EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Tülay Gürler

Tülay Gürler

Sonbaharın yavaş yavaş etkisini göstermeye başladığı bir sabah… Güne adapte olmak için cep telefonumun “Karışık” isimli şarkı listesine dokunarak uyku sersemi elimi yüzümü yıkamaya gidiyorum. Beni hangi şarkının beklediğini bilmediğim bu anları çok seviyorum. Çalacak olan ilk şarkıya da ister istemez bir anlam yüklüyor insan. Bu şarkı bana diyor…

Sabah bana eşlik eden ilk şarkı, Tülay Gürler imzalı “Uyan”ın akustik versiyonuydu (ki şarkının bu versiyonunu ayrı bir severim.)

“Uyan
Uyan ki kopsun bağların rüyalardan…”

Gel de üstüne alınma. :)

Tülay Gürler ortaokul yıllarından beri şarkı söylüyor. Uzun yıllardır da kendi orkestrası ile sahne alıyor. Ayrıca, müzikle ilgili aldığı onlarca eğitimin yanına bir de kapı gibi ekonometri diploması koymuş. Onu kendime yakın bulma sebeplerimden biri daha. Özgeçmişimiz ortak. :)
Bu biraz “çocuk da yaparım kariyer de” gibi bir durum. Yaşamı bir bütün olarak algılayıp, hayatın farklı merkezlerinde mola vermiş ama hep aynı yolculuğa devam etmiş Tülay: Müzik…

Kendi şarkılarını seslendiren müzisyenlerin müziği ileriye taşıma potansiyelleri daha fazladır diye düşünürüm. Tülay da onlardan. Nepal, Katmandu’da Pranab Joshi yönetmenliğinde kliplendirilmiş olan Uyan isimli çalışmanın sözü müziği Tülay’a ait. Düzenlemesi Soner Kıvanç’ın. Hem dans hem de akustik versiyonda gitarları Timur Alp Atak çaldı. Benim de gitar hocam. Üstat… :)

Tülay Gürler

Bu şarkı single olarak Yücelen Müzik etiketi ile dijital platformlarda yayınlandı. Albüm de Kasım’da geliyor. Albümde yer alacak diğer şarkılar da yine Tülay Gürler imzalı. Stüdyoda birlikte oturup dinledik. Diğer şarkıları dinleyince “Uyan”a ihanet etmek üzere olduğumu fark ettim. :) “Bende hepinizin yeri ayrı” diyerek gönlünü alacağım sanırım ki yalan da değil hani. :)

Söyleşi sonunda “Uyan”ın hem klibini hem de akustik versiyonunu sizler için paylaştık. Keyifli dinlemeler…

Tülay Gürler
Tülay’cım öncelikle Müzik Ekspres’e hoş geldin. “Uyan” seninle tanıştığımız ilk şarkın. Bu şarkının hikâyesinden başlamak istiyorum. Neye uyanıyoruz?

Hoşbulduk. Uyanma vakti geldi diyelim o zaman. Şehirlerarası bir yolculuk sırasında ortaya çıktı “Uyan”. Elimde kaydedebileceğim herhangi bir cihaz yoktu, mola yerinden ayrıldıktan hemen sonra uzun uzun yola bakarken sözleriyle beraber geldi “Uyan”. Unutmamak için defalarca tekrar ettiğimi hatırlıyorum. Yaklaşık 8 senelik bir şarkı.

Neye uyanıyoruz? Sanırım var olan hayatın aslında çok da gerçek olmadığının, yaşamın bir rüya olduğunun farkına varıyoruz ve tek gerçeğin şekli ne olursa olsun aşk olduğuna uyanıyoruz, kısacası ayıyoruz diyelim.

Şarkının alt yapısı ve düzenlemesinden hareketle, tarzına alternatif pop diyebilir miyiz?

Aslında kategorilere ayırmak çok doğru olmayabilir. ”Uyan” salt bir pop şarkısı, pop kültürünün bir ürünü. Türü, konumlandırıldığı parçaların yapısına göre değişir.

Günümüz şarkılarının çoğunun ritm, melodi, aranjman ve söz bakımından birbirine çok benzemesi “Uyan”ın sanki alternatif bir şarkı gibi durmasına neden oluyor. Tüm playlistler birbirine benzer şarkılarla dolu. İş böyle olunca “Uyan” alternatif bir şarkı sanılıyor. Bir anlamda bu tür şarkılara alternatif… :)

Pop müzikte neler yapmak istiyorsun?

Bana ait olsun ya da olmasın, kendi tarzıma yakın şarkılardan bezeli bir diskografi oluşturmak en önemli hedefim. İnsanlar şarkılarımı dinlerken yorulmasınlar ve zevk alsınlar istiyorum. Büyük bir topluluğun ağzından şarkıma eşlik edildiğini duymak en büyük hayalim.

