EDİTÖRDEN
Anasayfa / NOTLAR / BirGün’lük Festival 2016 Notları

BirGün’lük Festival 2016 Notları

BirGün’lük Festival’in üçüncüsü 03 Eylül Cumartesi günü Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşti.

İlk iki festivale katılma şansım olmamıştı ama bir üçüncüsünü kaçırmak gibi bir düşüncem de yoktu, üstelik ekip de şahaneydi, Müzik Ekspres ailesi olarak biz de bu coşkuya ortak olmak istedik ve mekanda yerimizi aldık. Fotoğrafları sevgili dostum Zeki Çelik sizler için görüntüledi, ben de geceden birkaç performans görüntüsü almaya çalıştım. Ama sıcaktan, yorgunluktan ve kalabalıktan çok iyi başardım diyemem ve hepsini paylaşacağımı söyleyemem. Hadi gelin düne dönelim.

 

 

İki ayrı sahnede gerçekleşti konser ve birinin bitmesi ile diğer sahnede aldı dinleyici soluğu. Konserin başlama saati 13:30 bizim için biraz erken olunca Komik Günler, Niyazi Koyuncu, Heyula ve Sattas konserlerini kaçırmak zorunda kaldık. Eypio & Burak King vardığımızda karşılaştığımız isimlerdi. “Günah Benim” isimli şarkıları ile bir yerde karşılaşmamış olmanız mümkün değil, bu sene herkesin bir şekilde diline doladığı bu şarkı ve ekiple biz de hızlı bir giriş yapmış olduk dedik içimizden.

 

Daha sonra Adamlar karşıladı bizi. Kendileri ile ikinci festival buluşmam oldu, ilk kez Nilüfer Müzik Festivali’nde tanışmıştım sahne performansları ile. Öncelikle son yılların en iyi gruplarından biri Adamlar ve kendilerine gösterilen ilgiyi büyük ölçüde hak ediyorlar. Ama çok sıcak henüz, ama ona rağmen müthiş bir seyirci var, anlaşılıyor ki gece uzun olacak ve adım atacak yer kalmayacak.

 

Adamlar’ın son şarkılana doğru diğer sahneye hızlı bir geçiş yapıyoruz ki Moğollar sahnede olacak, yerimizi alalım. Moğollar, her zamanki gibi dinleyici için çok özel ve hep baş tacı. Ve ne güzel öyle şarkılar ki üzerimizde izleri, defalarca dinlememize rağmen hiç bıkmama halleri. Selvi Boylum Al Yazmalım’dan Tamirci Çırağı’na, Issızlığın Ortası’ndan Bir Şey Yapmalı’ya. İyi ki aramızdalar, onlarla çok daha bir güzeliz.

 

Moğollar sahneden indikten sonra yeniden diğer sahneye geçiş yaptığımızda Pinhani bekliyordu bizi. Pinhani beni bugüne kadar yayınladıkları her albümü ile etkiledi ve onları dinlemekten hep keyif aldım. Hani öyle ki ne söylerlerse söylesinler biliyorum orada bir güzellik olacak. “Beni Sen İnandır” ile yaptıkları açılışı Geri Dönemem, Hele Bi Gel, Sevduğum Yanımda Uyusun gibi sevilen şarkılarını söylerek devam ettiren ekip sonlara doğru doğaçlamaları ile de konseri ayrı bir hareketlendirdi.

 

Ve sırada Kesmeşeker konseri var. Şu an yazarken bile nasıl efsane bir günmüş yeniden yaşıyorum. Bir yanda müziğin yıllara meydan okuyan grupları, bir yanda müziğe meydan okuyacak grupları. 90’lı yıllarda kurulan ve o gün bugündür birbirinden şahane albümlere, konserlere imza atan Kesmeşeker hala o ilk günlerindeki heyecanında, güzelliğinde. Cenk Taner ne zaman görürsek görelim sarılmak istediğimiz bir yürek. Sanırım yavaş yavaş dinlenme zamanı diyerek oturduğum çimlerde biraz soluklanma, bir şeyler içme ve bu şahane performansı öyle dinleme keyfine erişiyorum.

 

Konser boyunca o kalabalık içinde defalarca karşılaştığımız ve her seferinde birbirimize “yine mi siz” diyerek gülümsediğimiz bir çiftin konser için en çok beklediği isim Ceylan Ertem sahnesi şimdi. Üstelik benim en sevdiğim şarkısı “Ne Olursan Ol Gelme” ile açılışı yapıyor ki bağıra çağıra eşlik etmekten kendimi alamıyorum. Mehmet Güreli klasiği Uçurtma, Hırpalandı Mayıs, Ütopyalar Güzeldir, Amansız Gücenik konser repertuarına eklediği şarkılardan ki ekliyor Ertem, çok şarkı ama az zamanımız vardı, seçmekte zorlandık. Ama hiç de öyle olmadı, tam da hepimizin en beklediği şarkılardı bunlar. Sevgili arkadaşım Ezgi’de benden “El Adamı” şarkısında canlı yayın yapmamı söyledi ki ben o performansı tamamen görüntülemeyi tercih ettim. Bu arada okuyarsa buraları Cenk Erdoğan’a da ayrıca bir selam edeyim, müzisyenliğine ve yüreğine her zaman hayranım kendisinin, net.

