EDİTÖRDEN
Anasayfa / SÖYLEŞİLER / Tonino Baliardo

Tonino Baliardo

 

Bir gitarın, bir grubun ve bir müzik geleneğinin dünya çapında tanınan bir sese dönüşmesinin hikâyesi… Tonino Baliardo’nun müzikal yolculuğunu yalnızca Gipsy Kings’in hikâyesi üzerinden anlatmak mümkün değil. Çünkü onun hikâyesi, kökleri Endülüs’e uzanan Roman ve flamenko geleneğinin, Akdeniz’in müzikal ruhuyla buluşup dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca dinleyiciye ulaşmasının da hikâyesi. Gipsy Kings’in dünya müziğinde açtığı alanın en belirgin seslerinden biri olan Baliardo, grubun gitaristi ve kurucu isimlerinden biri olarak yalnızca bir dönemin müziğine imza atmadı; flamenko gitarının uluslararası ölçekte yeniden duyulmasında da önemli bir rol üstlendi. “Bamboléo”dan “Djobi Djoba”ya, “Volare”den yıllar içinde hafızalara yerleşen daha pek çok şarkıya uzanan repertuvar, farklı kültürleri aynı ritimde buluşturdu. Gipsy Kings’in müziği kimi zaman popun sınırlarına yaklaştı, kimi zaman geleneksel flamenkonun damarında kaldı ama hiçbir zaman kendi karakterinden vazgeçmedi. Bu karakterin oluşmasında Tonino Baliardo’nun gitarının payı ise tartışılmaz.

Yıllar, sahneler, ülkeler, albümler ve değişen müzik dünyası. Baliardo bütün bu dönüşümlerin içinden geçerken kendi köklerinden uzaklaşmadan yoluna devam etti. Gipsy Kings ile elde edilen dünya çapındaki başarı, onun için bir son değil, farklı müzikal arayışların da başlangıcı oldu. Solo çalışmalarından yeni kuşaklarla kurduğu müzikal bağlara, ailesinden devraldığı mirası geleceğe taşıma çabasından bugün hâlâ sahnede sürdürdüğü üretime kadar uzanan bu kariyer, müziğin kuşaktan kuşağa nasıl yaşayabildiğinin güçlü örneklerinden biri.Ve şimdi, geride bıraktığı onlarca yılın ardından Tonino Baliardo hâlâ aynı sorunun peşinde: Kökleri koruyarak müziği geleceğe nasıl taşımalı? Yeni albümü Historia tam da bu sorunun içinden doğan bir çalışma olarak karşımızda duruyor. 

ve şimdi kendileri yeni albümleri “Historia”nın tanıtım konserleri çerçevesinde 18 Eylül tarihinde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde bizlerle olacak. Bizler de geçmişin izlerini bugünün sesleriyle buluşturan bu albüm ve konserleri vesilesi ile Baliardo ile Gipsy Kings’in kuruluşundan dünya sahnelerine uzanan yolculuğunu, flamenko tutkusunu, müzikal mirasını, ailesinin bu hikâyedeki yerini, Türkiye’ye ve Türk dinleyicisine bakışını ve bundan sonrasını konuştuk. 

Kadri Karahan / Editörün Notu

 

 

The story of a guitar, a band, and a musical tradition that came together to create a sound recognized around the world… It would be impossible to tell Tonino Baliardo’s musical journey solely through the story of the Gipsy Kings. His story is also that of a Romani and flamenco tradition rooted in Andalusia, meeting the musical spirit of the Mediterranean and reaching millions of listeners across the globe.

As one of the most distinctive voices in the space Gipsy Kings carved out in world music, Baliardo -the band’s guitarist and co-founder- did not just leave his mark on an era of music; he also played a pivotal role in reintroducing the flamenco guitar on an international scale. Spanning from “Bamboléo” to “Djobi Djoba,” and “Volare” to many more songs etched into our memories over the years, this repertoire united different cultures under the exact same rhythm. The music of the Gipsy Kings sometimes leaned into the boundaries of pop, and at times remained deep within the veins of traditional flamenco, but it never compromised its own character. Tonino Baliardo’s guitar played an undeniable role in shaping this identity.

