EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Mehtap Meral

Mehtap Meral

2001 yılında ilk albüm yayınlandı: Aşk. Bizim de tanışıklığımız o albümün söyleşisi ile başlamıştı ve o günden bugüne birçok kere yan yana geldik.
“Yana Yana” ise ikinci albümdü ve iki sene önce yayınlandı. Bu iki albümü yeniden anımsayarak başlamak istersek o günkü heyecanları nasıldı, bugün baktığında nasıl bir yerde duruyor senin için, nasıl anlar, anılar ekledin?

Hayat deneyimlerimizin, anılarımızın ve umutlarımızın bütününden oluşuyor Kadri. Her albüm sürecinde çok şey öğrendim. Hem müzikal anlamda hem de kendimi bulma yolculuğunda adımlar attım. Seninle tanıştığımızda ilk albümümü henüz yapmıştım ve beni bekleyen yolculuktan biraz da habersizdim. Küçük adımlarla, yürüdüğüm yolun taşlarını kendi döşeyerek geldim bugüne. Kendi şarkılarımı, şiirlerimi yazdım. Sahne aldım. Tökezledim, yine yürüdüm. Biraz daha kendim olduğum için, hala şarkı söylediğim için çok mutluyum, aşkım inan daha büyük artık. Barajlar kuruldukça sanatın, müziğin önüne ben daha çok akmak istedim. Ve Ortaçgil ‘in bir şarkısında dediği gibi “bu su hiç durmaz, belki de en güzeli böyle”.

 

 Yeni albüm geçtiğimiz günlerde Arpej Müzik etiketi ile yayınlandı.
Bu albümdeki şarkıların müzik yönetmenliğini de sen yaptın. Öncelikle nasıl doğdu “Yanlışlar Kraliçesi”. Nasıl bir stüdyo süreci yaşadı ve üçüncü bir albüm olarak ne zaman hazırdı. Öncelikle nasıl bir heyecanı oldu senin için?

“Yanlışlar Kraliçesi “ uzun zaman çalıştığım bir albüm oldu. Müzisyen dostlarımla çok titiz, yavaş bir kayıt süreci gerçekleştirdik. Ara verdik. Tekrar dinledik. Şarkılarım zaten hazırdı. Bu kez dört şiirimi de seslendirdim ve sanıyorum en özgür olduğum albümüm oldu “Yanlışlar Kraliçesi”.

Yanlış yapmaktan korkmadım. Elimi kalbime koydum ve içimden geleni yaptım. Çok da mutluyum ortaya çıkan sonuçtan.

 

Mehtap, burada albümünü konuşmak için buluştuk ama müzisyen kimliğinin yanında şair – yazar kimliğin de var. Kedi Mevsimi, Ses ve Toz şiir kitapların. Yine “Şair Gibi Sevmek – Şairlerle Aşka Dair” isimli bir de söyleşi kitabın var.
Bu albümde de yine bir başka ilk, dört tane de şiirini yorumladın yine kendi müziğine. “İncirin İçindeki Arı” hatta yeni yayınlanacak kitabının da adı yanlış anımsamıyorsam. Şiir senin için nasıl bir aşk gibi klasik bir soru sormak istiyorum aslında, şiir yolculuğunu, şiirle olan dostluğunu, mutluluğunu paylaşmanı diliyorum. Bir de kitabınla ne zaman buluşacağımızı öğrenmek.

Şiir hep vardı benim için. Çok heyecanlanıyorum şiir okurken, bir mısrayla karşılaştığımda. Kimi insan düzyazı gibi yaşıyor hayatı kimi şiir gibi, ben hep şiirden yanaydım. Okumak, şiire yaslanmak, şiire sığınmak bazen ondan kaçmak, müzikle buluşturmak.

Şiir bestelerini yıllardır seslendiriyorum biliyorsun. Kendim de Füruğ Ferruhzad, Gülten Akın, Ataol Behramoğlu, Metin Altıok şiirleri besteledim, albümlerimde söyledim. Ve elbette şiir kitaplarım. Onlar bambaşka bir yolculuk “Kedi Mevsimi”, “Ses ve Toz” ve hala üzerinde çalıştığım “İncirin İçindeki Arı”. Otuz beş yaşıma ithaf ettiğim bir kitap olacak. Benim hayatım şiir ve müzikle, sanatın diğer dallarından da beslenerek yürüdüğüm bir yol. Bu yüzden şiir de müzik de hep var hayatımda.. Son yıllarda yoga da girdi hayatıma ve o da şiire benzediği için bu kadar çok sevdim biliyorum. Yani bunların hepsi birbirini besliyor, beni çoğaltıyor ve daha zengin yaşıyorum onlarla.

 

“Yanlışlar Kraliçesi” de bir şiir adeta, “İki kadeh iki dudak arasında kaderim” diyorsun mesela, hakikaten de öyle değil mi aşk ama sanki yanlışlardan hiç ders almıyoruz bahsi olunca.

