“Aşk Olsun” isimli ilk albümünüz geçtiğimiz günlerde dinleyicileriniz ile buluştu. Albümden önce düne gidelim ve bu iki kardeş müzikle nasıl tanıştı, o ilk heyecan nasıldı?
Merve: Müzik aslında çocukluğumuzdan beri hayatımızın içinde ama benim ciddi olarak eğilimim ilk olarak çalıştığım kurumun orkestra kuracağını duyurmasıyla başladı. Modern Müzik Akademisi’de yapılan orkestra seçmelerinde vokal seçilmemle müzik ile yolculuğum başlamış oldu.
Kübra: Müziğe ilgim ortaokul yıllarında keman çalma isteğim ile başladı. Çok heyecanlıydım. İlk keman aldığımız günü dün gibi hatırlıyorum, gece boyu kemanı yanımdan ayırmamıştım.
Peki bu süreci nasıl bir eğitim takip etti, bir adım öteye götürebilmek adına kendinizi nasıl bir yol izlediniz? Bu arada iki kardeş olmanın ve müziği birlikte paylaşmanın, bu albümü ortak hazırlamanın nasıl artıları oldu üzerinizde?
Merve: Orkestraya vokal seçilmemle beraber şan derslerine başladım. Sonrasında Türk Sanat Müziği’ne duyduğum ilgi beni Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde yönlendirdi, halen de eğitime ve koroya devam etmekteyim. İki kardeş olmak büyük bir artı tabii ki her ikimiz içinde. Çünkü beraber paylaşarak yapılan her işte birbirini iyi tanımak, keyifle yapabilmek çok önemli kaldı ki bu kardeş olunca yapılan işe de bir o kadar olumlu yansıyor.
Kübra: Lise ve takip eden yıllarda değerli bir keman hocası olan Natalie Kiper’dan keman dersi aldım. Aynı zamanda okulun orkestrasında keman çalmaya ve şarkı söylemeye başladım. O yıllar bir nevi kendi sesimi keşfetme süreciydi. Sonrasında bazı mekanlarda sahne almaya başladık. Ayrıca uzun bir süre de Cihat Aşkın ve Pınar Tezişçi’nin öğrencisi oldum.
Derken albüm Erkan Oğur’un yapımcılığında M&MT Records etiketi ile yayınlandı. Erkan Oğur gibi ülkemizin en önemli müzik adamı ile yolunuz nasıl kesişti, nasıl bir mutluluktu bu sizin adınıza ve şarkılarınızı ilk kendisi ile buluşturduğunuzda, yine kendisinin bir bestesini yorumladığınızda neler hissettiniz?
Merve: Aslında öncelikle tesadüfen bir videoyu izlemesiyle beraber yolumuz Genco Arı ile kesişti. Ortak arkadaşları vasıtasıyla dolaylı olarak babam ve Erkan Oğur tanışıyorlardı. Albümden haberdar olmasıyla beraber Erkan Hoca bizi dinlemek istedi ve bir araya geldik.
Kübra: Albümü, müzikle ilgili yapmak istediklerimizi anlattık. Erkan Oğur’un bize en önemli öğüdü kendi sözlerimizi ve bestelerimizi yapmamızdı. İlk buluşmamızın akşamına heyecanla yazdığım sözleri göndermiştim. Acaba beğenir mi, sözleri okurken ne hissedecek diye düşündüğümüz bir kaç günün sonrasında o etkileyici besteyi dinletti bize. Besteyi ilk duyduğumuz anı dün gibi hatırlıyorum, ikimizin de gözleri yaşardı, hala düşününce heyecanlanıyoruz.. Bir de besteyi Erkan Oğur’dan dinledikten sonra o duyguyu hissettikten sonra ikimizi de acaba nasıl yorumlarız korkusu sardı. “Aşk Olsun”da Erkan Oğur’un özgünlüğü var, sözler sanki bu besteyi bekliyordu.
Merve: Erkan Oğur ikimizin de hayatında hep farklı bir yerde oldu, bizim için dönüm noktası diyebiliriz. Bu süreç içerisinde O’ndan çok şey öğrendik ve öğreneceğimiz daha çok şey var. Her şeyden önce bize olan inancı ve heyecanı çok kıymetli. Böylesine değerli bir müzisyenle çalışabilmek bizim için çok büyük bir şans.
Albümde yine çok değerli bir başka müzisyenin, Bülent Ortaçgil’in iki bestesini yeniden yorumladınız. “Sensiz Olmaz” ve “Benimle Oynar mısın” nasıl dahil oldu peki albüme? Kendisi nasıl karşıladı ortaya çıkan sonucu?
Merve: Bülent Ortaçgil gibi çok sevilen, çok değerli bir müzisyenin bestelerini yorumlamak hem çok büyük şans hem de aslında riskliydi. Çünkü her iki eser de Bülent Ortaçgil ile bütünleşmiş eserler. Albüm içerisindeki eserlere karar verirken her ikimizde mutlaka bu albümde Ortaçgil olmalı dedik. Bir de şarkılarıyla büyüdüğünüz bir müzisyenin eserlerini tekrar yorumlayabilmek heyecan verici. Bülent Ortaçgil’e albümden bahsedildiğinde ve bir araya geldiğimizde, bize söylediği, en önemsediği konu ciddi bir iş olmasıydı. Sonrasında “Sensiz Olmaz” ve “Benimle Oynar mısın” dahil oldu albüme.
