EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Selim Tarım

Selim Tarım

Küçük yaşlarda blok flüt ve tulum ile tanışıyorsunuz. Daha sonra yan flüt, gitar, klavye ve armonika ekleniyor yanlarına. Özetle tek başına bir orkestra olma yolunda ilerliyorsunuz. Nasıl başlıyor bu buluşmalar, nasıl tanışıyorsunuz, nasıl dost oluyorsunuz, o ilk heyecanlar nasıl yaşanıyor adınıza?

Aslına bakarsanız bunların hepsi meraktan kaynaklanıyor sanırım. Zaman içerisinde tanıdığım iyi müzisyenlerinde etkisi çok oldu. Bana baya katkıları oldu açıkçası. Hepsine selam olsun.

Müzik, müzisyen için bir hastalıktır; bu hastalık içimizde yayıldıkça başka bir şey ile ilgilenemez oluyoruz. Sonuç olarak ilgi duyduğumuz enstrümanları bünyemize bir şekilde sokmuş oluyoruz.

Öyle ki siz Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünü bitirmişsiniz ama yola öyle devam etmek istememişsiniz ve kazanan müzik bu vesile ile de kazandığımız bir müzisyen olmuş. Bu kararı nasıl verdiniz ve hemen ertesinde ilk çalışmalarınız, ilk müzik adına profesyonel deneyimleriniz neler oldu?

Müzik benim 28 senelik yaşamımın 25 senesini kapsıyor. Turizm sırf ailemi mutlu etmek için okuduğum bir bölümdü. Yaşamım boyunca kendi köşeme çekilmiş bir şekilde hep müzikal çalışmalar sürdürdüm. Stüdyolarda görevler üstlendim. Bilmediğim ne varsa hepsini bir şekilde öğrenmeye çabaladım. Sonuç olarak şimdi kendi aranjelerimi yapıyorum ve karşıma gelen müzisyenler ile iletişim kurmakta güçlük çekmiyorum.

Selim Tarım
Albüme doğru yaklaşırken isminizle karşılaştığımız çeşitli projeler oldu, yine müzisyen dostlarınızın albümlerine destek verdiniz, belgesel – film müzikleri adına aranjeler gerçekleştirdiniz. Peki birikenler nasıl kendini gösterdi ve bir albüm yapma fikri nasıl doğdu?

Albüm yapmayacaktım ve bunu çokça belirtmiştim fakat bir gün kafama bir girdiler pir girdiler :) Bir baktım ki albüme başlamışım. Zaten eserlerimin aranjeleri hep bir taslak halinde duruyordu bilgisayarımda bu yüzden toparlaması çokta zor olmadı.

Anadolu Müzik etiketi ile buluştuğumuz “Bir Nefes” biri enstrümantal 12 şarkının yer aldığı ilk albümünüz. İki anonim şarkı dışında tüm besteler size ait. Bir hayli kollektif bir albüm diyebilir miyiz bu çalışmanıza zira o kadar çok isim göze çarptı ki albüm sayfaları arasında, nasıl bir ekip ruhu yaşadınız burada?

Benim en önem verdiğim durum ben her ne kadar aranje yapsam da müzisyenlerin isteyerek ve içinden gelerek çalmasıdır. Bu albümde gerek dostlarım gerekse enstrümanistliğine çok saygı duyduğum insanlar yer aldı. Güle eğlene yapmasaydık şuan benim için hiç bir önemi olmazdı bu albümün. Önemli olan o ruhu yakalamak ve aynı duygular ile albüme özen göstermektir. Yoksa bu dinleyiciyi de çok yansıyor. Ruhsuz işlerin bir yere taşınacağına inanmıyorum.

Peki ya dinleyici ile ilk karşılaşmasından bugüne gelinen süreç; kuşkusuz dinleyicileriniz, sizi sevenler bu albümle buluştu ve ilk tepkiler nasıl gelmeye başladı size?

Genel olarak gözlemlerimize bakarsak hep olumlu yönde bir yaklaşım var. Dinlenme oranları ve Facebook sayfamızda yayınladığımız “korsana hayır diyenler” kampanyamıza gönderilen yığınla fotoğraf bunu gösteriyor. Emeğimize destek ve saygılarından dolayı onlara sonsuz teşekkür ediyorum…

Selim Tarım
Siz Ankara’da yaşıyorsunuz ve bundan sonraki adımlarında da albümün orada mı olacaksınız? Örneğin konserler olacak mı, dinleyicileriniz bu şarkıları canlı canlı en yakın ne zaman dinleyecek, bu anlamda belirlenen bir program var mı?

Şu sıra albüm sürecini takip ederek bir sistem oturtuyoruz. Konser planlarımızı ve diğer her türlü organizasyonları Eylül’den sonra yapmayı planlıyoruz. Bunun haricinde gelen teklifleri değerlendiriyoruz…

“Hayatta düşünülmemiş projeleri yakalamak ve onları insanlar ile buluşturmak” demişsiniz bundan sonraki süreçteki hayalinize. Peki bu anlamda şekillenen bir şeyler var mı? Önümüzdeki albüm ya da albümler adına çizilen bir süreç var mı? Hedeflerinizi biraz daha detaylı dinleyebilir miyiz sizden?

