Mart ayının sonlarında buluştuğumuz bir şarkı ile mayıs ayında yeniden bir aradayız; üstelik bu kez akustik versiyonu ile. Ve sanırım en güzel tarafı da her iki versiyonun da bambaşka yerlerden aynı duyguyu geçirebilmesi. Sözleri ve besteleriyle müzik dünyasında kendine özel bir alan açan, yorumcu kimliğiyle de bizden hiç uzak olmayan sevgili Murat Güneş ile son dönemde sesiyle dokunduğu her şarkıda ayrı bir iz bırakan, Tan ile düetleri ve sahneleriyle de dikkat çeken Seda Eylül Tansık bu şarkıda yollarını kesiştiriyor. Güneş’in sözü ve müziğini taşıyan parçanın her iki düzenlemesinde de imza Can VS’e ait.
Aşkın kırılganlığını ve teslimiyetini yalın bir dille anlatan şarkı, akılda kalan nakaratı kadar 80’ler esintili synth dokunuşlarıyla kurduğu modern pop atmosferiyle de öne çıkıyor. İlk versiyonun klibinde yönetmen koltuğunda İzzet Başlak otururken projeyi asıl özel kılan detay ise şarkının işaret diliyle de yorumlanması oluyor. Bunun için özel olarak ders aldıklarını öğrenmek, şarkının duygusunu daha da gerçek bir yere taşıyor.
Akustik versiyonun klibini ise Aybars Öztürk yönetiyor. Her iki klibin ortak noktası ise şehrin sokakları, caddeleri ve o doğal atmosfer hissi. En önemlisi de iki ismin samimiyetinin kameranın önünden çok doğrudan şarkının içine geçmiş olması. Belki de bu yüzden şarkı, büyük çıkışlara ihtiyaç duymadan dinleyicinin içine işliyor. Süslü değil, gösterişli değil; ama hissettirdiği şey oldukça güçlü. Bir aşk şarkısından çok, birine fazla alışmanın sessiz ağırlığı gibi hatta biraz da.
Her iki ismin de kendi yollarında dikkat çekici işler yaptığı bir gerçek ama bu düetin ayrı bir heyecan yarattığı da ortada. Benim için güzel bir sürpriz oldu. İki versiyonun da zamanla kariyerlerinde özel bir yerde duracağına da inanıyorum ve sizlerin de aynı heyecanı alacağınızı düşünüyorum. Belli mi olur belki de bir gün ortak bir sahnede de dinleme şansını buluruz kendilerini.
Kadri Karahan / Editörün Notu
Döktüm Kendimi Yollarına
Kim bilir ben gibi nice sevdalı gördü
Bu hergele meydanı
Açmadan soldu her birinin
Gönlünün taze fidanı
Gün ağarsa ne gül kızıla dönse
İçim katran karanlık
Bunca zifiri kara şeyin içinde
Bi’ senin yüzün aydınlık
Döktüm kendimi yollarına
Dört başı mâmur kollarına
Yeter ki benden başkasını
Alma ölene dek sol yanına
Benim de senden başka kimim var
Olsa olsa bi’ de annem
Sen bana hep böyle gül bir ömür
Saray olur şu fakirhanem
Müzik Ekspres Alternatif Ruhun Gıdası