 

Sıra Metin – Kemal Kahraman’a gelmişti ve biz tam diğer alana doğru yol alacaktık ki dostlarımızla karşılaştık, sohbet vs. derken performansa sadece uzaktan dinleyici olarak katıldık. Ama bu şekilde bile olsa öyle güzel geldi ki özellikle “Deniz Koydum Adını” nasıl bir ağıttır, nasıl bir tüyleri diken diken etme halidir.

Ana Sahne’de sırada Mehmet Erdem olacaktı, kendisinin canlı performansına daha önce tanıklık etmemiştim. “Herkes Aynı Hayatta” ile yaptığı açılışı Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, Gibi Gibi, Kum Gibi, Aşkımız Bitecek gibi cover şarkıları takip etti. Ben konserinin sonuna kadar kalamadım çünkü hemen ardından diğer sahnede Kurtalan Ekspres olacaktı. Orada kendime güzel bir yer bulacaktım.

 

 

Kurtalan Ekspres’i en son canlı dinlediğimde vokalde Can Bora Genç vardı. Şimdi ise Apsent grubundan dahil olan Tolga Akyurt ile devam ediyor yola ekip. Çok sağlam başlayan performans hiç hız kesmeden öyle de bitti ve unutulmayan şarkıları ile keyifli dakikalar yaşadı sevenleri.

 

Gecenin son üç performansına gelinmişti artık. Önce Mor ve Ötesi sahnedeydi ve hemen ardından Flört. Her iki grup da dinleyiciler tarafından uzun süre alkışlandı.

ve gecenin son sahnesindeyiz, Nazan Öncel dinleyeceğiz.

Bilenler bilir ona olan sevgimi, hayranlığımı, o yüzden çok heyecanlıyım. Kendisi de çok heyecanlı eminim ama bir o kadar da rahat, o kadar ki “makyaj bile yapmadım, saçımı kestim geldim nasılsa bizim çocuklar var” diyecek kadar da içten. Her haliniz kabulümüz Nazan Öncel.

Bu sene Dorock XL performansını dinlediğim için az çok sahne repertuarının aynı olacağını düşündüm ki tamamen öyleydi. Sokak Kızı’ndan Erkekler de Yanar’a, Gidelim Buralardan’dan Hay Hay’a, daha diğer nice hep beraber söyleyeceğimiz Öncel şarkısına. Her sanatçıya ayrılan süre 40 dakikaydı, bu süre içinde kısmen uzamalar oldu. Öncel’in de sahnesini 00:00’da bitirmesi gerekiyordu ki doyamamıştı dinleyici, söz dedi, en yakın zamanda yeniden toplanacağız, size iki saat konser vereceğim. Bir de ekledi, hadi şimdi gidin, evinize yatın. Çok şirindi.

 

Öyle de yaptım, ruhumuz müzikle tertemiz oldu. Tüm sanatçılara, BirGün ailesine, Sevgili Serkan Fidan’dan emeği geçen tüm herkese, Küçükçiftlik parkı emekçilerine (ki süreci ya da sonrası eminim büyük bir temizlik işine girmek zorunda kaldılar, oysa ki ben çöpümü çantama ya da satış yapılan yerlerin temizlik torbalarına atmıştım, keşke herkes öyle yapsaydı), Burak Abatay’a, güzel fotoğraf çekimleri adına Zeki Çelik’e, orada karşılaştığım yüzümde iz bırakan herkese çok teşekkürler. Şahane bir festivaldi.

 

BirGün'lük Festival'in üçüncüsü 03 Eylül Cumartesi günü Küçükçiftlik Park'ta gerçekleşti. İlk iki festivale katılma şansım olmamıştı ama bir üçüncüsünü kaçırmak gibi bir düşüncem de yoktu, üstelik ekip de şahaneydi, Müzik Ekspres ailesi olarak biz de bu coşkuya ortak olmak istedik ve mekanda yerimizi aldık. Fotoğrafları sevgili dostum Zeki Çelik sizler için görüntüledi, ben de geceden birkaç performans görüntüsü almaya çalıştım. Ama sıcaktan, yorgunluktan ve kalabalıktan çok iyi başardım diyemem ve hepsini paylaşacağımı söyleyemem. Hadi gelin düne dönelim.     İki ayrı sahnede gerçekleşti konser ve birinin bitmesi ile diğer sahnede aldı dinleyici soluğu. Konserin başlama saati 13:30 bizim için…

Genel Bakış

Kullanıcı Oylaması: 2.45 ( 2 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*