Şair Enver Ercan demişti ki “Şair Gibi Sevmek” adlı söyleşi kitabımda: Aşk gövdesi kırık bir tekneyle okyanusa açılabilir ama sevgi hep iki üç odalı ve deniz manzaralı olmak ister. Çok sevmiştim bu cümlesini. Aşk gözü kara olmak biraz. Sevgi daha dengeli. Cetvel gibi. Oysa aşk pergel. Bir ayağı yerde biri dünyayı gezer, yanlış yapmaktan korkmaz aşık. Cemal Süreya der ya “daha nen olayım isterdin – onursuzunum senin”. Aşk da böyle. Her şey biter ama “geri dön , halimi gör “ der sevgilisine aşık, gurur yapmaz. Ve daha çok kadınlar böyledir. Bu şarkı “yanlışlar kraliçelerine” ithaf edildi bu yüzden. Sezen Aksu da demişti “aşk için ölmeli aşk o zaman aşk” ve “iki kadeh iki dudak arasında kaderim – halimi gör”.

“Yanlışlar Kraliçesi” bir şiir evet. Sözünün arkasında giz var.

 

Ben bu şarkını çok sevdim Mehtap, albümün kapağını sevgili dostumuz Zeki çekti, yine çok güzel de bir kliple sundun bize. Gelen ilk yorumlar nasıl oldu şarkıya / albüme, önümüzdeki günlerde albüm adına neler bekleyecek dinleyicini; sahnede seni dinlemeyi de özledik bu arada.

Çok güzel dönüşler alıyorum. Şiirler ayrı sevildi şarkılar ayrı. Sanırım mevsim de besledi bizi. Şiirler, şarkılar, yağmur , evler, sokaklar, sarı yapraklar, üşümek biraz. Yeni klipler yolda . Ve elbette sahne. Çok özledim ben de sahnede olmayı. Şiir okuyalım birlikte, şarkılar söyleyelim. Ve dünya güzelleşsin bir iki şarkı bir iki şiir süresince de olsa. Az kaldığını umuyorum. Zeki Çelik ve daha birçok dostum, sizler yanımdaydınız. En büyük zenginlik bunlar işte.

 

İlk albümünde bugün bile dinlemekten keyif aldığım bir Sezen Aksu şarkısına yer vermiştin: Ben Her Bahar Aşık Olurum.
Bu albümde de bir İlhan Şeşen şarkısına / coverına yer verdin: Oralarda Mutlu musun? Bu şarkı nasıl dahil oldu albüme?

İlhan Şeşen şarkılarını hep çok sevdim. Kendisini tanıdıktan sonra da her zaman hissettim desteğini. Bu şarkıyı bana hediye etti İlhan Şeşen. Yorumunu da beraber çalıştık ve güzel oldu sanırım. Şarkının sahibi beğendi :)

Ben bir şarkıyı çok sevdiğim için söylüyorum sadece. “Oralarda Mutlu musun” çok içli ve zarif bir şarkı. “Bütün aşklar bir gün biter – affediyorum” cümlesi her seferinde içimi sızlatıyor söylerken bir o kadar da ferahlatıyor. Güzel bir şarkıya ses verme şansına eriştim böylece.

“Ben Her Bahar Aşık Olurum” da hayran olduğum Aysel Gürel ve Selmi Andak şarkısıydı. Sezen Aksu’dan sonra söylemek cesaret istiyordu, göze aldım. Çıkan sonuçtan mutluyum. Canım Sezen ilkbaharda aşık oluyor şarkıda ben sonbaharda. Dinlerseniz iki yorumu ve düzenlemeyi bunu hissedersiniz.

 

 

Seninle buluşmalarımızda müziği konuşuruz sık sık ve kritikler yapıyoruz. Burada da yapalım biraz istiyorum. Müzik dünyası, dünyamız sürekli bir hareket hali içinde. Her geçen gün birçok yeni üretim, proje, klip, konser vs. ama yetişemiyoruz sanki, fazla bir kalabalık durum var.
Sen bu akışı nasıl değerlendiriyorsun, nasıl bir dinleyicisin, eskiyi o heyecanla yaşayan ve hala tapan bizler bugünü nasıl yakalamalıyız?

Üretmek kıymetli. Niteliğin değerini verecek olan tek şeyin zaman olduğunu düşünüyorum. Evet çok fazla isim var. Dijital dünya çok kalabalık ama şarkı dinleyicisini kendi bulur buna inanıyorum. “Değer gördü mü” ya da “karşılığını buldu mu” gibi sorular sadece köreltiyor sanatçıyı. Bunun yerine “ben iyi miyim”, “bir iş yaptım mı”, “sunduğum şeyle bir yere dokunduğuma inanıyor muyum” gibi sorular daha anlamlı sanki. Ben böyle yapmaya çalışıyorum artık en azından. Ben çok çeşitli müzik dinleyen biriyim. Eskiyi, gelenekseli seven ama yeniyi arayan.