Decades, countless stages, countries, albums, and a constantly changing music world… Baliardo has moved through all these transformations without ever losing touch with his roots. The worldwide success achieved with the Gipsy Kings was not an ending for him, but rather the beginning of new musical explorations. From his solo work and musical connections with younger generations to his efforts to carry his family’s legacy into the future, and his continued creativity on stage today, his career stands as a powerful example of how music can live on and evolve from one generation to the next.

And now, after decades spent on this journey, Tonino Baliardo is still pursuing the same question: How can music be carried into the future while preserving its roots? His new album, Historia, emerges from precisely this question, bringing together the traces of the past with the sounds of today.

As part of the promotional concerts for Historia, Tonino Baliardo and the Gipsy Kings will be with us on September 18 at the Harbiye Cemil Topuzlu Open-Air Theatre in Istanbul. On the occasion of this new album and these upcoming concerts, we spoke with Baliardo about the journey from the formation of the Gipsy Kings to the world’s biggest stages, his passion for flamenco, his musical legacy, the role of family in this story, his perspective on Türkiye and Turkish audiences, and what lies ahead.

Kadri Karahan / Editörün Notu

 

 

Teşekkürler /  Thanks  

Burcu Sarılar

Y Kültür Sanat

Emre Kalcı

 

 

Her müzisyen o unutulmaz ilk başlangıcını hatırlar. Sizin için her şey gitarla başladı. O dönemde, müziğin sizi dünya çapında milyonlarca insanla tanışacağınız bir yolculuğa çıkaracağını hayal etmiş miydiniz? Geriye dönüp baktığınızda, en büyük ilham kaynağınız ne oldu ve sizi bu sıra dışı maceraya hazırlayan en önemli şey neydi?

Benim için “ilk başlangıç” diye bir şeyin olduğunu düşünmüyorum. Çingene kültürünün çok önemli bir parçası olan Flamenko müziğiyle, dansıyla ve gitarlarla büyüdüm. Daha bebekken annemin kucağında oturur, ailemizin ve dostlarımızın performanslarını izler ve dinlerdim. Dünyanın en iyi Flamenko gitaristi olan amcam Manitas de Plata’yı izlemekten kesinlikle büyük ilham aldım. Onun kendine has tarzı beni büyülerdi. İlerleyen yıllarda beni takip edecek olan bu başarıyı ise asla tahmin etmiyordum.

 

 

Gipsy Kings, kurulduğu günden bu yana dünyaya sadece melodiler sunmakla kalmadı; aynı zamanda duygu, yaşam sevinci ve gerçek bir yaşam sanatı da armağan etti. Yıllar içinde şarkılarınız, tüm dünyada bütün nesillerin hikâyelerine eşlik etti. Müziğinizin zamana meydan okuma ve bu kadar farklı dinleyici kitleleriyle böylesine güçlü bir bağ kurma becerisini nasıl açıklarsınız? Gipsy Kings’in farklı nesilleri aynı duygular etrafında bir araya getirmeye devam etmesinin sırrı nedir?

Her zaman için, insanları müzikten daha çok bir araya getiren hiçbir şey olmadığını düşünmüşümdür. Hayranlarımızın çoğunun şarkı sözlerimizi anlamadığından eminim. Örneğin, o güzel aşk şarkımız “Un Amor”u seslendirdiğimizde, dinleyiciler arasında ağlayan kadınlar gördüğüm ya da çiftlerin birbirine yaklaşıp el ele tutuştuğu pek çok an oluyor. Yeni albümüm “Historia”nın kayıtları sırasında maalesef orijinal Gipsy Kings üyelerinden biri olan kardeşim Paco vefat etti. Paco’nun sevgi dolu anısına “Cielo” adlı bir şarkı yazdım ve onu her çaldığımda Paco’yu düşünerek her zaman hüzünlenirim. “Cielo”, “Historia” albümünde yer alan bir parça. “Bamboleo”, “Djobi Djoba” ve diğer hit şarkılarımızı seslendirdiğimizde ise seyirci her zaman çılgına dönüyor.
Şarkılar ister mutlu ister hüzünlü olsun, her zaman insanların kalbine ve ruhuna dokunmayı başarıyor.