Albümün müzik direktörü Genco Arı ve kendisi ile birlikte yine çok değerli müzisyenler eşlik etti bu albüme, kimlerle çalıştınız ve nasıl bir stüdyo süreci yaşadınız peki?
Merve: Albüme karar verilme aşamasından bitişine kadar ki en büyük emek Genco Arı’ya ait. Aynı zamanda “Anahtar” bestesi de Genco Arı imzası taşıyor. Genco Arı tartışılmaz müzisyenliğinin yanı sıra çok da keyifli, neşeli biri. Bu da tabi ki yaptığı işe çok pozitif yansıyor. Stüdyo süreci, kayıtlar koşuşturmacalıydı, farklı alanlarda da çalışma hayatımız olduğu için zaman zaman yorucu oldu fakat bir o kadar da keyifliydi. Genco ve Burcu Arı bu anlamda bize çok destek oldular. Stüdyo günleri çok keyifli geçti, hep beraber hem eğlendik hem güzel, samimi bir iş çıkardık ortaya.
Albümde Derya Türkan, Turgut Alp Bekoğlu, Serhan Yasdiman, Caner Üstündağ ve Ömer Arslan gibi hem çok değerli hem de kendi alanında profesyonel isimlerle çalışma fırsatı bulduk.
Bu albüm aynı zamanda söz yazarı ve besteci kimliğiniz ile de buluşturdu bizi; bu kimliğiniz ile nasıl bir dostluğunuz var, şarkılarınızı ilk kimlerle paylaştınız ve ailenizin nasıl bir desteği oldu müzik yolculuğunuzda?
Kübra: Ben genelde duygularımı yazıya dökmeyi seven biriyimdir. Bu çocukluğumdan gelen bir durum aslında, Merve’ye, anneme veya babama kızdığımda notlar yazardım hep. Annem hala da saklar o notları.. Söz yazarken mekan, zaman ve kimliğimi unutup bulunduğum yerden uzaklaşıyorum, yerini hayaller, pişmanlıklar, “iyiki”ler yada maneviyata uzanan duygular alıyor. Benim için bu böyle, yazmayı seviyorum.
Merve: Ben aslında genelde yazıp yazıp daha sonra yazdıklarımı ya kimse görmesin diye saklar yada atardım. Duygularını çok dışadönük yansıtabilen biri değilim bu anlamda yazarak daha rahat kendimi ifade edebiliyorum.. Aynı zamanda çok sevdiğim şairlerin, yazarların da yazıya beni teşvik ettiğini söyleyebilirim. Ailemiz sanatla, müzikle uğraşmamızı çocukluğumuzdan beri hep istedi ve çok da destek oldular hatta bu konuda bizden daha heyecanlılar :)
Albüm yayınlandıktan sonra ilk tepkiler nasıl oldu ve bundan sonrası adına sizce neler olacak, örneğin klip düşünüyor musunuz albümden şarkılara, sahne üzerinden buluşmalarınız olacak mı kendileri ile, bunların vb diğer hazırlıkların adımları nasıl şekilleniyor?
Kübra: Albüm çok yeni, şimdilik güzel tepkiler geliyor. En çok “sakin ve dinlendirici albüm” gibi yorumlar çok hoşumuza gidiyor :) İlerleyen zamanlarda ilk etapta lansman konseri planlıyoruz. Henüz parça seçimine karar verilmedi ama önümüzdeki günlerde klip çekimi düşünüyoruz. Aynı zamanda sözler yazmaya, besteler yapmaya devam ediyoruz ve bunları dinleyicilerimiz ile de buluşturmak için heyecanlıyız.
Oğur, Ortaçgil gibi isimlerin hayatınızdaki yerlerini öğrendik ama kuşkusuz dünden bugüne daha birçok isim eşlik etti size, kimleri ayırdınız, hangi müzisyenler sizin için özel oldu hep? Bir gün için hayal ettiğiniz, çalışmayı dilediğiniz başka isimler var mı bu anlamda?
Merve: Aslında albümde yer alan hiçbir müzisyeni birbirinden ayıramıyoruz çünkü her biri bizim çok sevdiğimiz, sanatına saygı duyduğumuz insanlar. Elbette ileride çalışmak isteyeceğimiz çok müzisyen var ama bu albümde bizim için en özel olan müzisyenlerle çalışma fırsatını bulduk.
Ve son olarak müziği bir yana bırakalım ve hayatınızın diğer renklerini konuşalım istiyorum. Bu başka uğraşlarınız da olabilir yada ilginizi çeken diğer güzellikler de, hayatınızı neler güzel, anlamlı kılar mesela?
Kübra: İkimizin de çok sade, mütevazı bir hayatı var. Yeni yerler, yeni kültürler tanımayı, keşfetmeyi severiz. En büyük ilham kaynağımız doğa ve mucizeleri.
Merve & Kübra Erdoğan
Aşk Olsun / M&MT Records
Müzik Ekspres Alternatif Ruhun Gıdası




