altında bir araya geldik. Tabi ki ilk zamanların heyecanı farklı olsa da o heyecanı hala büyük oranda taşıdığımızı düşünüyorum.

Sizinle ilgili tutulan notlarda çeşitli müzik yarışmalarına katıldığınız ve hemen hemen hepsinden de başarılı bir sonuçla ayrıldığınızı görüyorum. Hangi yarışmalardı bunlar ve neler kattı size, nasıl bir deneyimdi bıraktığı üstünüzde?

Buğra: Rock’n Dark Express ve Battle of the Bands yarışmalarında sırasıyla Bölge 1.si ve Türkiye 1.si olduk. Gerçekten çok eğlenceli zamanlardı. Bence müziğin yarışmasını eğlence olarak görmek lazım. Benim çok sevdiğim bir şarkıyı bir başkası sevmeyebilir. Müzik çok göreceli… Ama tabii ki bu yarışmalar çok eğlenceli ve güzel anılardı bizim için ve en önemlisi ortak bir hayali paylaşmak bizim aramızdaki bağları kuvvetlendirdi.

Control-Z
Konserler nasıl başladı, nasıl devam etti; albüm henüz yokken kendi şarkılarınızı sosyal medyada paylaşıyordunuz ve bir kitle yakalamıştınız; bu çalışmalar dışında neler dinliyordu sizi dinlemeye gelenler, sizi nasıl motive ediyordu konserler?

Buğra: İlk yıllarda okulun şenlikleri sayesinde büyük sahnelerde çalma imkânımız oldu. Öğrenciler üniversite şenliklerini büyük heyecanla beklerler. Biz bu duyguyu belki de 2 kat hissederdik. Kendi şarkılarımızı çalacak olmak gerçekten çok güzel bir duygu. Bizim avantajımız bilgisayarda müzik programlarını iyi kullanmaktı. Aklımızdakini hemen fiziksel bir demoya dönüştürebiliyorduk. Bu şekilde o yıllarda yaptıklarımızın hepsi şuan elimizde ve heyecanla kaydetmeyi bekliyoruz.

(Bizi dinleyenler neler dinliyor?)Spesifik bir konu, isimler değişebilir ama şunu net olarak söyleyebilirim; bizi dinleyenler önlerine ne konulursa, TV’de ne verilirse dinleyen kitleden değiller. Genelde kendi tercihleri olan dinleyiciler.

Öncelikle bir albüm için nasıl hazırdınız, birçok şarkınız vardı neden bu altı şarkı üstüne karar kılındı, nasıl bir stüdyo süreci yaşandı?

Buğra: ‘Sadece Dinle’ albümü aslında 10 şarkı olarak planlanmıştı fakat kayıtları içimize en çok sinen 6 şarkıya yer vermek istedik. Kalanları o şekilde yayınlamak onlara haksızlık olurdu. O şarkıları 2. albümde çok daha güçlü duyacağınızdan eminiz.

Mihraç: Belki de çoğu grup bu süreci yaşıyordur. “Sadece Dinle” albümünün kayıt sürecinde versiyonlar arasında kaybolduk diyebilirim. Bizde o halleriyle koymaktansa ikinci albümde yer vermeye karar verdik. Gerçi şuan ikinci albüm için o kadar çok birikmiş parça var ki elememiz epey zor olacak.

Stüdyo sürecine gelecek olursak; çeşitli badireler atlattıktan sonra toplamda iki ay gibi bir süre de tüm şarkıların kayıtlarını bitirmiş olduk. Tabi buna mix mastering süreçleri de dahil. Burada SAE ve Özkan Oral’da deneyimiyle çok yardımcı oldu diyebiliriz.

Albümde görebildiğimiz bir şey de size verilen destek. Öyle ki tek tek verilen isimler toplandığında ekibin arkasında çok büyük bir güç var bile diyebiliriz öyle değil mi? :)

Gökhan: Bakıldığında Control+Z 2007’de kuruldu ve ilk albümünü 2013 sonunda çıkardı. Aslında bizim için çok uzun ve engebeli bir yoldu. Bu zaman içerisinde yanımızda çok insan yer aldı ve inanılmaz destekleri oldu. Biz ön planda 4 kişi gözüken aslında çok kalabalık ve büyük bir aileyiz. Orada atladığımız birileri mutlaka vardır. Onlara da buradan sevgilerimizi yollayalım.