 

 

Flamenko geleneklere derinden bağlı bir müziktir, buna rağmen bugün dünya çapında milyonlarca insana ulaşıyor. Sizce bu müziği bu kadar evrensel ve zamansız kılan şey nedir? Yıllar içinde, geleneğe saygı duymak ile yenilik yapma arzusu arasındaki dengeyi nasıl kurdunuz? Son olarak, sizce bu miras gelecek nesillere nasıl aktarılmalı ve bu müziği yaşatmak isteyen genç müzisyenlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Günümüzde insanlar dünyaya karşı çok daha açıklar; geziyorlar ve farklı kültürler görüyorlar, ki bu harika bir deneyim. Sadece müzik değil; yemekler, inançlar, yaşam tarzları da buna dahil. Çingene müziği geleneklere derinden bağlıdır, bunu ben de onaylıyorum ama yine de bir şekilde onu taze tutmanız gerekir. İki oğlum Cosso ve Mikeal’in sahnede benimle birlikte çalmasından ve gruptaki diğer genç çingenelerle birlikte stüdyomda bana yardımcı olmalarından memnuniyet duyuyorum. Genç neslin yanımda olmasından gerçekten büyük keyif alıyorum; aslına bakarsanız fikir alışverişinde bulunarak birbirimize yardımcı oluyoruz.

 

 

Hayatınız boyunca gitarın ve müziğin size öğrettiği en büyük ders ne oldu? Dünya, dinleme alışkanlıkları ve canlı performans kültürü muazzam bir şekilde değişti. Tüm bu değişimlerin ortasında müziğinizin ruhunu korumayı nasıl başardınız? Günümüz müzik sektörüne baktığınızda, sizi en çok heyecanlandıran ve diğer yandan en çok endişelendiren şey nedir?

Müzik sektörü yıllar içinde, tıpkı insanların dinleme alışkanlıkları ve canlı konserlere gitme kültürleri gibi dramatik bir şekilde değişti. Kendi adıma konuşacak olursam, son derece yalın bir enstrüman olan akustik gitar çalıyorum. Benim çalış tarzımın üzerine eklenebilecek şeyler ise artık tamamen farklı bir boyutta. Sosyal medyanın; Spotify, TikTok ve diğer tüm platformlar üzerinden ürününüzü tanıtmak için harika bir yol olduğunu kabul ediyorum. Müziğinizi satan 24 saat açık bir mağaza gibiler. Cosso ve Mikeal sürekli yeni parçalar dinliyorlar ve bunları sık sık bana da dinletiyorlar. Yapay zekânın yaptığı kopyalamalar
konusunda endişeliyim; diğer tüm yeni kavramlarda olduğu gibi, bu yeni şeylere de uyum sağlamayı öğrenmek zorunda kalacağız.

 

 

Yeni albümünüz “Historia”, sadece Gipsy Kings’in müzikal yolculuğunu değil, aynı zamanda ailenizin hikâyesini ve yıllar içinde biriken anıları da anlatıyor gibi bir izlenim veriyor. Oğullarınızın da bu albümde yer alması, ona çok daha kişisel bir boyut kazandırıyor. Otuz beş yılı aşkın bir kariyerin ardından, Historia sizin için nasıl bir anlam taşıyor?

“Historia”, birkaç yıl önce aklıma gelen bir fikirdi. Evet, tüm parçalar hayatımdaki bir şeye ya da birine dokunuyor. “Historia”nın kayıtları sırasında, hayatımı bir Çingene Kral olarak anlatan bir belgesel çekiyorduk. Çekim ekibi bizi bir yılı aşkın bir süre boyunca takip etti; konserlerimizi, Glastonbury performansımızı vb. kaydettiler, hayranlarımızla ve ailemle röportajlar yaptılar. Filmden hepimiz çok memnunuz, hikâyemi tüm gerçekliğiyle anlatıyor. Şu an Amazon Prime!da izlenebiliyor. Hatta yayınlandığı ilk hafta, Amazon Müzik Belgeselleri listesinde 1 numara oldu.

 

 

Müziğiniz uzun yıllardır Türkiye’de nesilden nesile aktarılıyor ve her konserinizde bu bağlılığın daha da büyüdüğünü görüyoruz. Sizce Türk dinleyicisi ile Gipsy Kings arasındaki bu güçlü bağın sırrı nedir? Bu sevgi size ne hissettiriyor? Ve Türkiye’deki bir sonraki konseriniz yaklaşırken, dinleyicilerinize nasıl bir deneyim sunmayı arzuluyorsunuz?