Öncelikle bir şarkıcıyım, sonrasında şarkı yazarıyım. Bu işle gerçekten uğraşan herkes gibi sevilmek ve takdir görmek en büyük arzum. Hayatım boyunca müzik yapmak önceliğim idi. Ve sanırım böyle de devam edecek. Klişe bir cümle ama kalıcı olmak ve bu işte var olmaya devam etmek istiyorum.

Türk pop müzik tarihinde sence dönüm noktaları neler ve şu an Türkiye’de pop müzik nereye gidiyor?

Benim de bizzat içinde olduğum ve doya doya yaşadığım 90’lar dönemi Pop Müzik tarihinin yakın dönem dönüm noktasıdır. O dönemin bazı şarkılarını şimdi piyasaya sürmeye kalksak sanmıyorum ki bunu kabul edecek yapımcı bulalım. İnanılmaz bir üretim ve genç şarkıcı patlaması söz konusu. Tabii özel radyoların o döneme etkisi çok büyük.

2000’lerin başında ivmesi azalıyor fakat halen etkisi sürüyordu. Artık 2000’lerin ortasında birbirine benzeyen şarkılar ve birbirine benzeyen sesler o kadar çoğaldı ki; bu satış rakamlarına da etki etmeye başladı ve bugüne kadar devam etti.

Türk müzik piyasası korsan, internet, konudan uzak sermaye sahipleri ve tekelleşme nedeniyle çok daha zor ve belirli insanların arasında dönen bir piyasa halini aldı. Umarım bu döngü bir şekilde değişecek.

Kulaklara aynı tip ve aynı ritmde şarkıları alıştırıp, ezberletip, “Ama halk bunu istiyor” demekle Türk müzik piyasası bir noktaya varamaz diye düşünüyorum.

Tülay Gürler
Albüm ne zaman? Albümün adı belli mi? Albümdeki diğer şarkıların da söz ve besteleri sana
mı ait olacak?

Albümü Kasım gibi çıkacak şekilde planlıyoruz. “Uyan” single çalışması gibi yine dijital platformlarda yer alacak. Adı henüz belli değil. Şimdilik 4 şarkı gözüküyor, albümden ziyade maxi single diyebiliriz. Ama belli olmaz üretmeye her zaman ve her daim devam ettiğimiz için yepyeni şarkılar da eklenebilir. Söz ve bestelerin hepsi bana ait olacak.

Bir müzisyen kendini farklı kılmak için ne yapmalı?

Çok değerli bir hocanın lafı geldi aklıma, değerli müzisyen Mutlu Torun.

Önce insan, sonra sanatçı, sonra müzisyen en sonunda şarkıcısın. (Gitarist, davulcu vs.)

Böyle bir sıralama yapmış. Farklı olmak istiyorsa müzisyen, her şeyden önce insan olduğunu ve ölümsüz olmadığını unutmamalı bence. Bunun dışında her şey teferruat aslında. :) Ha bir de çalışmaya ve üretmeye devam etmek.

Seni diğerlerinden ayıran, farklı veya özel kılan nedir?

Başlı başına ben olmam, Tülay olmam farklı zaten. İkinci bir Tülay olmadığı ve olamayacağı için farklıyım. Ben ben olduğum için farklıyım. Bu soruyu aslında beni takip eden ve dinleyen insanlara sormak çok daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Beni diğerlerinden farklı kılan şey nedir diye yine de bir cevap vermem gerekirse istediğim müziği yapıyor oluşum, kaygıya yer vermeden istediğimi yapıyor oluşum…

Eğitim geçmişine baktığımda, müzik dışında Ekonometri gibi oldukça farklı bir mecraya da el atmış olduğunu görmekteyim. Üstelik bununla yetinmemiş işletme master’ı da yapmışsın. :) Bu geniş yelpazeyi neye borçluyuz? :)

Yerimde duramamama, farklı konsantrasyon alanları ve yeni bilgilere olan açlığıma borçluyuz. :) Farklı şeylerle uğraşmayı seviyorum. Farklı alanların beni zenginleştirdiğini düşünüyorum. Bu farklı bakış açılarına sahip olmama neden oldu. Hayata, insanlara ve müziğe tek pencereden bakmadım bu sayede. Biraz da hayatın bana sunduğu alternatifleri geri çevirmedim, eee tamam bunu da bir deneyelim o zaman dedim hep. İnatçı ama sabit fikirli olmamama neden oldu bu farklar, farklılıklar.

Tülay Gürler
Ekonometri okumanın bence müziğine katkıları büyük. Çünkü müzikle matematik arasında çok güçlü bir bağ var. Müzik yaparken şarkıyı uygun bir ölçü içinde belirli zamanlara bölerek hesaplamak gerekiyor. Ve her ne kadar duygunun ön planda olduğu bir alan gibi gözükse de aslında iyi bir müzisyenin güçlü bir matematik zekâsının da olması gerektiğini düşünüyorum. Ekonometrist Tülay ile Müzisyen Tülay’ın ilişkisi nasıl? Birbirlerinden nasıl besleniyorlar?

