Müzikten tiyatroya, danstan oyunculuğa uzanan çok yönlü bir sanat kariyerine sahip olan Tuncay Çağıl, uzun yıllar pop ve caz orkestralarında solist ve enstrümanist olarak görev aldı. 2008–2012 yılları arasında İngiltere’de Royal Academy of Music’te vokal ve enstrüman performansı, LAMDA – London Academy of Music and Dramatic Arts’ta ise müzikal oyunculuk ve drama eğitimi gördü. Bir dönem profesyonel bir Arjantin tango dansçısı olarak sahnelerde yer alan Çağıl’ı, sinema filmleri ve tiyatro oyunlarında da izleme şansını da bulduk. Yakın zamanda sahnelenen “Hrisantos’u Kim Öldürdü“ adlı oyundaki performansının ardından yaptığımız kısa söyleşide, şu sıralar hayata geçirdiği albüm projesinden de söz etti ve o albüm şimdi müzik marketlerde yerini aldı.
Bugünlerde Çağıl’ı iki ayrı oyunla sahnede izlemeye devam ediyoruz. Bunlardan ilki, Dostoyevski uyarlaması olan “Yeraltından Notlar” diğeri ise Türk edebiyatının klasikleri arasında yer alan Sabahattin Ali’nin ölümsüz romanından uyarlanan “Kuyucaklı Yusuf“. Romanın sahne uyarlamasında bireyin yalnızlığı, adaletsizlik, bastırılmış duygular ve yarım kalan sevdalar güçlü bir dramatik dille aktarılıyor. Çağıl, tek kişilik bu etkileyici performansının yanı sıra geçtiğimiz yıl “Aşk Bir Rüya” adlı single çalışmasını da dinleyiciyle buluşturmuştu. Şimdilerde ise Sabahattin Ali şiirlerinden oluşan bir mini albümde sesiyle karşımıza çıkıyor.
“Kuyucaklı Yusuf” oyununun final şarkısı olan ve bestesi Tuncay Çağıl’a ait “Ayırdılar” ile açılan albüm; üç ayrı eserlerle devam ediyor. Şiirlerin iç dünyasındaki yalnızlık, sevdaya duyulan özlem ve ayrılığın kaçınılmazlığı, müzikle birleşerek derin ve evrensel bir anlatıya dönüşüyor. Oyunu izleyenlerin bu çalışmadan daha da fazla tat alacağına şüphe yok. Oyunu izleme imkânı bulamayanlar içinse, Hüseyin Öztürk imzalı ve yapay zekâ desteğiyle hazırlanan klip, aynı duygusal yoğunluğu izleyiciye aktarıyor. Ali’nin şiirleri, dünden bugüne pek çok müzisyene ilham kaynağı oldu; önemli isimler tarafından bestelendi ve seslendirildi. “Aldırma Gönül”den “Leylim Ley”e, “Dağlar”dan “Geçmiyor Günler’” ve bugün Ayırdılar’a. “Ayırdılar” bir kere daha edebiyat, tiyatro ve müziğin kesiştiği güçlü bir anlatı alanı açıyor ve bizi birleştiriyor. Duygunun abartıya kaçmadan, sade ama derin bir yerden aktarılması Çağıl’ın sesiyle bir anlatıcı gibi konumlanıyor; dinleyeni etkilemeye çalışmaktan çok, onu hikâyenin içine davet ediyor.
Kadri Karahan / Editörün Notu
Müzik Ekspres Alternatif Ruhun Gıdası