Control-Z
Şarkılarla devam edelim mi? Albümün açılış şarkısı bir dönem Umay Umay’ın bize söylediği en güzel şarkılardan biri olan “Naylon”. Bu şarkı nereden aklınıza geldi, Umay Umay’a dinlettiğinizde tepkisi nasıl oldu?

Buğra: “Naylon” çok güçlü bir rock şarkısı… “Düşmedim Daha”yı daha önce çalmıştık ama “Naylon”u yaptığımızda ortaya başka bir şey çıktı. Tam bir Z coverı oldu… Umay gerçekten çok tatlı bir kadın. Sadece şarkıyla alakalı değil hayatla alakalı eleştiri ve görüşleri de bizim için önemli. “Naylon”un bize çok yakıştığını söylemesi bu şarkıyı çaldığımızda güçlü bir özgüven duymamıza neden oluyor.

Gökhan: Tabi burada sevgili Mete Özgencil’in inanılmaz sözlerini de es geçmemek gerekiyor. Kendisine gittiğimizde inanılmaz olumlu tepkiler aldık. Albüm öncesi Türk müziğine yön vermiş böyle değerli isimlerin desteklerini almak bize artı motivasyon oldu diyebiliriz.

Albümün ikinci şarkısı benim de favorilerimden “Komşu Komşu”. Şarkı sözleri ve besteleri Buğrahan’a, düzenlemeler ekibe ait. Öğreniyorum ki bir arada yaşıyorsunuz ve aynı çatıyı paylaşıyorsunuz ve mutlaka artıları hatta belki de eksileri var, özetle nasıl anlaşıyorsunuz diyeyim siz lütfen ne varsa dökün ortaya bilelim :)

Buğra: Bu konuda Edirne’de iyi bir staj dönemi geçirdik diyebiliriz. Beraber yaşamanın elbette ki zorlukları oluyor. Aynı evi paylaşmak birbirini tanımayan kişiler arasında çok büyük risk taşıyor tabii ki. Bulaşıkları kim yıkayacak, bu hafta temizliği kim yapacak gibi konuları biz çoktan aştık. Herkes birbirinin açığını kapatıyor, birbirimize bu iyi niyetle yaklaşıyoruz.

Gökhan: Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki artık kimsenin kimseye tahammülü hoşgörüsü yok. Biz bunu başarabilen nadir gruplardanız sanırım. Zaten herkes grup kurup müzik yapabilir ama önemli olan grup kalabilmek ve bir arada yaşayabilmek.

İki şarkı ile bir dönemin gerçek hayattan esinlenerek çekilmiş iki filmine de selam yolluyorsunuz. Biri “Yağmur Adam” diğeri “Bonnie ve Clyde”. Bu filmler nasıl esin olmuştur peki, nedir hikayeleri?

Buğra: “Bonnie & Clyde” bilinç altında bir algıya yol açmış demek ki. Yani ‘oturup şu filme ya da kitaba şarkı yapayım’ durumu yok. Ortaya bir şeyler döküldüğünde önyargısız olması çok önemli. Matematik şarkıyı oluştururken devreye giriyor. O ahengi, renkleri ortaya çıkarmak tamamıyla matematikle alakalı. Kız arkadaşımdan bu evrede çok yardım aldım onunda hakkını yemeyim.

“Yağmur Adam”a gelirsek; benimde bir kardeşim var belki de empati yapmak daha kolay oldu. Ama burada benim önemsediğim; Sağlıklı gibi görünen Charlie’nin, otistik olan ağabeyi Raymond‘a göre daha problemli ve hayatın anlamını tam olarak kavrayamamasıyla ilgiliydi. Sorumsuz ve kaygısız olduğumuz zamanlar her zaman oluyor o yüzden daha önce de söylediğim gibi; “Yağmur Adam” benim en sevdiğim uzun metraj film.

