Adile Yadırgı
Dünyada savaş çığırtkanlığı devam ettikçe, kayıplarımızdan ve acılarımızdan yeni bir umut yaratacak şarkılarımız. Bizim de Türkiye olarak acılarımızla yüzleşmemizin bir köprüsü olan “Savaş Kadınları”nda yer almak benim açımdan önemliydi. Çünkü barış umuduna ve tüm halkların sesleriyle, kültürleriyle varlıklarına dünyada yer açmak, iktidarlardan çok sanatçıların başlıca görevlerindendir. Edebiyatın, müziğin, sinemanın katkısı birbirimizi daha çok ve daha çabuk anlamaya dönüşecek ona inanıyorum. Bu sebeple bu albümde yer almayı severek kabul ettim çünkü tam da zamanıydı. Kürtçe, Farsça, Zazaca, Gürcüce, Ermenice türküler okudum fakat ilk defa Rumca okumak benim için de önemli bir deneyim olacaktı.
Ayrıca aslında bir kadın çalışması olması, biz kadın seslerini bir araya getirmesi de bu albümün özel olmasını sağlayan nedenlerdendir.
İnkâr politikalarının hiçbiri, sarılmamış yaraların durmadan kanamasını engelleyemiyor, yaşayan kültürleri yok edemiyor. Zaman geçse de acıyan yerlerimiz sürekli bizi yan yana getiriyor. İşte bu tür çalışmalar soykırım politikalarının dili karşısında bir direniş dili oluşmasına, halkların türkülerinin kardeşleşmesine ve bu kaynaşmayla nefret dilinin ve kötülüğün yüzlerce yıl daha bu topraklarda kök salmasına engel olacaktır.
Ayrıca barışı yürekten çağırdığımız şu dönemde, Metin Günaydın’ın gönülden çabasıyla ortaya çıkmış ‘Savaş Kadınları’nı yılın önemli kayıtlarından biri olarak değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.
Müzik Ekspres Alternatif Ruhun Gıdası