Konserlerimizde ikinci, hatta üçüncü nesillerin bile eski favori parçalarımızın tadını çıkardığını ve yeni hitleri de dinlediğini görmek gerçekten muhteşem. Türkiye, uzun bir geçmişe dayanan geleneklere sahip harika bir ülke ve burada her zaman çok iyi karşılandık. Konser repertuvarımızı normalde şovlarımızın yapılacağı günün öğleden sonrasında hazırlarız. Tüm şarkıları biliyorum ama dürüst olmak gerekirse bu genç Gipsy Kings grubunun sahnede ne yapacağını asla kestiremiyorum. Her zaman söylediğimiz gibi: “Çingene Şenliğimizde” siz de bize katılın.

 

 

Kariyeriniz boyunca Joan Baez, Ziggy Marley, Goran Bregović gibi farklı müzik dünyalarından sanatçılarla iş birlikleri yaptınız. Bu ortak çalışmalar hem sanatsal anlamda hem de dinleyiciyle olan ilişkinizde size neler kattı? Şu anda hâlâ birlikte bir düet kaydetmeyi veya sahneyi paylaşmayı hayal ettiğiniz bir sanatçı var mı? Son olarak, Türkiye’ye geldiğinizde Türk müziğine aşina mısınız ve ilgiyle takip ettiğiniz veya beğendiğiniz Türk sanatçılar var mı?

Dünyanın dört bir yanından birçok sanatçıyla birlikte çalmaktan büyük keyif aldım; bu durum insanın ufkunu genişletiyor. Düetlerden oluşan bir albüm kaydetmeyi kendi aramızda tartıştık; diğerlerinin yanı sıra özellikle Santana, Paul McCartney, Sting ve Cher ile çalışmayı çok isterim ancak hepimizin genel olarak farklı programları olduğu için bunu organize etmek çok zor. Tarkan’ın “Dudu” videosu ilginçti. Ama geleceğin ne getireceğini kim bilebilir…

 

 

Every musician remembers an unforgettable first start. For you, it all began with the guitar. At that time, did you imagine that music would take you on a journey where you would meet millions of people around the world? Looking back, what has been your greatest source of inspiration, and what best prepared you for this extraordinary adventure?

I don’t think there was a first start for me.  As a young kid I grew up with Flamenco music, dancing, guitars this is a very important part of Gipsy Culture. As a baby I sat on my mother’s lap and watched and listened to our family and friends perform. I defiantly took inspiration from watching my uncle Manitas De Plata the World’s finest Flamenco guitar player. His unique style absolutely  enthralled me. I was never expecting the success that was to follow me in later years.

 

Since their creation, the Gipsy Kings have not only offered the world melodies, but also emotion, a zest for life, and a true art of living. Over the years, your songs have accompanied the stories of entire generations, all around the world. In your opinion, what explains your music’s ability to transcend time and create such a strong connection with such different audiences? What is the Gipsy Kings secret to continuing to bring together different generations around the same emotions?

I have always thought that nothing brings people together more than music. I am sure most of our fans do not understand our lyrics. An example when we perform the beautiful love song  “Un Amor” there are many occasions when I see women in the audience crying, or partners getting together and holding hands. During the recording of my new album “Historia” sadly my brother Paco passed he was one of the original Gipsy Kings. I wrote a song Cielo in his loving memory of Paco and when I play Cielo I am always sad thinking of Paco. Cielo is a track on Historia. When we perform our hits “Bamboleo”, “Djobi Djoba”, and other songs the audience always go wild. Happy or sad songs they always get to the heart and soul of humans.

 

 

Flamenco is deeply rooted in tradition, yet today it reaches millions of people around the world. In your opinion, what makes this music so universal and timeless? Over the years, how have you found the balance between respecting tradition and wanting to innovate? Finally, how do you think this heritage should be passed on to future generations, and what advice would you give to young musicians who want to keep this music alive?