Yine CD’nin arka kapak notuna bayıldım. Şarkı isimlerinden yola çıkılarak yazılan metin albümün aslında bir de özeti. Ekip tam nerede duruyor ya da bu noktadan sonra nerede durmamak, nereye gitmek istiyor?

Gökhan: Belki klişe olacak ama uzun yıllar bu piyasanın içinde yer almak istiyoruz. Bunun içinde genel geçer gündemi yakalayacak şarkılar değil gerçekten hissettiğimiz müziklerle var olmak istiyoruz. 2. albümde bunu daha da yakalayacağımızı düşünüyoruz. Anlaşılmak gibi bir kaygımız yok. Daha anlaşılabilir olmak daha ulaşılabilir olmak değil bizce.

Control-Z
Albümünüz çıktı ve dinleyicilerinizin tepkisi peki nasıl oldu, nasıl mesajlar, nasıl yorumlar aldı. Konserler devam ediyor mu ve yakın bir tarihte başka sürprizler, projeler var mı?

Gökhan: Tepkiler çok olumlu tabi bununla birlikte eleştiriler de gelmiyor değil. Zaten sadece pozitif eleştiriler gelse biz de yaptığımız işteki hataları göremiyor olurduk. Bu yüzden negatif ama yapıcı eleştiriler de bizim için çok değerli. Kış döneminde çok fazla konser olmamasına rağmen yakın zamanda Sömestr Fest’te Duman, Gripin, Büyük Ev Ablukada gibi çok önemli isimlerle aynı sahneyi paylaştık. Bizim için çok keyifli ve güzel bir festivaldi. Yakın zamandaki en büyük sürpriz 2014 yılı sonu çıkarmayı planladığımız ikinci albümümüz olacak sanırım.

Son olarak müziği bir yana bırakmamız gerekirse, dünyanızın diğer renkleri nelerdir diye sormamız gerekirse nasıl yanıtlar gelecektir bize? Hayatınızın diğer renkleri, güzellikleri nelerdir?

Buğra: Benim için spor çok önemli. Efendi Lig ve Gazoz Ligi’nde sadece spor için bir araya gelmiş çok değerli insanlarla futbol oynuyoruz. Onun dışında özel kolejlerde gitar öğretmenliği yapıyorum.

Gökhan: Ben bir otelde organizasyon yöneticisi olarak çalışıyorum. Çeşitli projeler ve tematik partiler gerçekleştiriyorum. Ekim ayında bir sosyal sorumluluk projesi de gerçekleştirdim ve Şırnak’ta bir ilköğretim okuluna kitap götürdük. Müzik dışında kalan zamandaki işim benim için oldukça keyifli gidiyor.

Başar: Özel bir kolejde öğretmenlik yapıyorum.

Mihraç: Ben bilişim sektöründeyim.

 

Control-Z

Control+Z
Sadece Dinle / Lila Records

 

 

http://www.youtube.com/watch?v=S53_iZWaW3o

Control+Z ekibini tanıyarak başlayalım istiyorum söyleşimize. Edirne’de başladınız yolculuğunuzda peki ilk nasıl bir araya gelindi, o başlangıç noktasında nasıl bir amacı vardı grubun, heyecanı nasıldı o ilk günlerin? Gökhan: Edirne küçük bir şehir ve pek çok müzisyen var. Üniversiteyi yeni kazandığımız dönemler olmasına rağmen birbirimizi bulmak çok uzun zaman almadı. O dönem herkesin farklı cover grupları vardı. Sonrasında sadece beste amaçlı ve tabi yarışmalarında öncülük etmesiyle Control+Z çatısı altında bir araya geldik. Tabi ki ilk zamanların heyecanı farklı olsa da o heyecanı hala büyük oranda taşıdığımızı düşünüyorum. Sizinle ilgili tutulan notlarda çeşitli müzik yarışmalarına katıldığınız ve hemen hemen hepsinden de…

Genel Bakış

Kullanıcı Oylaması: 4.93 ( 3 oy)

Bir yorum

  1. Youtube ta videolarını izledim. Grup çok sağlam, yolları açık olsun. Daha çok yerde görmek isteriz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*