Her ikisi de tek başına çekilmez olduğu için zor bir ilişkileri var bence. :) Şaka tabii de şaka da olsa biraz doğruluk payı var. Hehehe.

Müzik ile matematik arasında güçlü bir ilişki olduğu doğru. Bazı şarkılar daha hesaplı programlı yapılabiliyor. Ben kendim de bu yöntemi bazen kullanıyorum. Şu ritm ve hızda olsun diyerek kendimi yönlendirdiğim çalışmalar var. O zaman matematik devreye giriyor. Sonuçta profesyonel insanlarız ve bazen sipariş üstüne şarkılar yapabiliyoruz.

Ekonometrist olmanın getirdiği en önemli katkı farklı bakış açısı sanıyorum. Ekonometri ve müzik bambaşka iki alan. Farklı alanlarla uğraşmak, her iki alanda da insanın başına gelebilecek tekdüzeliği, sıradanlığı ve mesleki körlüğü kırıyor diye düşünüyorum.

Hangisi seni daha çok heyecanlandırıyor:
– Bir şarkıyı bestelemeye başladığın an
– Şarkının aranjesinin yapıldığı an
– Şarkıyı dinleyici ile paylaştığın an

Hepsi beni çok heyecanlandırıyor diyebilirim. Genelde beste yapmadan önce içimde birşeylerin ağırlığını hissediyorum. Doğum sancısı gibi. Doğum sancısı zor bir şeydir, acıdır, ama bebeğin gelişini müjdelediği için aynı zamanda inanılmaz heyecan da verir. Beste yapmadan önce bende oluşan duyguları aşağı yukarı buna benzetiyorum. Acılı, sancılı ama heyecanlı bir süreç. Bence “Şarkının geçmişi bestelendiği, şimdisi aranjman süreci ve geleceği ise dinleyiciyle paylaşıldığı andır.”

Neleri / kimleri dinlemekten hoşlanırsın? Başucu albümlerin var mı?

Eskiden çok vardı, şimdilerde özellikle takip ettiğim bir albüm ya da şarkıcı yok. Beğendiğim takdir ettiğim kişiler var tabii.

Yazdığın bir şarkıyı bir başkasından dinlediğin oldu mu hiç? Oldu ise nasıl bir duygu? Olmadı ise, olsaydı ne hissettirirdi?

Oldu, gayet güzel ve duygusuna uygun icra edildiği için gurur ve mutluluk hissettim sadece.
Eğer tersi bir durum söz konusu olursa sanırım biraz panik olabilirim ama profesyonel olarak bakmak lazım konuya. Öncelikle bana ait bir şarkının en uygun ve güzel şekilde icra edilebilmesi için destek olurum.

Tülay Gürler
Müzik yapmadığın zaman neler yaparsın?

Genelde eşim Timur Alp Atak ile birlikte kurduğumuz stüdyomuzda vakit geçiriyorum.
Studio T&T Suadiye. Öğrencilerimiz var onlara nacizane bildiklerimizi aktarıyoruz. Hayvan dostlarımız var. Onlarla vakit geçiriyorum. Film seyretmeyi çok severim. Film izlerim. Kitap okurum, vazgeçemediğim bir tutku. Şimdi düşündüm de sanırım yine de zamanımın çoğu müzikle geçiyor. :)

Son olarak, her söyleşideki klasik final sorumu yöneltiyorum: “Gül her şeyi sordun, ama şunu sormadın aşk olsun” diye düşündüğün bir soru var mı? Varsa hadi sor ve cevapla. :)

Aslında sorudan ziyade sosyal medya adreslerimi paylaşmak isterim okurlarınız ve takipçilerinizle.

Twitter/tulaygurler
İnstagram/tulayonline
Facebook/gurlertulay
www.tulaygurler.com

adreslerinden beni takip edebilirler.

 

 

Sonbaharın yavaş yavaş etkisini göstermeye başladığı bir sabah… Güne adapte olmak için cep telefonumun “Karışık” isimli şarkı listesine dokunarak uyku sersemi elimi yüzümü yıkamaya gidiyorum. Beni hangi şarkının beklediğini bilmediğim bu anları çok seviyorum. Çalacak olan ilk şarkıya da ister istemez bir anlam yüklüyor insan. Bu şarkı bana diyor… Sabah bana eşlik eden ilk şarkı, Tülay Gürler imzalı “Uyan”ın akustik versiyonuydu (ki şarkının bu versiyonunu ayrı bir severim.) “Uyan Uyan ki kopsun bağların rüyalardan…” Gel de üstüne alınma. :) Tülay Gürler ortaokul yıllarından beri şarkı söylüyor. Uzun yıllardır da kendi orkestrası ile sahne alıyor. Ayrıca, müzikle ilgili aldığı onlarca eğitimin…

Genel Bakış

Kullanıcı Oylaması: 4.97 ( 3 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*