Hali hazırda bekleyen projelerim mevcut fakat bunları şuan dillendirmem biraz riskli olabilir :) Sürpriz olsun diyelim… Şu an hali hazırdaki albümüme odaklanmış durumdayım. Zaman ne gösterir bilemeyiz. Bakalım bizi hayatta neler bekliyor…

Ve geçtiğimiz günlerde yayınlanan bu yılın özel albümlerden birinde yer aldınız. Metin Altıok için hazırlanan “Anka” isimli bu çalışmada şairin “Acılarla Sorularla” isimli şiirine notalar kattınız? Çok özel bir heyecanı olsa gerek böylesi bir güzelliğin içinde yer almak, size neler hissettirdi?

Aslında bu albümde 26 değerli sanatçının yanında yer verilmesi beni çok onurlandırdı. Bunun yanında insanlığımızın büyük ayıplarından biri olan ve 33 değerli aydın ve 2 otel personelini kaybettiğimiz o acı gün keşke hiç olmasaydı da biz içimiz burkularak bu şiirlere müzik yapmasaydık. Kaybettiğimiz yürekler geri gelmeyecek belki ama onları saygı ile anmak ve unutturmamak adına gerçekleştirilmiş olan bu projede yer almış olmaktan gurur duyuyorum…

Selim Tarım
Son yıllarda müzisyenlerin çok daha içten, çok daha özgür, çok daha özgün bir rahatlık içinde müziklerini / albümlerini bizlerle buluşturduğunu görüyoruz. Bir şekilde bu duruma katılıyor musunuz? Neler oldu, neler değişti size göre, sizin öncesinde karşılaştığınız çeşitli sorunlar oldu mu mesela bu anlamda?

Belki de aslında bu hep vardı ama insanlar ile iç içe olunabilecek platformlar yoktu. Sosyal medya var oldu olalı insanlar sanatçılara daha rahat ulaşabilir ve onların düşüncülerini daha iyi anlayabilir oldular. Ben bu özgürlüğü birazda buna bağlıyorum…

Sizin müzisyenleriniz kimler peki, kimler hayatınızda dünden bugüne özel bir yerde durdu, durmaya devam ediyor? Bir gün için çalışmayı çok istediğiniz bir müzisyen var mı bu anlamda?

Geçmişten bu yana beraber olduğum müzisyenler arasında Tolga Kurdoğlu, Kaan Kurt, Bülent Turan, Özgür Abbak, Onur Gügül, Altan Civelek, Umut Öner, Hüseyin Ulusan, İrfan Seyhan, Hakan Filiz, Volkan Karaoğlu, Yıldıray Yanlı, Selçuk Balcı, Mustafa Kemal Çokşen, Murat Çorak, Niyazi Koyuncu, Lela Bekirishi, Erdal Bayrakoğlu, Deniz Küçükakyüz, Gökhan Altınbaş, Serkan Süer, Semih Abay Özgür Babacan, Levent Bakır, Emrah Bingöl, Özgür Alim Sezer, Ferhat Avhan, Ediz Numanoğlu, Özgür Baltacı, Özen Özgürbüz, Köksal Öztürk ve Sertaç Baykan bulunmaktadır.

Sahne anlamında eşlik eden dostlarım: Kaan Kurt, Sertaç Baykan, Köksal Öztürk, Özen Özgürbüz, 0Cem Yazıcı, Deniz Küçükakyüz

Çalışmayı çok istediğim müzisyenlere gelince bu konuda pek bir fikrim yok. Çünkü şuan çalıştığım dostlarım gerçekten alanında çok iyiler ve kafamdaki işleri gerçekleştirmemde en doğru kişiler…

Selim Tarım
Ve son olarak hayatınızın müzik dışında kalan anlarına dokunalım istiyorum ve diğer renklerini, lezzetlerini öğrenelim istiyorum dünyanızın, neler sizi mutlu ediyor, kalan vakitlerinizi nerelerde ve nasıl değerlendirmekten keyif alıyorsunuz?

Doğaya dair ne varsa beni mutlu eder. Genelde araba yolu olmayan yerlere yürüyerek seyahat etmeyi severim. Beni tek toparlayan hobimdir. Öte yandan enstrümanlarım ve stüdyom da ayrı bir hayatım oluyor. Şehre gelince varsın olmasın… Her şey yapay geliyor…

Selim Tarım

Selim Tarım
Bir Nefes / Anadolu Müzik

 

 

 

Küçük yaşlarda blok flüt ve tulum ile tanışıyorsunuz. Daha sonra yan flüt, gitar, klavye ve armonika ekleniyor yanlarına. Özetle tek başına bir orkestra olma yolunda ilerliyorsunuz. Nasıl başlıyor bu buluşmalar, nasıl tanışıyorsunuz, nasıl dost oluyorsunuz, o ilk heyecanlar nasıl yaşanıyor adınıza? Aslına bakarsanız bunların hepsi meraktan kaynaklanıyor sanırım. Zaman içerisinde tanıdığım iyi müzisyenlerinde etkisi çok oldu. Bana baya katkıları oldu açıkçası. Hepsine selam olsun. Müzik, müzisyen için bir hastalıktır; bu hastalık içimizde yayıldıkça başka bir şey ile ilgilenemez oluyoruz. Sonuç olarak ilgi duyduğumuz enstrümanları bünyemize bir şekilde sokmuş oluyoruz. Öyle ki siz Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünü bitirmişsiniz ama yola…

Genel Bakış

Kullanıcı Oylaması: 4.96 ( 4 oy)

Bir yorum

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*