People today are more worldly they travel and see different cultures around the world which is a great experience. Not only music but food religions, life styles. Gipsy music is deeply rooted in tradition and I confirm to that, nevertheless you have to in some way keep it fresh. I am pleased to say my two sons Cosso and Mikeal play on stage with me and also help me in my studio with the other young Gipsy’s in the band. I really enjoy having the younger generation with me in fact we help each other with ideas.

 

 

 Throughout your life, what is the greatest lesson that the guitar and music have taught you? The world, listening habits, and live performance culture have changed enormously. How have you managed to preserve the soul of your music amid all these changes? When you look at today’s music industry, what excites you the most and, on the other hand, what worries you?

The music industry over the years has changed dramatically as has peoples listening habits and going to live shows. For me personally I play an acoustic guitar which is very basic. What can be added to how I play is then something different. I accept that social media is a wonderful way of promoting your product from Spotify, tiktok and all the other platforms it’s a twenty-four-hour open store selling your music. Cosso and Mikael are always listening to new tracks, which they often play to me. I am concerned with the copying on AI  we will have to learn to adapt to these new things. Like all  other new concepts

 

Your new album *Historia* gives the impression of telling not only the musical journey of the Gipsy Kings, but also the story of your family and the memories gathered over the years. The fact that your sons also participate in this album gives it an even more personal dimension. After more than thirty-five years of career, what special meaning does *Historia* hold for you?

“Historia” was an idea I had a few years ago. Yes all the tracks relate to something  or somebody in my life. During the recording of “Historia” we  were making a documentary of my life as a Gipsy King. The crew followed us for over a year. Filming our concerts, Glastonbury etc. interviewing our fans and my family. We are all very pleased with the film it tells my story as a Gipsy Kings truthfully. It is on Amazon Prime. In fact the first week it was released it was the Number 1 on Amazon Music Docs.

 

 

For many years, your music has been passed down from generation to generation in Turkey, and at every concert we see that this attachment continues to grow. In your opinion, what explains this strong bond between the Turkish audience and the Gipsy Kings? How do you feel about this affection? And as your next concert in Turkey approaches, what kind of experience do you wish to offer your audience?

Yes it is truly wonderful to see second and even third generations at our concerts all enjoying the old favourites and listening to the new hits. Turkey is a wonderful country with a long history of traditions and we have always been made very welcome here. We get our set list ready normally in the afternoon of our shows. I know all the songs but honestly never know what this young band of Gipsy Kings will do. As we always say. "Join us at our GIPSY FIESTA

 

 

During your career, you’ve collaborated with artists from very different musical worlds, such as Joan Baez, Ziggy Marley, Goran Bregović, and many others. What have these collaborations brought you, both artistically and in your relationship with the audience? Is there currently an artist you would still dream of recording a duet with or sharing the stage with? Finally, when you come to Turkey, are you familiar with Turkish music, and are there Turkish artists you like or follow with interest?

I have enjoyed playing with many artists from around the World it broadens your horizons. We have discussed recording an album of duets I would love to work with Santana, Paul McCartney, Sting and Cher anongst others but it is very difficult to put together as we all generally have different schedules.  Tarkan Dudu video was interesting,  But who knows what the future may bring.

 

 

 

 

  Bir gitarın, bir grubun ve bir müzik geleneğinin dünya çapında tanınan bir sese dönüşmesinin hikâyesi… Tonino Baliardo’nun müzikal yolculuğunu yalnızca Gipsy Kings’in hikâyesi üzerinden anlatmak mümkün değil. Çünkü onun hikâyesi, kökleri Endülüs’e uzanan Roman ve flamenko geleneğinin, Akdeniz’in müzikal ruhuyla buluşup dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca dinleyiciye ulaşmasının da hikâyesi. Gipsy Kings’in dünya müziğinde açtığı alanın en belirgin seslerinden biri olan Baliardo, grubun gitaristi ve kurucu isimlerinden biri olarak yalnızca bir dönemin müziğine imza atmadı; flamenko gitarının uluslararası ölçekte yeniden duyulmasında da önemli bir rol üstlendi. “Bamboléo”dan “Djobi Djoba”ya, “Volare”den yıllar içinde hafızalara yerleşen daha pek çok şarkıya uzanan…

Genel Bakış

0

Kullanıcı Oylaması: 4.68 ( 2 oy)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*