 

 

Bizim de birçok etkinliğimize geldin ve biliyorum ki güzel olan her buluşmanın yanındasın. Dinleyicilerin ile de böyle bir dostluğun var. Onlarla nasıl geçiyor paylaşımlar, neler katıyor sana, nasıl bir iz bırakıyor. Buradan neler söylemek istersin kendilerine.

Çok kıymetliler. Hiç şımarıklık etmeyeceğim. Beni dinlemiş , bir satır yazmış herkese şükran borçluyum. Anlaşılmak dünyanın en güzel hissi. Birlikte aynı şarkıyı söyleyebilmek. Çoğalmayı ve yan yana olmayı diliyorum hep. Çünkü biz tarafız. Aşktan, güzelden, müzikten, iyiden taraf.

Ve son olarak ilk aklına gelenleri paylaşmanı dilediğim sorularım olacak, bir yandan da en çok merak ettiklerim aslında :)
Hepsi bir yana ama o bir yana dediğin şarkın?

Seçemem :) çünkü en güzel deniz henüz gidilmemiş olan şairin dediği gibi

Hani az önce de coverlardan bahsetmişken özellikle onu da söylemeyi çok seviyorum dediğin şarkı ya da belki şarkılar?

Sezen Aksu şarkılarının hemen hemen hepsi, eski şarkıları çok seviyorum. Çiğdem Talu, Melih Kibar şarkıları, Aysel Gürel. O kadar çok ki. Gördüğün gibi ben biriktirerek yaşıyorum seçmek zor benim için.

Bir gün onunla da şarkı söylemeyi çok istiyorum dediğin isim?

Tartışmasız Sezen Aksu.

En son izlediğin konser kimindi ?

Aya İrini’de Salut Salon.

En son kimin albümünü aldın?

Cenk Erdoğan’ın “Fermata” albümünü.

Bir sonraki klip hangi şarkıya çekilecek?

Bir sonraki klip bir şiire geliyor. Gamzen Benim Evimdir.

En çok kiminle tanıştığın için özellikle mutlusun, belki bir müzisyen, belki bir şair?

Çok fazla dostum var. Eserlerini sevdiğim, tanıştığım ve tanıştığıma da mutlu olduğum. İlhan Şeşen, Buket Uzuner, Ataol Behramoğlu , Vedat Sakman , Ahmet Ümit. Beraber sahneyi de paylaştığım isimler. Onun dışında Vedat Türkali’yle tanışmak beni çok heyecanlandırmıştı. Sunay Akın. İsmini sayamadığım daha birçok isim var. Şanslı sayıyorum bu nedenle kendimi.

Ve şiir, hani en sevdiğin şiir hangisi, hayatının şiiri ?

Kadri hep çok zor sorular soruyorsun.  O kadar çok ki. Turgut Uyar / “Acıyor “, “Denge”, “Göğe Bakma Durağı“, Edip Cansever / “Ben Ruhi Bey Nasılım”, Cemal Süreya / “Göçebe”, Nazım Hikmet ve İlhan Berk’in bütün şiirleri. Bitmez bu liste. Uyandığım her gün için bir şiir bir şair sayabilirim.

Yeni kitabından bir minik dize paylaşabilir misin bizimle, bir dörtlük mesela?

Görünenle gerçek arasındaki köprü
Yer, gök, bir de martılar gamzeni çağırır
Gamzen benim evimdir

Aşığım görünene de gerçeğe de
Gamzen bazen görünmez
Gamzen benim evimdir

Şimdi evler evsizlik
Sokak ta içinde madem
Alışkınım beni nereye atsan
Aşk nereye atsa
Tutmasa da elimi
Gamzen benim evimdir

 

Sevgili Kadri çok teşekkür ederim . Hem dostluğun hem de sanata , müziğe olan sevgin bu kadar güçlü olduğu için . İyi ki varsın.

 

 

 

2001 yılında ilk albüm yayınlandı: Aşk. Bizim de tanışıklığımız o albümün söyleşisi ile başlamıştı ve o günden bugüne birçok kere yan yana geldik. “Yana Yana” ise ikinci albümdü ve iki sene önce yayınlandı. Bu iki albümü yeniden anımsayarak başlamak istersek o günkü heyecanları nasıldı, bugün baktığında nasıl bir yerde duruyor senin için, nasıl anlar, anılar ekledin? Hayat deneyimlerimizin, anılarımızın ve umutlarımızın bütününden oluşuyor Kadri. Her albüm sürecinde çok şey öğrendim. Hem müzikal anlamda hem de kendimi bulma yolculuğunda adımlar attım. Seninle tanıştığımızda ilk albümümü henüz yapmıştım ve beni bekleyen yolculuktan biraz da habersizdim. Küçük adımlarla, yürüdüğüm yolun taşlarını kendi döşeyerek…

Genel Bakış

Kullanıcı Oylaması: 4.9 ( 1 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*